DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Sağanak Yağışlı

Öğretmenevi fuhuş yuvasına dönüştürüldü

12.01.2021
A+
A-
HABER MERKEZİ – Diyarbakır Öğretmenevi’nde kurulan yolsuzluk ve rüşvet çarkıyla ilgili davanın sanıklardan Ali Konan, savcılık ifadesinde Kurum Müdürü Yunus Memiş’in gizli kamera yerleştirdiği odalarda kent eşrafından önemli kişileri misafir edip, fuhuş yaptıklarında onlara bu kayıtlarla şantaj yaptığını anlattı. Konan, eski İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Aslan’ın da bu şekilde şantaj yapılarak görevinden alındığını öne sürdü. 
 
Milyonlarca vurgun yapılan Diyarbakır Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu’na dair kirli ilişkiler deştikçe açığa çıkıyor. Ortaya çıkarılan rüşvet ve yolsuzluk çarkıyla ilgili açılan davanın 26 sanığı arasında Eğitim Bir Sen ile Memur Sen eski il başkanı olan Diyarbakır Öğretmenevi Müdürü Yunus Memiş, İl Milli Eğitim Müdürlüğü eski Yardımcısı Serkan Batur, Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu ile iş insanları Yusuf Vural, Şeyhmus Mete ve Nihat Güneş de bulunuyor.
 
Yargılanan sanıklar arasında bulunan isimlerden biri, Diyarbakır Öğretmenevi Müdürü Yunus Memiş’in  “karakutusu” olarak adlandırılan Ali Konan. 
 
KİRLİ İLİŞKİLERİ ORTAYA DÖKTÜ
 
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ali Konan, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadesinde Öğretmenevi’ne ilişkin ihaleler üzerinden yapılan vurgunun yanı sıra kurumda dönen kirli ilişkileri de tek tek anlattı. 
 
Öğretmenevi’nde 2017 ila 2019 yılları arasında yapılan ihalelere ilişkin taslakların birer suretini flash bellek ile savcılığa sunan Konan, hakkında ‘FETÖ üyeliği’ suçlamasıyla dava açıldığı bu dönemde açığa alınmış olmasına rağmen, baskı ve zorla sunmuş olduğu ihale evraklarının düzenlemesinde kendisinden hukuki bilgi alınarak faydalanıldığını dile getirdi.
 
Öğretmenevi içerisinde yer alan Babil Restaurant’ın, henüz görevde olduğu 2016 yılında yapılan ve Alta Avm Organizasyon Gıda Turizm Medikal Danışmanlık ve Proje Yönetimi Ltd. Şti’ye verilen ihalesinde komisyon üyesi olarak imzası bulunduğunu söyleyen Konan, bunun dışındaki diğer  ihalelerde herhangi bir yetkisinin olmadığını ifade etti.
 
Konan’ın dile getirdiği bu ihaleyi kazanan firmanın resmiyette Nursel Munteha Çelen adına kayıtlı olsa da, asıl sahibinin Öğretmenevi Müdür Yardımcısı Mustafa Yaşar’ın bacanağı olan Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen olduğu soruşturma safhasında tespit edildi
 
‘İHALE ÖNCESİ YA DA SONRASI RÜŞVET’
 
Konan, ifadesinde şu bilgileri verdi: “Bu dönemde yapılan tüm ihalelerde Yunus Memiş ilgili firmalardan ihale bedeli olan meblağın KDV’sinin yarısını ya ihale öncesinde ya da ihale sonrasında rüşvet olarak alırdı. En son telefonumda da eğer incelemeyle ortaya çıkarsa görülecektir 18 Bin TL’lik bir rüşvet aldığına dair ses kaydı vardır. Burada parayı Şahin isimli bir ustadan aldı, ancak Şahin usta işi resmiyette farklı bir firma adınaymış gibi gösterdi. Bu olay 2018-2019 yılları arasında gerçekleşti. 2017-2018 yılları arasında tesisat fatura bedeli ödemesinden kendi paylarını daha rahat alabilmek için ödemeyi şirket hesabına değil de Öğretmenevi çalışanı B.A.’nın hesabına yaptırdı. Kısacası bu şekilde menfaat temin etmekteydi. Yine Öğretmenevi’ndeki görevliler de bunun bilincinde ve farkındalardı ancak pek ses çıkaramazlardı. Genellikle parası bittikçe sağlam olan yeri bile tekrardan yaptırırdı. Hac’ca bile böyle gitmiştir. Ben aynı zamanda Enes Kırtasiye ile ortak olduklarını düşünmekteyim. Yine bir fitness salonuna da en son ortaklığı olduğunu bilmekteyim. Ayrıca Forum AVM’de bulunan Bisse isimli markaya sürekli olarak öğretmenleri menfaat karşılığında takım elbise almaları için buraya zorla yönlendirirdi ve buradan zorla takım elbise aldırırdı. Daha sonra parasını da gidip oradan elden alırdı. Hatta bana bile oradan zorla takım elbise alacaksın derdi. Yunus Memiş bu şekilde elde etmiş olduğu paraları döviz ve altın olarak değerlendirirdi. Yine başkası üzerinden araç vs. mal da alırdı. Kısacası kimi görse menfaat almadan hiçbir işini yapmazdı. Öğretmenevi konferans salonları şirket ve kurumlara kiraya verilirdi. Genellikle bu kiralama işlemini Yunus Memiş banka hesabından bedeli almazdı, bizzat nakit olarak elden alırdı ve bu parayı hiçbir şekilde kuruma bildirmez direk cebe atardı.” 
 
