DOLAR 5,8965
EURO 6,6253
ALTIN 254,2
BIST 90.787
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Ötekiyi anlamak

17.06.2018
A+
A-

Günümüz Türkiyesi hiçbir zaman, bugün olduğu kadar empatiden uzaklaşmamıştı. Muktedirlerin empatiden uzak, sürekli düşman üretme üzerinde kendini var etmeye çalışması, kendisinden olmayanı ötekeleştirmesi, toplumu da empati kurmaktan alıkoymakta. Empati, kişinin kedisini bir başkasının yerine koyarak, onun neler hissettiğini anlayıp onunla duygu birliğine varmasıdır. Empati kurabilmenin psikolojik, sosyolojik ve ahlaki temelleri bulunmaktadır.

Empati kurabilmenin psikolojik temeli büyük ölçüde kişilik ve yaşantıya bağlıyken, Narsist bir kişilikten empati kurabilmesini beklemek Mars’ta hayat aramak gibi birşey. Empati kurabilmenin ahlaki temelini eylem duygudaşlığı oluşturur. Bir başkasının eylemlerine dönük duygu ve düşüncelerimiz empati kurabilmemizin de göstergesidir. Empati kurabilmenin sosyolojik temeli ise ötekiyi anlamaktan geçer.

Peki kimdir öteki? Öteki, en yalın haliyle bizim gibi olmayan, bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi yaşamayandır. Doğal olarak, her empati kurma girişimi bir öteki gerektirir. Empati kurabilmek evrensel düzeyde neden bu kadar önemli? Çünkü empati kuramayan her zihin, kendisinin dışında bir öteki yaratır. Ötekileştirilen her hayat ise insanlık bahçesinden bir çiçeğin solmasıdır. Dünyadaki birçok sorunun temelidir ötekileştirilmişlik duygusu. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde diğer etkenler de olmakla birlikte ötekileştirilmiş olmak önemli bir yer tutar. Sosyal ötekileşme, etnik ötekileşme, dinsel ötekileşme, mezhepsel ötekileşme, sınıfsal ötekileşme, cinsel ötekileşme…

Peki insanlarda var olan öteki olma duygusuna, empatik yaklaşarak, öteki olmayı insanlık ailesinin mutluluğuna dönüştüremez miyiz? Bu elbette mümkün, ama bunun çok da kolay olduğunu söyleyemeyiz. Her şeye rağmen başka bir hayat her zaman mümkün. Tam da bu noktada ünlü İngiliz düşünür John Stuart Mill bizlere zorlu ama çözüm olabilecek bir bakış açısı sunuyor.

Mill’e göre insanlığın yaşadığı tüm acılar ve trjediler son bulabilir. Hem de öyle ne olduğu belirsiz anayasalarla ya da insanlık onurunu ayaklar altına alan güvenlik önlemleri ile de değil. Mill, bizlere ahlaki ve eylemsel temelde son derece basit iki ilke önerir: “Başkalarını kendiniz gibi sevin.” Ötekiyi anlamanın, onunla empati kurabilmenin bundan daha iyi bir yolu olabilir mi? “Başkalarının, size yapmasını istediğiniz davranışları yapın.” Saygı görmek istiyorsanız, insanlara karşı saygılı olun şeklinde özetlenebilecek bu ilke egoist bir pragmatizmi değil, koşulsuz iyi edime dönük, ötekiyi anlamanın en yalın halidir.

Mill, bu iki ahlaki ilkeye bir ekleme yapmayı da ihmal etmez. Ona göre herkes bu ilkelere uygun eylemlerde bulunamaz. Yine Mill’e göre, yalnızca eğitilmiş insan bu ahlaki ilkelere göre davranabilir. Çünkü eğitilmiş insan, yalnızca kendisini değil, tüm insanlığı düşünerek eylemde bulunur. Burada eğitilmiş insandan kasıt, diploması bir türlü bulunamayan insan değil, zihinsel gelişimini tamamlamış insandır.

Yazıyı ötekileştirilmiş olmanın sonucunda büyük katliamlara uğramış olmasına rağmen doğayla olan empatisini hiç yitirmemiş Kızılderili halkına ait bir sözle bitirmek yerinde olacaktır: “Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.