DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,05
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Rüzgarlı

Ömer Bölüm yazdı: Ülkenin Musa Orhan Tablosu

13.09.2020
A+
A-

Ülkenin “Musa Orhan” tablosu gün gittikçe daha da karanlık bir hal almaya başlıyor. Saray rejimi tecavüzcüleri bir bir cezaevinden çıkartırken ve bununla yetinmeyip dışarıda fink atan tecavüzcü katilleri cezasızlık ile ödüllendirmekten de geri durmuyor. Türkiye’nin karanlık tarihinin mimarı Saray rejimi, tek elden ülkede hukuk katliamı yapmaya devam ediyor aynı zamanda sapık, tecavüzcü, katil anlayışın da mimarı olarak karşımıza çıkıyor.

Batman’da 18 yaşındaki İpek Er’e cinsel saldırıda bulunarak ölümüne neden olan  tecavüzcü uzman çavuş Musa Orhan’ın sadece 7 gün tutuklu kalarak tahliye edilmesi ülkenin karanlık tablolarından sadece bir tanesi. Tüm tepkilere rağmen Musa Orhan’ın serbest bırakılması aslında çok şaşırılacak bir durum değil. Asıl şaşırılacak durum Musa Orhan’ın tutuklanmasına yönelik tepkilerin sadece internet ortamında sınırlı kalmasıydı. Aslında bu tür toplumsal tepkiler uzun zamandır internet ortamına taşınmış durumda. Türkiye’de toplumsal muhalefetin işi de kolay değil elbette. Çünkü Saray rejimi her taraftan saldırıyor, tutukluyor, işkence yapıyor, kaçırıyor, gözaltına alıyor.. Rejim’in başka bir sisteme evrilişini maalesef kısık bir ses ile, fısıldayarak karşılıyoruz. Toplumsal muhalefetin işi her ne kadar kolay olmasa bile toplumsal tepkiyi en yüksek ses ile çıkarmaktan başka şansı olmadığı gerçeğin de önümüzde duruyor.

Arkadaşları ile mesajları ortaya çıkan tecavüzcü Musa Orhan’ın İpek Er’e yaptıklarının yanı sıra arkadaşı ile yazışmaları da Kürt halkının onurunu ayaklar altına alacak nitelikte. İper Er’e bir evde 20 gün boyunca tecavüz eden tecavüzcü Musa Orhan’ın arkadaşı ile arasında geçen mesajlardaki ifadeler ise barbarlığı ve sömürgeciliği açık şekilde gözler önüne seriyor;

Tüyleri diken diken eden bu mesajlaşmalar tam da Kürt topraklarında yaşanan sömürgeciliği ve güvenlik güçlerinin Kürt kadınlarına yönelik anlayışını ortaya koyuyor. Saray rejiminin vermiş olduğu sınırsız yetki ile Kürtlerin yatak odasına kadar girme cesaretini gösteren bu barbar anlayışın geçmiş dönemde Kürt kadınlarına, çocuklarına (Bingöl’ün soldan ilçesine bağlı Hazarşah köyünde 12 yaşındaki koz çocuğu 2 yol boyunca 8 uzman çavuşun tecavüzüne uğradı) yönelik tecavüz pratikleri, İpek Er olayı ile birlikte tekrar hafızalarımızda yer aldı. Kürtlerin hafızalarında bunca iğrenç ve insan onurunu ayaklar altına alan olayların yer alması, Saray rejiminin bilinçli politikasından geliyor. Saray rejimi Kürtlere yönelik her türlü kirli anlayışı cezasız bırakarak, bir bakımdan Kürt’ü itibarsızlaştırmak istiyor. Bunun en iyi örneği Kayyum politikası ve binlerce siyasi tutuklu..

Ülkenin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile serbest bırakılan tecavüzcü Musa Orhan zaten arkadaşı ile mesajlaşmalarında “sıkıntı yok almazlar, daha öncede yaptım” diyerek rejimin hafızasını bir bakıma gözler önüne sermişti. Yaşanan tüm tepkilere rağmen Süleyman Soylu ise tekrar Kürtlere saldırgan bir dil takınmış ve kendisini sosyal medya üzerinde eleştiren Türkiye İşçi Partisi milletvekili Barış Atay’ı hedef göstermiş, daha sonrasında ise Atay sokak ortasında sabıkalı bir kaç kişi tarafından saldırıya uğramıştı. Yani ülkede yaşanan vahim bir olayı tartışmak ve tepki göstermek rejim açısından yasaklı hale getirilmiş durumda. Rejim bir yandan tecavüzcüleri, katilleri, mafya babalarını serbest bırakınca ülkede adil bir talebi yerine getirmiş gibi övünürken, içerde binlerce Kürt siyasetçi ve öldürülen sivil Kürtleri ise “terörist” diyerek çürümüş niyetlerini bir açmaza sürüklüyor.

Türkiye yukarıda da belirtmiş olduğum gibi karanlık bir süreçten geçiyor ve bu karanlık sürecin mağdurları maalesef yine Kürtler. Rejim Kürtlerden ne istiyor peki? Neden Kürtlerin tüm değerlerine acımasızca saldırıyor? Kürtlerin faillerini neden hemen evlat ediniyor?

Saray rejimi Kürtlerden kendisi gibi düşünmesini, boyun eğmesini ve sorgusuzca itaat etmesini istiyor. Rejimin kendisine gördüğü her tülü insanlık dışı muameleye karşı ses çıkarmamasını, iradesini tümüyle rejime teslim etmesini istiyor. Kürt topraklarında yaşanan sömürgeciliğin sorunsuzca işlemesini istiyor.

Kürtlerin değerlerine saldırıyor, çünkü Saray rejimi, Kürt’ü itibarsızlaştırmak, özgüvenini kaybetmiş ve bir birey olmaktan çıkmış olarak görmek istiyor. Kürt’ün böyle olması demek rejim için kullanışlı hale gelmesi demek. Bölgede rejim tarafından kullanışlı Kürtlerin durumu ortada; 2019’da Urfa Siverek’te 4 kişinin öldürüldüğü ve 5 kişinin de yaralandığı katliamın arkasında AKP’nin Eski Mv. Zülfikar İzol çıkmıştı. Ama olayın üzeri hızlıca kapatılmıştı. Yani kullanışlı Kürt, Kürt toplumu için çok tehlikeli ve kanserli bir hücre görevini görüyor. Kürtlerin kadınına ve çocuklarına el uzatan, onlara iğrenç ve rezil bir yaşamı reva gören bu anlayışın cezasızlık ile ödüllendirilmesi Kürt’e bir mesaj mahiyetini taşıyor. Bunu görmemek için kör olmak lazım.

Tarih boyunca devlet yöneticileri Kürt toplumunun uğradığı bütün zulümlerin üzerini kapatmış, failleri ise birer evlat olarak koruması altına almıştı. Bugün de aynısı yaşanıyor. Kürtlerin tüm değerlerine acımasızca saldıranlar devletin yetki sınırlarına dayanarak bunu yapıyor. Rejim yap diyor yapıyorlar. Daha beteri olan da devletin direkt talimatı üzerine gerçekleşiyor bu saldırılar. Onlarca Kürt çocuğu güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Kürt kadınları ve çocukları tecavüze uğradı. Faillerin hepsi dışarda..

Bizim başımız ise kumda..

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.