DOLAR 5,8053
EURO 6,4300
ALTIN 273,1
BIST 108.803
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu

Ömer Öcalan: Xakurkê operasyonu Kürtler arası birliğe müdahaledir

11.06.2019
A+
A-

URFA – TSK’nin Xakurkê operasyonunu değerlendiren HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Operasyon Kürtler arası birliğe bir müdahaledir. Kardeş savaşını tetiklemektir. KDP, YNK, Goran Hareketi ve Komala İslam’a büyük bir görev düşmektedir. Bu oyunlara gelmemeleri gerekiyor” dedi.

Halkların Demokratik Partisi Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mesajlarını, Türkiye’nin Xakurkê’ye yönelik operasyonunu değerlendirdi. 
 
Öcalan’ın 2015 ile 2019 arasındaki süreci “bir felaket” olarak nitelendirdiğini belirten Ömer Öcalan, bu süreçle Kürt şehirleri ve birçok ilçede şehir savaşları yaşandığını, yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğini, on binlerce insanın yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Şırnak başta olmak üzere bazı ilçelerin neredeyse haritadan silindiğini ifade eden Öcalan, “Oradan başlayan süreç tutuklamalar, gözaltılar, şehir çatışmaları, kırsalda yapılan operasyonlarla devam etti. Sonuç itibariyle açlık grevleriyle başlayan süreç sonuç aldı ve Öcalan avukatlarıyla iki görüşme gerçekleştirdi. Ailesinden Mehmet Öcalan’la görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelere iki açıdan bakmak lazım. Birincisi, mücadelenin verdiği sonuç olarak değerlendirilebilir. Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve binlerce tutuklunun katıldığı açlık grevleri sonuç verdi. Bu görüşmeler, açlık grevlerinin sonucuyla gerçekleşti.  Biz çok iyi biliyoruz ki 2015 – 2019’dan bugüne kadar yaşanan çatışma ve savaş durumu, insanların tutuklanması, gözaltına alınması, emniyetlerde yaşanan işkence durumları ve hak ihlalleri bir bütün olarak ele alındığında ülkenin tarihinden çalınmış bir dört yıl diyebiliriz.  Bu dört yılda yaşananlara tüm dünya, Ortadoğu ve Türkiye kamuoyu seyirci kaldı. Canlı yayınlarda insanlar yakıldı. Şehirdeki savaşlar canlı yayın olarak verildi. Bunu bir kahramanlık edası olarak yayın organlarına anlattı. Bu noktada Türkiye tarihinden çalınan, kaybedilen bir 4 yıl diyebiliriz” diye konuştu.
 
Bu süreçte Öcalan’a mutlak tecrit uygulandığına dikkat çeken Ömer Öcalan, “Sayın Öcalan lütuf beklemiyor. Sayın Öcalan’a özel bir durum yapılması da söz konusu değil. Bu ülkenin yasalarında hukukunda bir tutukluya verilen hakların yerine getirilmesi gerekiyordu. Maalesef devlet bu nokta da keyfi uygulamalar içerisinde. Ne yasalarına, ne de hukukuna uygun hareket etmedi. Bu noktada gösterilen mücadelenin, beyaz tülbentli annelerin direnişi sonucu Sayın Öcalan’la görüşme sağlanabildi. Aynı zamanda Sayın Öcalan’ın yanındaki tutsaklarda aileleriyle görüşme yapabildiler. Uzun yıllar sonra bir görüşme gerçekleştirebildiler. Bu durum anlamlı bir mücadele sonucunda gerçekleşmiş bir görüşmedir. Bunu böyle kabul etmek lazım. Tecrit kısmen kırılmıştır ama bu tecridin tamamen bittiği anlamına gelmemektedir. Mücadeleyi direnişi farklı alanlarda örgütlemek gerekiyor. Toplumsal duyarlılığı artırmak gerekiyor. Çünkü Kürt halkının önünde uzun bir süreç vardır. Bu sürecin bir de mücadele dönemi vardır. Bu süreçte herkes kendi rol ve misyonunu oynamalıdır. Sayın Öcalan sıradan bir kişi değildir. Kürt halkı için anlamlı bir pozisyonu vardır. Kürt halkının lideridir. Bunu devlet kendi pratiğiyle de ispatlamıştır. Sayın Öcalan’ın Kürt halkı üzerindeki etkisini kendisi kabul etmiştir. Sayın Öcalan ne zaman devreden çıkarıldıysa ülkede kaos hali yaygınlık kazanmıştır. Ama Sayın Öcalan’dan gelen bir mesaj ülkeyi rahatlatmıştır ve ülkenin demokrasi ve barışına katkı sağlamıştır. Bunu böyle tanımlamak lazım” diye belirtti. 
 