PARALAR CEBE ATILDI
 
Bu durumun Öğretmenevi’nde el konulan dosyalarda da görülebileceğini dile getiren Konan, “Birkaç örnek vermek gerekirse Y., F. ve M. okullarında bu husus meydana gelmiştir. Yine şahit olduğum başka bir husus da konaklama bedellerini peşin olarak elden aldığı durumlarda resepsiyon bölümünde konaklama girişi yapılmazdı, para tamamen cebe atılırdı” diye belirtti.
 
FUHUŞ ŞANTAJI
 
Dosya sanığı Konan, Öğretmenevi’nin bazı odalarına Kurum Müdürü Yunus Memiş tarafından gizli kamera konulduğunu, burada ağırlanıp, fuhuş yapan misafirlere daha sonra şantaj yapıldığını da anlattı. Konan, bu konuda savcıya şunları aktardı: “Öğretmenevi içerisinde bulunan bazı odalara Yunus Memiş tarafından kamera yerleştirirdi ve Diyarbakır eşrafından önemli gördüğü kişileri burada misafir ederdi ve kadınlarla ilişkiye girdiklerinde de onlara şantaj yapardı. Bu iş için de Milli Eğitime bağlı olan öğretmenleri kullanırdı. Öğretmenler istemese bile görevleriyle alakalı sorun çıkaracağını bahane ederek icbar ederdi.”  
 
MÜDÜRÜNE DE ŞANTAJ YAPTI!
 
Konan, dava dosyasının müştekileri arasında bulunan Feysel Taşçıer’den önceki İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Aslan’ın da benzer bir şantaja maruz kaldığını öne sürdü.
 
Konan, “Yine öğrendiğim kadarıyla eski Milli Eğitim müdürü olan Hasan Aslan da bu şekilde öğretmen evinde hakkında kayıt yapılarak kendisine şantaj yapılarak görevinden alındı. Mevcut Milli Eğitim Müdürü de  (Feysel Taşçıer) Öğretmenevi’nde hiç kalmadı. Kalsaydı ona da bir kayıt yapacaktı. Yunus Memiş başkanı olduğu Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in başkanlığını yaptığı dönemlerde bu kurumları dolandırdığını biliyorum. Şu an Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olan Serkan Batur, 2016 yılında Öğretmenevi’nde müdür yardımcısıydı ve 2016 yılında yapılan ihalede komisyon başkanı olarak görev yaptı. O ihalede dönemin İta Amiri  olan Mustafa Yaşar’ın ikinci dereceden kayın hısımlarına ihale edilmesi olayında akrabalık ilişkilerinden haberdardı. Ancak bu ihalede ben de görev almıştım. Ben ihalenin bu şekilde kasıtlı verildiğini sonradan öğrendim” anlatımlarında bulundu
 
TAŞÇER’İN SES KAYDINI ALIP, SERVİS ETTİ
 
Yunus Memiş’in Feysel Taşçıer’i Diyarbakır’a ilk geldiğinde bir ekiple ziyarete gittiğini ve bu ziyaret sırasında kumpas kurarak ses kaydı aldığını dile getiren Konan, “Bu ses kaydını daha sonra internet ortamında ve diğer mecralarda yaydı. Yunus Memiş benim Öğretmenevi’nden açığa alındıktan sonraki dönemde sürekli mesleğe döndüreceği yönünde vaatlerde bulundu. En son mesleğe döndüremedi ve ihraç oldum. Sonrasında Yunus Memiş yine daha önceden de başkalarına yaptığı gibi Diyarbakır İdare Mahkemesi’nden görüştükleri bir hakim aracılığıyla iade işini halledeceğini söyledi. Daha önce de başkalarını iade ettiklerini bildiğim için yine inandım. Olayla ilgili söz konusu bildiklerim bunlardır. Dürüst bir şekilde her şeyi anlatmak istedim. Ben kasıtlı olarak bir suç işlemedim, sadece bunların kurbanı oldum” dedi.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.