DOLAR 5,7287
EURO 6,3094
ALTIN 276,0
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Ölüm orucundaki işçi: Kimseden sadaka istemiyorum, işimi istiyorum

14.07.2018
A+
A-

HABER MERKEZİ – ÖZEL HABER

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Konak’ta bulunan binası önünde işine geri dönmek için 6 gündür ölüm orucunda olan bir katı atık işçisi İlterşah Erdoğdu. Belediye kendisini işten çıkarırken “2 gün mazeretsiz işe gelmemesini” gerekçe göstermiş. Ancak Erdoğdu ise, çalıştığı Harmandalı Geri Gönderme Merkezi, yani Harmandalı Çöplüğü’nde “Alınmayan iş güvenliği önlemlerine itiraz ettiği” gerekçesi ile işten atıldığına inanıyor. Belediye bünyesinde 12 yıldır çalışan Erdoğdu, bunun 8 yılını Harmandalı’nda çöpte çalışırken, bağlı olduğu Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel İş Sendikası’nın İzmir 2 Nolu Şubesi’ne üye olduğunu aktarıyor. Çalıştığı iş yerinde de sendikanın iş yeri temsilciliğini yapan Erdoğdu, işten atılmasının ardından sendikadan da bir destek görmediğini söylüyor. Sahip çıkan olmadığı için 12 yıllık çalışmasına karşı hak ettiği kıdem tazminatını da alamayan Erdoğdu, belediyeyi mahkemeye vermiş vermesine ama dava ne zaman sonuçlanır o da bilmiyor.

Sendikanın destek çıkmamasının nedeninin sendikaya sorulmasını belirten Erdoğdu’nun talebi üzerine aradığımız sendika ise, cevap vermekten kaçınarak yüz yüze görüşme talebini dile getiriyor. Israrlarımız karşısında ise, müsait olmadıklarını ifade ediyor 2 Nolu Şube Başkanı Arif Yıldız.

ÖLÜM ORUCUNDAYKEN GELEN HACİZ TELEFONU…

Ölüm orucuna girmeden önce 20 gün boyunca açlık grevi yapan Erdoğdu, 7 gün 24 saat belediye binası önünde yatıp kalkıyor. Açlık grevinin sesinin duyurabilmesine yetmediğini düşünerek, grevini ölüm orucuna dönüştürdüğünü söylüyor. Ancak buna rağmen halen sesini yeterince duyurabilmiş değil. Daha çok sosyal medya hesabı facebook üzerinden sesini duyurmaya çalışan Erdoğdu ile görüştüğümüzde henüz twitter kullanmaya başlamasa da hemen bir twitter sayfası açarak, ilk paylaşımını yapıyor; “Ölüm orucumun 4. günündeyim” diye. Hemen ardından telefonu çalan Erdoğdu’yu İstanbul’dan özel bir bankanın haciz işlerine bakan avukatlık bürosu arıyor. Hakkında haciz işlemi başlatılmış, kredi borcunu ödeyemediği için. Erdoğdu, telefon eden avukatlık bürosuna “Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde ölüm orucundayım. İşime geri dönmek ve kıdem tazminatımı almak için. Alabilirsem size de borcumu ödeyebilirim” diyor. Sonra devam ediyor; “İsterseniz gelin belediye binası önüne, elimde son bir radyom kaldı onu haciz edebilirsiniz” diyerek, davet ediyor avukatı belediye binası önüne.

Kaldığı evin kira olduğunu söyleyen Erdoğdu, işine iade edilene kadar eylemde olacağını söylüyor. Erdoğdu, “Ben ölümü göze aldım” sözleri ile kararlılığını dile getiriyor.

“ÇALIŞMA ALANI; İŞÇİ VE İŞ GÜVENLİĞİNE AYKIRI”

Çalıştığı iş yerinde işverenin işçiye usulsüz bir şekilde iş yaptırmaya çalıştığını ve işçiyi ezmeye çalıştığını kaydeden Erdoğdu, bu nedenle işverenlerle sürekli kavga halinde olduğunu ekliyor. Çöp depolama alanının bir ayda iki defa çöktüğünü belirten Erdoğdu, Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na da “Sayın Aziz Kocaoğlu, bir araştırın bu çöp depolama alanı bir ayda neden iki kere çöktü” diye soruyor. Bir ayda iki defa çökme olunca işi durdurduğunu belirten Erdoğdu, “Amirlerime durumu anlattım ve onlarda işi durdurmamı uygun gördüler. Peki neden belediyenin kontrol görevlileri bunun tehlikeli olduğunu fark edemiyordu da ben fark ediyordum. Bunu sormak gerekiyor” diyor.

Harmandalı Çöplüğü’ne talaş ve tıbbi atık alımının yasak olmasına rağmen atıldığını ve buna da engel olmak için uğraştıklarını kaydeden Erdoğdu, şöyle devam ediyor: “Meydan amiri buna neden izin veriyor. Biz bunu sorduk ve engel olmak istedik. Neden? Çünkü bu tıbbi malzeme. Kimyasal. Her türlü hastalık var. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine aykırı. İki kere çökme oldu. Hem de her bir çökme belediye binasını altına alacak büyüklükte. Yüzlerce hayvan telef oldu. Bu mesai saatleri içinde oluyor. Bende o ortamda çalışıyordum. Ben de gidebilirdim. Sebebi müteahhidin eksik çalışmasından kaynaklanıyor. Ben işi durdurduktan sonra müteahhidin çalışma sistemi değişti.”

Erdoğdu, alın terinin gasp edildiğini vurguluyor ve işine iade edilmek istediğini dile getiriyor. Kamuoyundan destek beklediğini aktaran Erdoğdu, şunları vurguluyor; “Ekmeğimi istiyorum. İşimi istiyorum. Kimseden sadaka istemiyorum. Kararlıyım. Herkes bilsin. İşçinin karşısında yenilecekler onu da bilsinler.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.