‘OPERASYONUN HEDEFİ KÜRTLERİN BİRLİĞİ’
 
Federe Kürdistan’da sürdürülen operasyonun Öcalan’la görüşmelerin aynı zaman dilimine denk getirilmesini de değerlendirilen Öcalan, şöyle devam etti: “Xakurkê operasyonu sıradan bir operasyon olarak değerlendirilmemelidir. Operasyon bir tepeyi tutma, oraya inme, savaşı koordine etme ve savaşı yaygınlaştırma amacı taşıyor. Diğer yandan Kürtler arası birliğe bir müdahaledir. Kürtler arasında çatışmayı, kardeş savaşını tetikleme noktasında rol oynamaktadır. Bunun öncülüğünü yapmaktadır. Efrîn’de, Kerkük şimdi de Güney Kürdistan’a ‘pençe’ operasyonu. 400 civarında köyü boşaltma ve oradaki insanlar üzerinde baskı kurma, korku yayma durumu vardır. Aynı zamanda 4 parça Kürdistan’da Kürtleri bir biriyle çatıştırma söz konusudur. Bu noktada KDP, YNK, Goran Hareketi ve Komala İslam’a büyük bir görev düşmektedir. Bu oyunlara gelmemeleri gerekiyor. 4 yıldır devletin kendisi doruğa çıkardığı çatışmalı süreci yerel güçleri de yanına alarak bir üst aşamaya çıkarmaya çalışmaktadır. Buradaki temel hedef, Kürtler arasında derin yaralar açma, Kürtler arasındaki birliği ortadan kaldırmak. Şu an eksiklikler ve yetersizlikler olmasına rağmen Kürtler arasındaki birlikteliğe en yakın olduğumuz dönemden geçiyoruz. Kürt halkının 21’inci yüzyılda statü sahibi olma durumu söz konusu. Bir irade olma durumu söz konusudur. Kendi kültürü, dili, yönetim şekliyle yaşama durumu söz konusudur. Bu operasyon Kürtler arasındaki birliğe bir müdahale olarak değerlendirilmelidir. Kürt halkı bu noktada özellikle Güney Kürdistan da yaşayan halkımız bu duruma müsaade etmemelidir. Bu sıradan bir operasyon olarak görülmemelidir.”
 
SAVAŞ KAYBETTİRİR
 
Kürt sorununun çözüm yolunun demokratik siyaset ve onurlu barış olduğunu hatırlatan Öcalan, şunları dile getirdi: “40 yıldır aynı yöntemleri kullanıp farklı sonuçlar beklemek beyhude bir çabadır. Artık eski Kürt yoktur. Siyasallaşan insan var. Mücadele söz konusu. Siyasal bir irade olma durumu ortaya çıkmıştır. Bu noktada Sayın Öcalan 2016 görüşmesinde bunu söylemiş ve son görüşmelerde bunu tekrar etmiştir. Bu savaşın bir kör savaş olduğunu ve sonunun olmadığını bu savaşın kazananın olmayacağını, tüm halkların bu savaşta kaybedeceğini belirtiyor. Bunun makul yolu demokratik siyaseti işleterek bir demokratik çözüm geliştirmektir.”
 
‘CHP ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI’ 
 
Kürt halkına yönelik haksızlıklar, siyasetin Kürt düşmanlığı ev ağırlaşan sorunlarda CHP’nin katkısı olduğunu ifade eden Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: “AKP’nin bu kadar palazlanması, böyle faşist bir noktaya gelmesi, CHP’nin tarihsel, toplumsal sorunların çözümünde rol ve misyonunu oynamamasından kaynaklıdır. CHP artık eski ulusalcı siyasetle bir yerlere varamayacağını bilmelidir. Bu zor şartlarda her partinin elini taşın altına koyması lazım” dedi.
 
MA / Erdoğan Alayumat – Barış Polat
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.