DOLAR 5,7789
EURO 6,5339
ALTIN 244,0
BIST 99.835
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

Nusaybin Davası’nda ‘tefrik kararı’ nedir? Hukuki dayanağı var mı?

26.02.2019
A+
A-

HABER MERKEZİ

Nusaybin Davası’nda mahkeme heyetinin verdiği tefrik kararını yorumlayan dosya avukatlarından Erdal Kuzu, tutukluların yaşadıkları mağduriyetin büyümesine yol açacak karar hakkında, “Hukuksal bir dayanağı yok” dedi.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016 tarihinde tahliye edildikten sonra tutuklanan 53 kişi hakkında açılan davanın 6’ncı duruşması dün Mardin 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, “yer yetersizliği” gerekçesiyle ailelerin salona alınmamasına tepki gösteren tutuklular, ortak bir tavırla savunma yapmayacaklarını belirtti. Bunun üzerine duruşmaya uzun bir ara veren mahkeme heyeti, dosya hakkında tefrik kararı vererek, “Mademki ‘aileler alınmıyor, adil yargılama hakkinin ihlali, askerler var, adil yargılama hakkı ihlali’ diyorsunuz, biz de sizinle aynı fikirdeyiz. Bu nedenle dosyanın her kişi yönünden ayrı ayrı tefrikine” sözlerini sarf etti.

TEFRİK KARARI

Tefrik kararı ile beraber, tek esas numarası üzerinden daha önce tüm tutuklular bir arada yargılama yapılırken, artık yargılamalar ayrı ayrı dosyalara yeni esas numaraları verilerek, tek kişi olacak şekilde yapılacak.

AVUKATLARDAN SUÇ DUYURUSU

Mahkemenin kararı, “hukuki refleksin dışına çıkmak” şeklinde yorumlanırken, bir gurup avukat tarafından mahkeme heyeti hakkında “görevi kötüye kullanma ve sahtecilik” iddiaları ile suç duyurusunda bulunuldu.

‘HUKUKSAL BİR DAYANAĞI YOK’

Mahkemenin verdiği karar hakkında Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal ve Berivan Altan‘a haberine göre konuşan dosya avukatlarından Erdal Kuzu, yargılanan tüm isimlerin birbirinden ayrılmadan yapılmasının gerektiğine dikkat çekti. Av. Kuzu, “Toplu bir yargılama olduğu için ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi açısından tüm sanıklar bir arada olarak yargılamaya devam edilmeli. Mahkeme böyle bir karara nasıl ve neden vardı çok anlamış değiliz. Nihayetinde sadece duruşmanın aleniyeti gereği, duruşmayı aileler de takip etmek istediler. Sadece bu itirazdan yola çıkıp, dosyanın tüm sanıklar açısından ayrı ayrı tefrik edilip, ayrı ayrı yargılamaya tabi tutulmasının hukuksal bir dayanağının olmadığını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

‘ÖNCEDEN DÜŞÜNÜLMÜŞ BİR KARAR İZLENİMİ VERMEKTE’

Bu kararla aslında adil yargılama hakkının bir kez daha ihlal edildiğini vurgulayan Kuzu, söz konusu davanın “özel” bir niteliğinin olduğunun altını çizdi. Tutukluların üzerlerine atılı suçlamaların ciddi suçlamalar olduğunu kaydeden Kuzu, “Gerçeğin tam olarak ortaya çıkması için bir bütün olarak yargılamanın yapılması gerekiyor” dedi. Mahkemenin tavrını “refleksel” ve “tepkisel” bir yaklaşım olarak değerlendiren Kuzu, “Alelacele ya da önceden düşünülmüş bir karar izlenimi veriyor. Her bir sanık açısından dosyanın ayrılması ve her bir sanığın tek başına bir yargılamaya tutulması Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) maddelerine de aykırı” ifadelerini kullandı.

‘MAĞDURİYETİN BÜYÜMESİNE YOL AÇACAK’

Kararla birlikte, “adil yargılama ilkelerine uyulmadığı” sonucu çıktığını belirten Kuzu, kararın tutuklular açısından doğuracağı sonuç hakkında ise, “Bu şekilde bir yargılama yapılması mümkün müdür ya da bu yargılama yapılırsa evrensel hukuk kurallarına uygun bir yargılama mı olacak? Sanık hakları burada korunacak mı ya da sanık lehine bir yargılama yapılacak mıdır? Bu tartışmalı hale geldi. Ama görünen o ki; bu yargılama ile Nusaybin’de neler yaşandığı sonucuna ulaşılmayacak. Bu sadece bir öteleme anlamına geliyor. Tutuklular açısından da yargılamanın uzaması anlamına geliyor. Dosya belli bir noktaya gelmişti. Yargılananlar da tutuklu. Orantı sınırını aşan bir tutuklama tedbiri ile karşı karşıya kalacaklar. Bu mağduriyetin daha da büyümesine yol açacak. Bu açıdan bakıldığında bu kararın hukuksal bir dayanağının olduğunu düşünmüyoruz. Her halükarda bu tür yargılamalardaki tipik hukuksuzluğun bir örneği olarak algılıyoruz.”

Kuzu, biz üst mahkemeye itirazda bulunacaklarını aktardı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.