DOLAR 7,3575
EURO 8,8934
ALTIN 410,44
BIST 1.529
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
11°C
Parçalı Bulutlu
Per 10°C
Cum 14°C
Cts 13°C
Paz 11°C

ÖHD Eşbaşkanı Şahin: KHK ile yapamadıklarını yasayla yapacaklar

15.01.2021
A+
A-

DİYARBAKIR – Dernek ve vakıflara kayyım atanmasının yolunu açan yasal düzenlemeyle örgütlenme ve ifade özgürlüğünün engelleneceğini belirten ÖHD Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Muharrem Şahin, “KHK ile yapamadıklarını, yasalar aracılığıyla yapacaklar” dedi. 

Sivil Toplum Örgütleri’ne (STÖ) kayyım atamasının önünü açan ve faaliyetlerini sınırlandıran “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanın Önlenmesine İlişkin Kanunu”na tepkiler sürüyor. “Anayasa’ya aykırı” ve “Sivil toplum kuruluşlarını bitirme yasası” olarak değerlendirilen bu düzenlemeyle, dernek ve vakıf faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar getirilirken, İçişleri Bakanlığı’na yöneticilerin görevden alınması ve yerlerine kayyım atanması yetkisi veriliyor. Düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı avukat Muharrem Şahin, daha önce derneklerin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile şimdi ise kayyım atamalarıyla işlevsizleştirileceğine işaret etti. 
 
‘DEMOKRASİYE DARBE’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) belediyelerine atanan kayyımların beraberinde getirdiği sorunlara değinen Şahin, bu atamalar ile “demokrasiye darbe” vurulduğunu söyledi. Belediyelere “örgüte para aktarmak” iddiasıyla kayyım atandığını ancak hiçbir iddianamede söz konusu iddiaların yer almadığını dile getiren Şahin, “Kayyımlar, demokratik yapıyı engellemek, baskılamak, Kürtlerin kendi kültürlerine yönelik amaçlanan çalışmalarına darbe vurmaktır. Bunun başka bir izahatı yoktur” dedi. 
 
YÖNETİM BİÇİMİ 
 
Kayyım atamalarının yönetim biçimine dönüştüğünü ifade eden avukat Şahin, bu politikalar ile toplumun baskılandığını belirterek, “Yapılan haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı çıkmalıyız. Karşı çıkmazsak bu durum bize dönecek. Toplumun düzenini asker ve polis ile sağlayamayız ancak demokrasi ve hukuk ile sağlayabiliriz” diye konuştu. 
 
‘TOPLUMUN YARARINA DEĞİLDİR’
 
Düzenlemeyle “gizli tanık” beyanlarıyla artık dernek ve vakıflara kayyım atanabileceğini kaydeden Şahin, “Hukuktaki düzenlemelerin ucu açık bırakılmamalıdır. Bu durum, kişinin güvenliğini ve özgürlüğünü engeller. Bu durum artık tamamen idarecilerin keyfiyetine bırakılmış olur. Hukuk sınırları belli olmak zorundadır. Bu düzenleme son derece yanlıştır, hukuka aykırıdır. Yasalar yapılırken kamunun yararı gözetilmelidir. Bu yasalar toplumun yararına değildir” şeklinde konuştu. 
 
HUKUK ASKIDA
 
Derneklere kayyım atanmasının Anayasa’ya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu altını çizen Şahin, “Cumhurbaşkanı ülkesinin hukukuna riayet etmelidir. Bu durum olmadığı vakit de bürokrasidekilerin de hukuk dışı hareket etmesini cesaretlendiriyor. Yasa hukukun özüne aykırı olabilir ki birçok yasa öyledir. Şu anda hukuk askıya alınmıştır. Hukuku askıdan almalıyız” ifadelerini kullandı. 
 
Derneklerin daha önce KHK’ler ile kapatılarak işlevsizleştirildiğini, şimdi ise kayyım atamaları ile işlevsizleştirileceğine dikkat çeken Şahin, “KHK ile yapamadıklarını, yasalar aracılığıyla yapacaklar. Ancak kayyım anlayışı dünyanın en ilkel yönetimidir. Böyle bir yönetim, yönetim değildir” dedi. 
 
MUHALEFETİ SUSTURMAK
 
Kayyım politikalarının muhalefeti susturmaya yönelik olduğunu belirten Şahin, şunları söyledi: “Burada susturulmak istenen ötekilerdir. En baştaki öteki ise Kürtlerdir. Ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşıyız, ama Türkiye’de şunu çok net görmekteyiz; Kürtler her alanda ayrımcılığa tabi tutuluyorlar. Bu da Anayasa’ya ve hukuka aykırı bir durumdur. Bundan vazgeçilmesi gerekir.”

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.