DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Öcalan’ın avukatı Günay: Direndiğimiz an geri adım atacaklar

14.01.2019
A+
A-

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin direnişle ortadan kalkabileceğine dikkat çeken avukatlarından HDP Mardin Milletvekili Ebru Günay, “Birlikte direnmeyi yakaladığımız anda geri adım atacaklar” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile birlikte birçok cezaevinde tutukluların başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi devam ediyor.

Önceki gün kardeşi Mehmet Öcalan’la kısa bir görüşme yapan Öcalan’ın avukatı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Ebru Günay, söz konusu tecrit ve buna karşı başlatılan açlık grevlerine ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Ahmet Kanbal‘a değerlendirmelerde bulundu.

İMRALI’DAKİ TECRİT ARTIK BİR SİSTEM

Öcalan üzerindeki tecridi, “dünyanın en uzun ve ağır tecridi” olarak değerlendiren Günay, tecridin 20 yılını geride bıraktığını dikkat çekti. Bu tecridin özgün yanlarının bulunduğunu kaydeden Günay, “İmralı tecridi artık bir sistem. Bu sistem istisna kabul etmeyen bir sistem. İçine gireni yutan ve içine gireni kendisi gibi yaşamaya mecbur kılan bir süreç. Özellikle 2009’dan sonra yanına başka tutukluların gönderilmesi ile bunu net gördük. Oraya dahil olan sistemin içine giriyor. Oranın bir infaz rejimi var ve pozisyonunuz ne olursa olsun o infaz rejimine uymak zorundasınız. O yüzden istisna kabul etmediğini söylüyorum. Tecrit artık bir yönetim biçime dönüştü” değerlendirmesinde bulundu.

TECRİDİ SONA ERDİRECEK DİRENİŞTİR

Öcalan şahsında Türkiye ve Ortadoğu’ya bir tecrit uygulandığını dile getiren Günay, tecridin sona erdirecek tek yolun ise direnişten geçtiğine vurgu yaptı. İktidarın tecride ilişkin tutumunun çok katı olduğunu belirten Günay, 2012 yılındaki açlık grevi eylemlerine işaret ederek, “Bu katılığı kıracak olan İmralı etrafındaki bir direniş halkasıdır. Bu çok net. Bunu daha önce de gördük. 2012’deki açlık grevlerinde de gördük. O dönem Öcalan’ın çağrısı ile bu açlık grevleri son bulmuştu. 2012’deki açlık grevlerindeki direnişçilerin direniş iradesi ilk başlarda fark edilmedi. Kırklı günlerden sonra hissedilmeye başlanmıştı. Dışarıdaki en ufak bir sahiplenme ve en ufak bir kıpırdanma içeride büyük bir moral ve motivasyon yaratıyordu” hatırlatmasında bulundu.

BİRLİKTE DİRENMEYİ YAKALADIĞIMIZ ANDA…

2012’deki açlık grevleri sırasında Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu olduğunu aktaran Günay, açlık grevine giren tutuklulara halkın verdiği desteğin önemine değinerek, şöyle devam etti: “O dönem her akşam belli bir saatte kitle toplanıyordu ve biz onların seslerini duyuyorduk. Onun içerde yarattığı bir hava ve motivasyon vardı. Mesela ışık söndürme eylemlerini havalandırma ve pencerelerden görebildiğimiz vakit, ‘evet, direnişimiz karşılık buluyor. Evet direnişimize bir ses var’ diyorduk. Bu bizde umut yaratıyordu. Zaten dışarının ve içerinin eylem gücü buluştuğu an, aynı anda bir ses yükseldiği an bir görüşme gerçekleşti. Birlikte direnmeyi yakaladığımız anda geri adım atacaklar. Bugün de aslında içerde büyük bir direniş çağrısı var. Bu sesin dışarı ile buluştuğu bir yerde geri adım atılacaktır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.