DOLAR 6,8653
EURO 7,7412
ALTIN 397,78
BIST 8,6464
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Özür dilenmeden Palme dosyası kapatılamaz

19.06.2020
A+
A-

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, tam 34 yıl sonra kapatılan Olof Palme soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu dava Kürt halkından ve PKK’den özür dilenmeden kapatılamaz” ifadelerini kullandı ve resmi özür istedi.

İsveç Başbakanı Olof Palme bundan tam 34 yıl önce, 28 Şubat 1986’da eşiyle birlikte sinemadan evine dönerken uluslararası karanlık odaklar tarafından katledildi. Cinayet de PKK’nin üzerine atıldı. Söz konusu cinayetin ardından Avrupa’da Kürtlere yönelik büyük bir kriminalizasyon politikası devreye konuldu ve bu cinayet, PKK’nin adım adım ‘terör örgütleri’ listesine sokulmasına neden oldu.

Geçtiğimiz günlerde ise soruşturmayı yürüten Savcı Krister Peterson, videokonferans yoluyla düzenlediği basın toplantısında temel şüpheli Stig Engström’ün öldüğünü belirterek ne soruşturma yürütebileceğini ne de sorgulama yapabileceğini ifade etti. Peterson, “Bu nedenle bu soruşturmayı kapatmaya karar verdim” dedi.

Her ne kadar Savcı Peterson şahsında İsveç devleti “Dava dosyasını kapattım” dese de Kürt tarafı bu davanın kapatılmasından yana değil. Zira, Kürt tarafı davanın aydınlatılması ve PKK şahsında Kürt halkına atılan iftira ve karalamadan dolayı özür dilenmesini ve PKK’nin de ‘terör örgütleri listesinden çıkartılmasını istiyor. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da bu talepleri yaptığı yazılı açıklamada çok açık bir şekilde dile getirdi.

Onur kırıcı yaklaşım

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı ANF’de yayınlanan açıklamasında, Palme cinayetine ilişkin soruşturma dosyasının kapatılmasına tepki gösterdi. KCK, dosyanın kapatılmasının İsveç halkı açısından “onur kırıcı bir yaklaşım” olduğunu ve Kürtlere karşı büyük bir adaletsizlik ve saygısızlık teşkil ettiğini kaydetti. KCK açıklamasında “İsveç devleti Palme cinayetini PKK’ye yükleyerek ne düzeyde bir kötülük yaptığını ve bu halka zarar verdiğini görerek resmi olarak özür dilemelidir” ifadesini kullandı.

KCK’nin açıklaması şöyle: “1986 yılında katledilen İsveç Başbakanı Olof Palme’nin soruşturma ve yargılama dosyasının kapatıldığı açıklandı. Böylece faili meçhul kalmış bir cinayet olarak tarihteki yerini aldı. Tabii bir utanç belgesi olarak. Bu cinayetin faillerinin bulunmaması en başta da İsveç halkı için onur kırıcı ve travmatik bir durum olarak sürekli hatırlanacak. Bu cinayetin gerçek faillerinin bulunması engellendi, sonunda da dosya kapatıldı. Olof Palme cinayeti işlendikten hemen sonra PKK suçlandı. PKK takip altına alındı. Tüm dünyada PKK aleyhine bir kampanyaya dönüştürüldü. Bu olay üzerinden PKK’nin demokrat ve iyi insanları hedefleyen ‘terörist’ bir örgüt olduğu algısı yaratılmaya çalışıldı. Bu yönlü kampanya kısmen de başarılı oldu. Sadece PKK değil, tüm Kürtler töhmet altında bırakıldı. Kürt halkının özgürlük mücadelesine büyük zararlar verildi.

Neden PKK’yi hedeflediler?

Olof Palme sosyal demokrat ölçülerinde demokratlığı ve hümanist yaklaşımı en yüksek olan ve toplumlar tarafından takdir edilen bir siyasetçiydi. Böyle bir siyasetçi Soğuk Savaş’ın son muharebelerinin yapıldığı bir dönemde NATO gladyosu tarafından tehlikeli görüldü. Çünkü o dönem NATO’nun hedefinde olan çeşitli ülkeler ve siyasi liderlerle ilişki kuran ılımlı bir siyasetçiydi. Bu politikası o dönemin NATO gladyosu tarafından reel sosyalizme karşı yürüttükleri mücadeleyi zayıflatan bir etken olarak görüldü ve hedef alındı. Bu cinayetin PKK’ye yüklenmesi ise PKK’nin NATO’nun Sovyetlere karşı ileri karakolu olan Türkiye’de bir ulusal kurtuluş mücadelesi başlatmasına yönelik oldu. Türkiye’nin, ileri karakolunun zayıflaması istenmedi, bu nedenle PKK karşıtı bir tutum içinde olundu. PKK’nin başlattığı mücadelenin meşruiyetini ve gelişmesini önlemek için bu cinayet PKK üzerine yıkılmak istendi. NATO gladyosu bu cinayetle birkaç hedefine birlikte ulaşmayı amaçladı.

