DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pts 23°C
Sal 24°C
Çar 27°C
Per 20°C

Özsoy: Operasyon Metîna, Avaşîn ve Zap ile sınırlı değil

30.04.2021
A+
A-

ANKARA – TSK operasyonunun Metîna, Avaşîn ve Zap ile sınırlı olmadığını söyleyen HDP’li Hişyar Özsoy, “Daha geniş bir bölgesel konsept var. Kürtlerin bölgesel kazanımlarının dibini oyma siyaseti var” dedi.

 
ABD Başkanı Joe Biden ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın 23 Nisan’da gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sonrası Federe Kürdistan Bölgesi’ne askeri operasyon başlatıldı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüsü Hişyar Özsoy, Türkiye’nin kapsamlı olarak gerçekleştirdiği sınır dışı operasyonlarda ABD’nin rolüne dikkat çekti. ABD’nin Türkiye’ye verdiği destek konusunun yeni olmadığını dile getiren Özsoy, “Ne derece koordine ediyorlar, ne derece destek sunuyorlar onu çok bilmemiz mümkün değil ama destek veriyorlarsa da şaşırmamak gerekir. Bunu eskiden beri yapıyorlar. Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bu tür operasyonlarda istihbarat düzeyinde mi pratik anlamda mı destek veriyor? Ki buna yönelik ciddi tartışmalar söz konusu. Türkiye, Federe Kürdistan hükümeti ve ABD’nin belli bir noktada koordine olma ihtimali yüksek. Bunu biraz ihtiyatla söylüyorum, çünkü elimde net veri yok ama tüm göstergeler buna işaret ediyor” dedi.
 
ADIM ADIM YERLEŞME 
 
Operasyonlarda zamanlamaya dikkat edilmemesi gerektiğini, uluslararası konjonktür müsaade ettiği sürece Federe Kürdistan’a yönelik operasyonların süreceğinin altını çizen Özsoy, şunları söyledi: “Operasyonun gerekçesi ’PKK ile mücadele ediyorum’ şeklinde ama artık Güney Kürdistan’da da birçok siyasetçi bunun basitçe PKK olmadığını düşünüyor. Türkiye, Güney Kürdistan’a adım adım yerleşiyor. Orada öyle kolay kolay çıkacak bir durum söz konusu değil. Belli ki bu noktada Güney ile anlaşma yapmışlar. Bunun detaylarını bilmiyoruz ama hem Rojava’da hem de Güney Kürdistan’da tüm sınır boyunu mümkün mertebe içeriye doğru gitmek, genişletmek ve orada askeri işgalini bu şekilde kalıcılaştırmak istiyor.”
 
ÇÖZÜM YERİ DİYARBAKIR 
 
Kürt sorununun sınır dışı operasyonlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özsoy, “Ben ilkokula gittiğim zaman da bu tarz operasyonlar oluyordu ve şimdi 45 yaşındayım, hala operasyon yapılıyor. Kürt meselesinin çözüm yeri Diyarbakır ve Ankara’dır. Sınır ötesi falan değildir. Siyaseten söyleyecek tek kelimeleri yok. Ortadoğu’nun ve dünyanın en önemli meselelerinden biri artık Kürt meselesidir. Kürt meselesi sadece Türkiye içerisinde olan bir mesele değil. Bakın Suriye’de, Irak’ta ve Türkiye’de hiçbir siyasal istikrar ve denge kurulamıyor. Bunun sebebi ise çok bariz bir şekilde Kürt meselesidir. Bu kadar küreselleşmiş, bu kadar bölgeselleşmiş bir Kürt meselesinde siyaseten iki kelime edemeyenler, 40 tane F-16’yı uçurarak, dağı taşı bombalayarak, klasik bir süreç yürütmeye çalışıyorlar” diye konuştu. 
 
Operasyon ve saldırılara rağmen Kürt sorunun gün geçtikçe büyüyen, dallanan ve uluslararası karakter kazanan bir sorun haline geldiğini ifade eden Özsoy, “Dolayısıyla Washington’dan destur alıp, Hewlêr ile anlaşıp, Bağdat’ı işin içerisine katıp, ‘Ben biraz daha burada PKK’yi, Rojava’yı sıkıştırırım, yok koridor açacağım’ hayalleri olabilir ama Ortadoğu’da bulunan 40 milyon Kürt ile ilişkini nasıl düzeltecekler?” diye sordu.
 
KAZANIMLARA YÖNELİK HAMLE 
 
Türkiye’nin uzun vadede hem Rojava hem de Güney Kürdistan’da “işgal” durumunu kalıcılaştırmak istediğini belirten Özsoy, “Açıkça söylüyorum; yarın öbürküsü gün Irak dağılırsa, -ki bu ihtimal çok yüksek- Türkiye Güney Kürdistan’ın en az yarısını tamamen işgal edecektir. Bunun hazırlıklarını yapıyorlar. Şu an Kürdistan’daki bu askeri zemin bulmayı, yeni üsler açmayı, mevcut üsleri kalıcılaştırmayı, sadece PKK’yi değil, Kürtlerin Ortadoğu’daki genel kazanımlarına yönelik bir hamledir.  Ama başaramazlar. Her bir saldırı, Kürt meselesini biraz daha siyaseten büyütecektir ve çözüme yaklaştıracaktır” ifadelerini kullandı.
 
