DOLAR 5,7098
EURO 6,3982
ALTIN 257,7
BIST 98.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü

‘O günlerden bu güne direniş ruhu miras kaldı’

13.07.2019
A+
A-
DİYARBAKIR – 14 Temmuz Ölüm Orucu eyleminin yıldönümde Diyarbakır’da düzenlenen panelde konuşan katılımcılar, “O günlerden bugüne direniş ruhunun miras kaldığını” dile getirdi.
 
Diyarbakır’da, 12 Eylül darbesi sonrası Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde uygulanan insanlık dışı uygulamalara karşı 14 Temmuz 1982’de başlatılan Ölüm Orucu eyleminin yıl dönümü dolayısıyla panel düzenledi. 78’liler Derneği, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) ve Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER) tarafından organize edilen panel, HDP İl Örgütü binasındaki yapıldı.
 
Panele, o dönem Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde kalan kimi isimlerin yanı sıra HDP Milletvekili Remziye Tosun ve partili yöneticiler, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri ile çok sayıda kişi katıldı. Salona ise “14 Temmuz büyük ölüm orucu şehitleri şahsında tüm özgürlük ve demokrasi şehitlerini anıyoruz” yazılı pankartı asıldığı görüldü.  
 
Panelde ilk olarak Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklulara yönelik uygulamalar ve yaşamını yitirenlerin hikayelerini konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı. 
 
Sonrasında 12 Eylül darbesinin tanığı olan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Tunç konuştu. 37 yıl önce Diyarbakır Cezaevi’ndeki direnişi boşa çıkarmak için işkence politikalarının uygulandığını dile getiren Tunç, Diyarbakır Cezaevi’nin Kürtler açısından “direniş” alanı olduğunu ifade etti.
 
‘BÜTÜN KÜRDİSTAN’IN KALBİ AMED’Dİ’
 
Tunç, “O zaman bütün Kürdistan’ın kalbi Amed’de atıyordu. Bütün zülüm ve zorluk Diyarbakır Cezaevi’nde, 5 ve 33 Nolu koğuşlarda yaşanıyordu. Mücadeleyi yürüten bütün arkadaşlarımız burada her türlü işkenceye maruz kalıyordu. Devletin Kürt halkını yok etmek için yürüttüğü bir siyasetti. Buna karşı direniş mücadelesi günbegün arttı. 21 Mart’ta, Mazlum Doğan ve ardından 17 Mayıs’ta Dörtler bedenlerini ataşe verdi. Büyük bir direniş verildi” dedi. 
 
‘O GÜNLERDEN DİRENİŞ RUHU MİRAS KALDI’
 
TJA aktivisti Berivan Sincar ise, 14 Temmuz’da 6 kişinin ölüm orucu eylemiyle başlayan direnişin bugün milyonlara ulaştığını söyledi.
 
Sincar, “Faşizmin bütün muhalif kesimlere karşı büyük katliamlar yaşattı. 12 Eylül faşist diktatörlüğünün yaşattıklarını hatırlıyoruz. Amed zindanlarından 36 bin tutsak geçti. Bugün yaşanan tecrit 80’li yıllarda Kürt halkına uygulanıyordu. Mazlum Doğan, 3 kibrit çöpüyle Newroz ruhunu büyük bir direnişe çevirdi. Dörtlerin büyük bir iradeyle yaptığı eylem, direnişi daha da büyüttü.  O günlerden bu güne direniş ruhu miras kaldı. Büyük direnenler, büyük kazanırlar” diye konuştu.
 
‘DEVRİMCİ BİR GELENEK’
 
HDP Gençlik Meclisi üyesi Vedat Kıran da, 12 Eylül faşist askeri cuntasının o dönem bütün toplum üzerinde bir korku imparatorluğu kurduğunu belirterek, “Fakat o dönem aynı zamanda Kürdistan’da ulusal uyanışın ve dirilişin yeniden ortaya çıktığı bir dönemdi. Amed zindanındaki duruş ve tarz, devrimci bir gelenektir” ifadelerini kullandı.
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.