Cinayeti NATO galadyosu işledi

NATO gladyosu o sırada NATO üyesi olan tüm ülkelerin istihbarat örgütleri içinde örgütlüydü. Palme cinayeti de İsveç istihbarat örgütü içindeki gladyo birimleri tarafından örgütlendirilip gerçekleştirildi. Bu iddia çeşitli defalar dile getirilmesine rağmen üzerinde duruldı. Hep araştırılıyor gibi yansıtıldı, esas olarak bu dosyanın kapatılması için oyalama yapıldı. Sonunda da dosya kapatıldı. Bu dosyanın kapatılması en başta da İsveç halkı, demokratları ve sosyalistleri için onur kırıcı bir yaklaşım. İsveç halkının en sevilen başbakanına yönelik cinayetin aydınlatılmaması halkın iradesine karşı bir saygısızlıktır. İsveç halkı ve demokratların bu durumu kabul etmemesi ve bu cinayetin aydınlatılması için gereken müdahaleyi yapması gerekir. Böyle bir insanın katillerinin bulunmaması bu karakterdeki siyasetçilere haksızlıktır; onlara gereken sahiplenmeyi göstermemek anlamına gelir. Başta İsveç halkı olmak üzere Avrupa’daki demokratik güçlerin bu durumu kabul etmeyeceklerine ve bu davanın takipçisi olacaklarına inanıyoruz.”

‘Adaletsizlik ve saygısızlıktır’

Faillerinin bulunmadan dosyanın kapatılmasının, Kürt halkına yönelik adaletsizlik ve saygısızlık olduğu belirtilen açıklamada, söz konusu cinayetle de Kürt halkının yıllarca töhmet altında bırakıldığına vurgu yapıldı. Açıklama devamla şöyle: “Halkımız bundan manevi olarak büyük bir yıpranma yaşadığı gibi özgürlük mücadelesi de zarar gördü. PKK’nin terör örgütleri listesine alınmasında Palme cinayeti sonrası yaratılan algının da önemli payı oldu. PKK’yi ‘terörist’ ilan etmek normal hale geldi. Bunda Palme cinayetini PKK’nin üzerine yüklemeye çalışan İsveç devletinin büyük bir sorumluluğu var. Dolayısıyla bu dava, Kürt halkından ve PKK’den özür dilenmeden kapatılamaz. Kürt halkına ve özgürlük mücadelesine nasıl zarar verildiği ortaya konularak Kürt halkından ve PKK’den özür dilenmeli. Bir halkın özgürlük mücadelesine zarar verme ve katil zanlısı olarak töhmet altında bırakma gibi ağır bir suç olamaz. Bir özür bile Kürt halkının kayıplarını, zararlarını yerine getiremez. Ancak tarihi olarak Kürt halkının bu töhmetten kurtulması ve bu halka zarar verildiğinin ortaya konulması insan ve demokrat olmanın gereğidir. Soykırım altında olan bir halkın ve özgürlük mücadelesinin böyle bir suçlama ve töhmet altında bırakılması soykırım suçu işlemek kadar ağırdır. İsveç devleti Palme cinayetini PKK’ye yükleyerek ne düzeyde bir kötülük yaptığını ve bu halka zarar verdiğini görerek resmi olarak özür dilemeli. Özellikle Kürt dostu olan bir siyasetçinin Kürtler tarafından öldürüldüğü algısının yaratılmasının ne kadar ağır bir durum olduğunu görerek özür dilemeli.”

‘Palme’nin hümanist kişiliği önünde saygıyla eğiliyoruz’

“Kürt halkı olarak bu cinayetin peşini bırakmayacak, açığa çıkması için mücadelemizi sürdüreceğiz” denilen açıklama şu ifadeyle son buldu: “Gladyonun tüm cinayetleri ve suçları gibi bu cinayetin neden ve nasıl gerçekleştiği de ortaya çıkarılacak. Bu yönlü çaba ve mücadeleler de insanlığın özgürlük ve demokrasi mücadelesinin parçasıdır. Bu cinayetler aydınlatılmadan ve sorumlular tarihsel olarak halkların vicdanında yargılanmadan insanlığın özgür ve demokratik yaşamı kalıcılaştırılamaz. İsveç halkını, Kürt halkını ve demokratları bu cinayetin sorumlularını açığa çıkarma çabalarını kesintisiz sürdürmeye çağırıyor; Olof Palme’nin demokratik ve hümanist kişiliği önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Kaynak: Yeni Özgür Politika

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.