DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,91
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 21°C
Pts 20°C
Sal 20°C

ÖHD’li Çakas: Güvenlikçi politikalar cezaevlerindeki ihlalleri derinleştiriyor

30.04.2021
A+
A-

DİYARBAKIR – Bölgedeki cezaevlerinde hak ihlallerinin güvenlikçi politikalar nedeniyle her geçen gün derinleştiğini belirten avukat Yusuf Çakas, “Hukuksuzluklar, siyasi atmosferin yansımasıdır” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecride karşı cezaevlerinde tutukluların başlattığı süresiz dönüşümlü açlık grevi 155’inci gününe girerken, tutuklulara yönelik ağır hak ihlalleri de gündemdeki yerini koruyor. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) üyelerinin, bölge kentlerindeki cezaevlerinde yaptıkları görüşmelerin ardından hazırlanan raporlar 16 Nisan’da yayınlandı. Bölge cezaevlerindeki hak ihlalleri raporlarına göre; açlık grevine giren tutuklular tek kişilik hücrelere konuluyor, eylemcilere tuz, limon, süt gibi yeterli besin maddelerini verilmiyor, sık sık koğuş baskınları oluyor, savcıların katıldığı aramalar sırasında tutuklular darp ediliyor, disiplin cezaları veriliyor, koğuşlara kameralar yerleştiriliyor, Kürtçe mektuplar gönderilmiyor ve daha pek çok hak ihlali yaşanıyor.
 
Rapordaki hak ihlallerini değerlendiren ÖHD Hapishane Komisyon Üyesi Avukat Yusuf Çakas, bu hukuksuzlukların Türkiye’deki siyasi atmosferin yansıması olduğunu söyledi.
 
HASSASİYET 
 
Açlık grevine giren tutuklulara yeterli besin madde verilmemesiyle tutukluların yaşam haklarının ihlal edildiğine dikkati çeken Çakas, “Grevin dönüşümlü olması nedeniyle tutuklular birçok kez açlık grevine dahil oluyor ve bu sebepten kaynaklı ciddi sağlık sorunları yaşanıyor. Ancak, bugün baktığımızda, yetkililer ve cezaevleri hekimleri gerekli hassasiyeti göstermiyor. Bu tür uygulamalar açlık grevi dışında da cezaevinde devam eden sorunlar. Unutulmamalıdır ki sağlık hakkı yaşam hakkının bir parçasıdır” diye belirtti.
 
KOĞUŞ ARAMALARI 
 
Son iki aydır koğuş aramalarının arttığını kaydeden Çakas, “Koğuş aramalarına ilişkin ciddi sayıda başvuru söz konusu. Aramaların, sert ve baskın şeklinde sürekli hale getirilmesinden kaynaklı tutuklular koğuş aramalarını ‘ev baskınları’ şeklinde nitelendiriyor. Aramalara tepki gösteren tutukluların da, başka cezaevlerine sevk edilmelerine gerekçe gösteriliyor. Yapılan koğuş aramalarında bugüne kadar kitaplardan başka bir şey bulunmamış. Bu kitaplar da aslında zamanında cezaevi gözetiminde tutuklulara verilmiş. Bu kadar baskıların yaşanmasının asıl sebebi aslında siyasette izlenilen güvenlikçi politikalardır. Nasıl ki dışarıda bulunan insanların basın açıklaması yapılmasına izin verilmiyorsa, cezaevinde de tutukluların kitaplarına el konularak okunmasına izin verilmiyor” ifadelerini kullandı.
 
Diyarbakır 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kampüs Cezaevlerinde DAİŞ’li tutukluların, siyasi tutukluların bulundukları koridorlara yerleştirilmesine de değinen Çakas, “5 Haziran 2015 tarihinde bu kentten bir siyasi partinin mitingine DAİŞ’in bombalı saldırısı oldu, buna rağmen 1 ve 2 No’lu Cezaevi’nde endişe verici uygulamalar uygulanıyor” dedi.
 
İYİ HAL UYGULAMASI 
 
İyi Hal Kurulu neticesinde sadece Diyarbakır cezaevlerinde bulunan en az 30 tutuklunun cezasının infaz edilmesine rağmen kimi gerekçelerle tahliye edilmemesine tepki gösteren Çakas, “Düşünün, tüm yargılama boyunca kişi veya kişiler siyasi parti faaliyeti sürdürdüğünü, örgüt üyesi olmadığı belirtiyor ve duruşmalarda bunu net bir dille ifade ediyor. Duruşmalarda, kişinin ifade ettiği şeyler, iyi hal kurulu tarafından pişmanlık dayatmasına konu ediliyor. Bunun dışında, cezaevi kütüphanesinden kitap almamak ‘iyi halli olmamak’ olarak değerlendiriliyor. Bu uygulamanın ucu bucağı yok, sokaktaki durumunuzu değerlendirip iyi halli olmadığınızı değerlendirebilirler, bu da aslında uygulamanın ne kadar hukuk dışı olduğunu gözler önüne seriyor. Diğer yandan, koşullu salıverilme hakkı ve denetimli serbestlikten yararlanma hakkını bitiren bir uygulamadır. Bu haliyle bu uygulamanın geri çekilmesi gerekmektedir” diye belirtti.
 
ÇIPLAK ARAMA 
 
Bir diğer dikkat çekici hak ihlalinin çıplak arama dayatması olduğunu sözlerine ekleyen Çakas, “Yönetmeliklerde ‘belli emareler ve somut şüpheler olması halinde insan onuruna aykırı olmayacak şekilde çıplak arama yapılabilir’ şeklinde bir ibare bulunmakta. Birincisi makul şüphe dediğiniz şeyi neye dayandıracaksınız. İkincisi, insan onuruna aykırı olmayacak şekilde nasıl bir çıplak arama yapılacak? Biz hukukçular olarak, çıplak aramayı insan onuruna aykırı olarak görüyoruz. Yönetmelikte yer alması bu durumu hukuki yapmaz, çıplak arama kabul edilemez. Hele ki dört beş gün gözaltında kalmış birine, cezaevi girişinde çıplak arama dayatılmasının hiçbir makul gerekçesi olmaz. Yine bir cezaevinden diğer cezaevine sevki yapılan bir tutuklunun çıplak aramaya tabi tutulmasının da hiçbir makul gerekçesi olamaz” şeklinde konuştu.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.