MEDYADA YER VERİLMİYOR 
 
Metîna, Avaşîn ve Zap’a yönelik son operasyonun önceki operasyonlara göre medyada daha az yer aldığına dikkat çeken Özsoy, nedenlerini şöyle açıkladı: “Eskiden operasyonlar öncesi basında zaferler ilan edilirdi ama bugüne kadar yaptıkları operasyonlar hezimetle sonuçlanınca, bu sefer beklediler. Diğer neden ise ‘gidip alana girelim değil, gidip alan tutalım ve orada kalalım’ dertleri olduğu için medyada çok yer verilmiyor.”
 
OPERASYONUN DİĞER AMACI 
 
Özsoy, operasyonun bir diğer amacının Federe Kürdistan Bölgesi ile Kuzey-Doğu Suriye arasındaki bağlantının koparılması olduğuna işaret ederek, “Eğer buralarda başarılı olurlarsa, bir sonraki evrede uluslararası konjonktürü de denkleştirirlerse, yani ABD’nin rızasını Irak hükümeti ile alırlarsa, oraya saldırmayı düşünecekler. Bu saldırılar Ortadoğu’daki Kürt kazanımlarının hepsinedir. Bu hem Rojava’ya hem Güney Kürdistan’a hem de PKK yöneliktir” değerlendirmesinde bulundu. 
 
BARZANİ’NİN AÇIKLAMASI
 
KDP Genel Başkanı Mesut Barzani’nin “Bu devletin PKK dışında Kürtlerle herhangi bir sorunu yok” açıklamasını hatırlatan Özsoy, “Nasıl böyle bir tarihsel yanılgı içerisindeler, bunu anlamak mümkün değil. Tabi bu devleti yönetenler bunu ısrarla söylüyorlar ve ‘bizim sorunumuz PKK’yle, Kürtlerle bir sorunumuz yok’ diyorlar ama bir parça akıl fikir sahibi herkes biliyor ki bu devletin yapısal olarak varoluşsal krizi Kürtlerledir. Bu Kürtler Mars’ta bir statü sahibi olmaya çalışsa dahi, buna karşı duracaklar. Dolayısıyla kimse kendini kandırmasın, bu saldırı dalgası Ortadoğu’da Kürtlerin son dönemlerde elde ettikleri tüm kazanımlara yöneliktir” dedi. 
 
ABD’NİN PLANI
 
Sınır ötesi operasyonlarda ABD’nin rolüne değinen Özsoy, “Bakın Irak’ın dağılma durumu her zaman için bir risk olarak var. İkincisi özellikle son iki yıldır ABD Irak’taki güçlerini Bağdat’tan Kürdistan Bölgesi’ne çekmeye çalışıyor ve orada yeni askeri üsler inşa ediyor. ABD, İran ile ciddi bir rekabet içerisinde. Çünkü İran’ın Federe Kürdistan Yönetimi üzerinde önemli etkisi var. Özellikle Süleymaniye, Kerkük gibi alanlarda… Dolayısıyla ABD Güney Kürdistan’a yerleşirken ve bu askeri alanlarını oluştururken, bir şekilde NATO gücü olan Türkiye’yi KDP’ye yaklaştırarak bunu yapıyor. ABD bölgede kendisine partnerler seçmiş. Bunlar da Türkiye ile KDP’dir. Dolayısıyla İran ve İran’a yakın olarak gördüğü kesimleri bir şekilde karşısına alıyor. Aslında bu daha bölgesel bir konsepttir. Bunun arkasında basitçe Türkiye yok. Türkiye-ABD-Güney yönetimi bir şekilde Kürdistan Bölgesi’ndeki sınırlar içerisinde ABD’nin daha rahat edebileceği bir alan oluşturmak istiyor” diye konuştu.
 
KONSEPT GENİŞ
 
ABD’nin Ankara ile Hewlêr’i yan yana getirme amacının da olduğunu söyleyen Özsoy, şöyle konuştu: “Bu basitçe Erdoğan-Bahçeli’nin karar alıp gittikleri bir operasyon değil. Suriye, Irak ve Kürdistan’ın dizaynıyla ilgilidir. Şengal’de yaşanan gerilim de bu ülkelerin dizayn edilmesiyle, bu güçlerin konumlanmasıyla ilgilidir. O açıdan ABD, Güney Kürdistan’da Türkiye ile KDP’nin daha güçlü olmasını ister. Zaten bunu da saklamıyor. Birçok destek de veriyor. Zaten ABD’nin KDP ile Türkiye’yi yan yana getirme politikası eskiden de söz konusuydu. Yani Metîna, Avaşîn ve Zap bölgesine saldırılar yapılıyor ama bu sadece oralarla sınırlı bir şey değil. Daha geniş bir bölgesel konsept, yani alan tutmak var. Bir şekilde işte o hat ile Şengal üzerinden Rojava hattını kesmeyi, oraya mümkün olursa yerleşmeyi, savaşı oralara taşımayı, Güney Kürdistan’ı bu savaşın içine çekmeyi ve yapabildiği oranda bu tür askeri müdahalelerle Kürtlerin tüm bölgesel kazanımlarının dibini oyma siyaseti var. Ve maalesef bazı Kürtler de bir şekilde bu planın içerisinde belli roller üstleniyorlar. Açık görünen bu.”
 
MA / Selman Güzelyüz
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.