DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 22°C

Ölümlerin hesabını kim verecek?

07.04.2020
A+
A-
URFA – Meclis’te bugün görüşülecek olan ve siyasi tutukluları kapsam dışı bırakan infaz düzenlemesine tepki gösteren tutuklu yakınları, açlık grevleri döneminde yapılan eylemleri hatırlatarak, “Ölümlerin hesabını kim verecek” diye sordu. 
 
Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen ve bugün Meclis’te görüşülmesi planlanan “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin tutuklu yakınlarının tepkisi dinmiyor. Koronavirüs (Kovid-19) salgını riski dolayısıyla kaygılı olan aileler, siyasi tutukluları kapsam dışı bırakan düzenlemeye karşı, geçmiş yıllarda başlatılan açlık grevlerine ilişkin yapılan sahiplenme eylemlerini hatırlattı.  
 
CEZAEVİ KOŞULLARI
 
“Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Remziye Karadağ’ın annesi Fidan Karadağ, “Kızım suçlu değil rehin tutuluyor” dedi. Bir damadının da cezaevinde olduğuna değinen anne Karadağ, kızının 5 ay sonra cezasının biteceğini ancak hakkında açılan 2 yeni dosyadan tutuklama kararı verildiğini belirtti. Anne Karadağ, bu yeni dosyalarla kızının cezaevinden çıkmasının engellendiğini dile getirdi. 
 
Kızının şu an kaldığı cezaevini “işkencehane” şeklinde nitelendiren anne Karadağ, cezaevi şartlarına değinerek, “Cezaevi kızıma disiplin cezası vererek telefon hakkını engelliyor. Disiplin cezası verilmesindeki sebeplerden bir tanesi de kızım ve arkadaşlarının söylediği Kürtçe şarkılar. Cezaevinin şartları çok zor. Kızımla birlikte 3 kişi aynı odada kalıyor. Her ay onlardan bir tanesini götürüp hücreye atıyorlar. İçerde her şeylerine el koyuyorlar. Sadece bir tek yatıkları ranzaları var” diye konuştu.  
 
HESABINI KİM VERECEK?
 
Karadağ, son yaptığı görüşmede kızının koronavirüs salgınına karşı cezaevinde ciddi bir önlemin alınmadığını söylediğini belirterek, “Kızım bana sabah erken saatlerde gardiyanların eldivensiz ve maskesiz içeriye girerek eşyalarını yere atıp ayakkabıları ile bastıklarını söyledi. Bu hastalığa rağmen işkence ve hakaret devam ediyor. Temizlik malzemelerinin kendilerine verilmediğini, kantindeki eşyaların fiyatlarının yükseltildiğini söyledi. Kızımın kalp hastalığı var. Sürekli kalbi sıkışıyor. Peki, bu virüs kızıma bulaşır ise dayanabilir mi? Kızım içerde yaşamını yitirse kim hesabını verecek” diye sordu.  
 
‘SOKAĞA ÇIKMA’ UYARISI 
 
Adalet Bakanı’nın düzenlemeyle ayrımcılık yaptığını ve  bunu kabul etmeyeceklerini vurgulayan Karaadağ, “Çocuklarımız fikirleri için cezaevinde rehin tutuluyorlar. Şayet bu infaz yasasında çocuklarımız yer almazsa koronavirüs demeyip sokağa çıkarız. Çocuklarımız cezaevinde öldüğü zaman bu devletten hesap sorarız. Çocuklarımız içerde ölürken biz burada elimiz kolumuz bağlı kalamayız. Biz de sokağa çıkıp hakkımızı ararız. Nasıl ki açlık grevinde çocuklarımızı yalnız bırakmayıp cezaevleri önünde coplanıp darp edildiysek yine aynısını yaparız. Bu salgından dolayı çocuklarımızın bırakılmasını bekliyorduk. İnfaz düzenlemesinin herkese eşit uygulanması gerekir. Tüm tutukluların bırakılması lazım. Yeter artık annelerin cezaevinde önünde döktükleri gözyaşları. Senin yanında terazi var. Sen nasıl Adalet Bakanısın da bu ayrımcılığı yapıyorsun? Buradan herkese sesleniyorum; bu insanlarımızın cezaevinden çıkması gerekiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 
 
EŞİTLİK İLKESİ  
 
Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 9 Ekim 2019’dan bu yana tutuklu bulunan 65 yaşındaki hasta tutuklu Muzaffer Çakmak’ın oğlu Fırat Çakmak ise, infaz yasasıyla eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine işaret etti. Babasının KOAH, kalp hastalığı, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon, kireçlenme ve kemik erimesi gibi birçok hastalığının olduğunu aktaran Çakmak, babasının risk gurubunda olduğuna dikkati çekti. 
 
Çakmak, şu çağrıda bulundu: “Babam için tedirginiz. Bu salgına karşı kimi önlemlerin alındığı söylense de bu önlemlerin yetersiz olduğu aşikâr. Yeni infaz düzenlemesinde babamı kapsam dışı bırakmışlar. Bu Anayasanın 10’ncu maddesindeki eşitlik ilkesini ve ayrımcılık yasasını ihlal etmiştir. Babam bu şekilde cezaevinde kalamaz, derhal bırakılması gerekiyor.” 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.