DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
ALTIN 392,22
BIST 8,5740
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Parçalı Bulutlu

Ömer Bölüm yazdı: Osman Kavala ve rezilleşen hukuk

29.06.2020
A+
A-

Gezi Davası dediler çöktü, 15 Temmuz davası dediler yerle bir oldu… Şimdi ise saray rejiminin yargısı, AİHM’nin ihlal kararına rağmen uyduruk casusluk suçlaması ile Osman Kavala’yı rehin tutmaya devam ediyor. Ayrıca AHİM’in ihlal kararının içerisinde son olarak yöneltilen casusluk dosyası da yer alıyor.

Yaratmış oldukları tüm uyduruk suç dosyalarından berraat etmesine rağmen her defasında farklı suçlamalar ile Kavala’yı içerde tutmaya çalışan Saray rejimi ne yapmak istiyor? Kavala’yı içerde tutan Türkiye hukuk yasası falan değil, Erdoğan’ın intikamıdır. Erdoğan, Gezi direnişinde onurlu insanların yanında yer alarak gerici, yağmacı, tekçi düzene karşı ses olan Kavala’dan intikam alıyor. Çünkü zaten 24 Ekim 2019’da Resmi Gazete’de yayımlanan Yargı Reformu Paketi ile Osman Kavala, uyduruk 15 Temmuz dosyasından beraat etmişti. Ayrıca son olarak yönelttikleri casusluk dosyası ise AİHM’nin ihlal kararı kapsamına girerek Kavala’nın tahliyesinin önündeki tüm engelleri kaldırmıştı.

Geçtiğimiz gün CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde tutulan Osman Kavala ve Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile görüştü. Görüşmede Kavala tutukluluk durumu hakkında açıklamada bulundu. Üç yılı aşkındır içeride bulunduğunu ve zincirleme dosyalarla tutukluluğunun devam ettirilmeye çalışıldığını ifade eden Kavala, açılmış olan üç soruşturmanın ise tutuklu kalması için bir gerekçe olmadığını belirtti. Evet bunu söyleyen toplumcu bir iş insanı. Ama Kavala’yı içeride tutan ise organize saray rejiminin bir parçası haline dönüşen sözde yargı sistemi maalesef. Hukuken Kavala’nın içeride tutulmayacağını biz de biliyoruz ama ülkedeki son yargı nöbetini devralanlar, Erdoğan’ın önünde eğilerek göreve başladılar. Yargı artık Erdoğan’ın ve yandaşlarının bir telefonuna bakacak ayakçı bir takıma dönüştü. Kavala’yı içerde tutan yargı daha dün Van’da askerler tarafından katledilen 20 yaşındaki Erhan Görür isimli sivil Kürt’ün katili olan askeri jet hızıyla serbest bıraktı. Bu yargıdan Osman Kavala ve haksız yere yatan siyasi tutsaklara ne hukuk ne de adalet çıkar. Ancak toplumsal bir tepki ile halkın adaleti yargıda tecelli eder.

Ülke’de Erdoğan’ı eleştiren herkesin hedef haline geldiği, tutuklandığı artık herkesçe bilinmekte. Ama asıl korkunç olan ise bu bilinen duruma toplumun alışmış olması ve tepkisiz kalması. Toplum bu hukuksuzluğun önüne geçecek en önemli ve tek güçtür. Toplum, saray rejiminin yarattığı her yeni bir hukuksuzluğa cılız bir ses çıkartmaya devam ettiği sürece yeni hukuksuzluklar her geçen gün artacak ve ülkedeki bunalım gittikçe dayanılmaz bir duruma dönüşecek. 15 Temmuz’dan sonra sivil hukuk sözleriyle meydanlarda boy gösteren Erdoğan, o günden bugüne ülkede yüz binlerce insanın tutuklanmasına ve yine yüz binlerce insanı işinden ihraç edilmesinin kararını veren kişi oldu. Ülke tarihinde görülmemiş bir tekçi anlayışın bu denli saldırgan oluşunun altında sadece haset, kişisel hırslar ve intikam duygusu yatıyor. Ülkenin sınırlarında hukuksuzluğu ile at koşturan Erdoğan bununla yetinmeyip Irak ve Suriye’de hem Kürtleri katlediyor, hem de paralı cihatçı askerlerini Libya’ya göndererek işgalde sınır tanımıyor. Ayrıca bunu arkasına altığı toplumsal ve bir o kadar da korkunç bir kitlenin desteği ile yapıyor. Kendi kitlesini savaş ve ölüm üzerine eğiten ve hizada tutan bir kişiden bahsediyoruz.

Gazetecileri, hukukçuları, siyasetçileri, müzisyenleri ve toplumun kendisinden olmayan çok sesli bir kesimini tutuklayan ve adil yargılanmamaları için türlü senaryolar ile yeni uyduruk suç dosyaları önlerine koyan Erdoğan’ın yargı sistemi, Kavala’yı üç yıldır sudan gerekçeler ile içeride tutuyor. Bu yargı sistemi ve onun amiri olan saray rejimi ülkenin başında olduğu sürece gerici, hastalıklı bir toplum oluşmaya devam edecektir. Hukukun yerle yeksan olduğu bir süreçte Kavala ve onun gibi onurlu tutsakların sesi olmalı, onları rehin alan bu yağma rejimine karşı demokratik her platformda sözümüzü söylemeliyiz.

İstanbul Robert Lisesi’ni bitirdikten sonra Manchester Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Kavala gibi entellektül bir aydını, öfke ve hırsları uğruna ülkeyi evinin arka bahçesi gibi yöneten diplomasız bir kişinin öfkesine kurban etmemek, onurlu her insanın görevi olmalıdır.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.