DOLAR 8,4804
EURO 10,2829
ALTIN 508,96
BIST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Gök Gürültülü
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Sal 22°C
Çar 24°C
Per 24°C
Cum 24°C

Paramiliter gruplar sonrası sınırda ‘güvenlik’ kalmadı

06.05.2021
A+
A-

URFA – Serêkaniye’nin Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların denetimine geçmesi ardından sınır hattında bulunan Ceylanpınar kurşun ve havanların hedefi haline geldi. Kurşunlardan yaralanan insanların yaptıkları başvurular ise “fail bulunamadı” denilerek kapatılıyor. 

Suriye iç savaşının 2011 yılında patlak vermesinin ardından El Nusra Cephesi birçok kenti denetimi altına aldı. Urfa’nın Ceylanpınar ilçesi karşısında bulunan Serêkaniyê de bu kentlerden birisiydi. 17 Temmuz 2013 tarihinde yaşanan çatışmaların ardından kent Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) denetimine geçti. Kent, 2019 yılına kadar YPG’nin de bileşeni olduğu Demokratik Suriye Güçleri (QSD) askeri varlığında, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından yönetildi. Ancak 9 Ekim 2019 tarihinde kent bir kez daha saldırıların hedefi haline geldi. 
 
SINIR TEHLİKE ALTINDA
 
Türkiye ve himayesindeki Suriye Milli Ordusu (SMO) adlı paramiliter gruplar söz konusu tarihte “Barış Pınarı Harekâtı” adı altında kente operasyon başlattı. Söz konusu operasyona ise “sınır güvenliği” gerekçe gösterildi. Günlerce devam çatışmaların ardından kent Türkiye ve bağlı SMO üyelerinin denetimi altına girdi. Ancak, bir süre sonra kentte Türkiye’nin beslediği gruplar arasında “ganimet savaşı” başladı. Türkiye’nin operasyonuna gerekçe gösterdiği “sınır güvenliği” iddiasını boşa çıkaran çatışmalardan kaynaklı bugüne kadar sınır hattındaki Ceylanpınar kentine çok sayıda mermi düştü. 
 
Ağır silahların kullanıldığı çatışmalarda seken yorgun mermilerden kaynaklı şimdiye kadar Ceylanpınar’da çok sayıda kişi yaralandı. Ayrıca birçok ilçe sakini maddi zarara uğradı. Maddi zararlar karşılanmazken, yaşanan yaralanmalara ilişkin açılan soruşturmalar ise takipsizlik ile sonuçlanıyor. 
 
Seyfettin Bulut (51) ve 12 yaşındaki M.Y. de bu süreçte seken kurşunların hedefi olan kişilerden. 
 
10 AYDIR MERMİ İLE YAŞIYOR 
 
Serêkaniyê’de 30 Temmuz 2020 tarihinde çıkan çatışmada atılan bir mermi ile yaralanan Seyfettin Bulut, Ceylanpınar’a bağlı Seydo Atilla Mahallesi’nde yaşıyor. Vurulmadan önce hurdacılık yaparak ailesini geçindiren Bulut, şu an çalışamaz durumda.  
 
Evinin önünde satış yaptığı sırada vurulduğunu aktaran Bulut, o gün yaşananları şöyle anlattı: “Sanki biri bana tokat atmışçasına irkildim. Ama etrafımda kimse yoktu. Belimden kurşun yediğimi fark etmedim. Orada düştüm. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Ameliyat oldum. Doktorlar kurşunu çıkaramayacaklarını söyledi. Kurşunu çıkarmaları durumunda ölebileceğimi söylediler.” 
 
HAYATI DEĞİŞTİ
 
İmkanı olmadığı için tedavi olamadığını ve halen vücudundaki kurşun ile yaşadığını aktaran Bulut, hiçbir yetkilinin sağlık durumu dahi sormadığını belirtti. “Kurşunu kim sıktı?” sorusuna herhangi bir cevap alamadığını kaydeden Bulut, kendisini yaralayanların açığa çıkarılmasını istedi. 
 
Belindeki kurşundan kaynaklı çalışamayacak duruma geldiğini ve psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını kaydeden Bulut, “Durduk yere ağlamaya başlıyorum. Hafıza sorunu yaşıyorum. Unutkan olmuşum. Konuşma şeklim bozuldu. Sesim gitti. Gücüm gitti. Hakkımı arayamıyorum. Dava işlerim ile oğlum uğraşıyor” diye kaydetti. 
 
HAK TALEBİNE VERİLEN YANIT
 
Babasının yaralanmasına neden olan kişilerin açığa çıkarılmamasına tepki gösteren İzzettin Bulut ise, “Düşmanımız yok ki bize kanas ile saldırsın. Suriye’den gelmiş dediler. Polisler ‘Şikayet etseniz de bir şey çıkmaz. Orada terör unsuru yok. Orada Türk askeri var. Orada YPG olsaydı gazi olurdu. Onlar olmadığı için hiçbir hak iddia edemezsiniz’ dedi. O zaman Türk askeri mi bu kurşunu sıktı?” diye sordu. 
 
YARALININ İFADESİ ALINMADI
 
YPG’nin olduğu dönemde herhangi bir çatışmanın yaşanmadığını anımsatan Bulut, şunları söyledi: “Bu sıralar vurulan çok oluyor. Daha önce de yaşamını yitirenler oldu. Damımızda sürekli kurşun bulmak mümkün. Babamdan ifade dahi almadılar. Sadece olay gününü sorup tutanak tutup gittiler. Suç duyurusunda bulundum. ‘Gelip yardımcı olacağız’ dediler ama hiçbir şekilde yardımcı olmadılar. Kurşun kalp ile ana damar arasında olduğu için ameliyat edemiyoruz. Herhangi bir yardımda bulunmadılar.”
 
OYUN OYNARKEN VURULDU 
 
12 Kasım 2020’de yaşanan çatışmada hedef olan 12 yaşındaki M.Y.’nin babası Kadri Y. ise, olayın yaşandığı gün Ceylanpınar’daki birçok eve mermi isabet ettiğine değindi. Oğlunun evin avlusunda oyun oynadığı sırada belinden yediği mermi ile yere yığıldığını aktaran Kadri Y., “Oğlum ağır yaralandı. Kurşun böbreğine yakın bir yere denk gelmiş. 2 gün yoğun bakımda kaldı. 3’üncü gün servise alındı. Taburcu oldu. Çocuğum bu olaydan sonra hem fiziksel hem de psikolojik sorunlar yaşıyor” diye konuştu. “Oğlumu vuran kurşunun nerden geldiğini öğrenmek istiyorum” diyen Kadri Y., “Oğlum sanki hiç vurulmamış gibi davranıyorlar. Adalet istiyorum. Mağdur olduk” dedi. 
 
Her iki olayda yaralanan kişilerin avukatlığını üstlenen Uğur Kahraman ise, müvekkillerinden Seyfettin Bulut’un soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlandığını aktardı. Av. Kahraman, karara ise “Merminin Suriye’den geldiği, orada soruşturmanın yürütülemeyeceği ve faillerinin yakalanamayacağı” gerekçelerinin gösterildiğini kaydetti. 
 
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA DAVA
 
Müvekkili Bulut için İçişleri Bakanlığı hakkında tazminat davası açtıklarını belirten Kahraman, devletin olayda kusurlu olduğunu vurguladı. Kahraman, “Orada yaşanan çatışmaların buraya yansıması maddi ve manevi tahribat yarattı. Devlet hem iç hukukta hem de uluslararası hukukta ülkesinde yaşayan bireylerin yaşam hakkını, maddi ve manevi bütünlüğünü korumakla yükümlüdür. Sınırın öbür tarafından seken mermilerin bu tarafta insanları yaralayabileceği veya öldürebileceği biliniyordu” dedi. 
 
Kahraman, müvekkili için hastaneden mağduriyet raporu talep ettiklerini, ancak henüz rapor gelmediği için hastane sevkinin yapılmadığını dile getirdi. Kahraman, bundan kaynaklı müvekkilinin ikinci kez mağdur edildiğine dikkati çekti. 
 
PSİKOLOJİK SORUN YAŞIYOR
 
Diğer müvekkili için de yargı davası açacağını aktaran Kahraman, şunları söyledi: “Müvekkilimiz psikolojik sorunlar yaşıyor. Savcılık aşamasında bir dosya mevcut. Soruşturma devam ediyor. Bu dosyalarda genelde faile ulaşılmadığı için takipsizlik ile sonuçlanıyor. Geriye bir tazminat boyutu kalıyor” diye konuştu.
 
SİLAH SESLERİ ARTTI
 
Ceylanpınar ve Serêkaniyê kentleri arasında sadece tel örgüler olduğunu ve her iki kentin iç içe olduğuna işaret eden Kahraman, şöyle devam etti: “Serêkaniye her el değiştirdiğinde 20 güne varan çatışmalar yaşanıyor. Sanırım 4 kezdir el değiştiriyor. Son el değiştirme 2019 yılında gerçekleşti. Ondan önce orada QSD vardı. Türkiye konumlandı. Kent şu an SMO’un elinde. Artık daha fazla silah sesleri duymaya ve etkilenmeye başladık. İnsanlar maddi ve manevi olarak etkileniyor.”
 
MA / Barış Polat
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.