DOLAR 6,6456
EURO 7,2951
ALTIN 341,38
BIST 88.720
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Sağanak

Patronla iş tutan Öz İplik İş’i terk eden işçiler Tekstil Sen’e geçiyor

16.03.2020
A+
A-

URFA –  Urfa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özak Tekstil’de çalışan işçiler, üye oldukları HAK-İŞ’e bağlı Öz İplik İş Sendikası’nı “patronla iş tutmaktan” kaynaklı DİSK’e bağlı Testil Sen Sendikası’na geçiyor. 

 
Urfa Organize Sanayi Bölgesi’nde 700 işçinin çalıştığı Özak Global Holdinge ait Özak Tekstil fabrikasında örgütlü Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (HAK-İŞ) bağlı Öz İplik İş Sendikası’ndan ayrılan 450 işçi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Tekstil Sen Sendikası’na geçti. 
 
Özak Tekstil fabrikasında çalışan Gülay Çetin, Tuğba Çetin ve Yusuf Çalı, üye oldukları Öz İplik İş Sendikası’nın işçiden yana olmadığını, işveren ile anlaşarak hiçbir sorunlarıyla ilgilenmediğini dile getirdi. DİSK’e bağlı Tekstil Sen Sendikası’na geçen işçiler, işveren ve Öz İplik İş Sendikası tarafından baskı, tehdit, mobbing ve işten çıkartma tehditleriyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. 
 
‘DİSK’TEN UMUTLUYUM’
 
Öz İplik İş Sendikası’nın kendilerine hiçbir konuda yardımcı ve destek olmadığını, üye olmadan önce ve sonrasında lehlerine değişen hiçbir şeyin olmadığını belirten Gülay Çetin, onların gözünde sadece bir çalışan olduklarını ifade etti. “Onların gözünde başka bir şey değiliz. Kendilerine ‘sen üretim yapabiliyorsan çalışabilirsin. Yoksa gideceksin’ denildiğini söyleyen Çetin, “Bize baskı uyguluyorlar. Orada bir hakkımız yok. Sadece çalış başka bir şey yok. Sonuna kadar DİSK’ten umutluyum ve mücadele edeceğim” dedi. 
 
‘HİÇBİR VAATİ YERİNE GETİRMEDİLER’
 
Öz İplik Sendikası’ndan ayrılarak DİSK’e üye olmasından dolayı mutlu olduğunu dile getiren Tuğba Çetin, DİSK’e geçiş sürecinin çok zor olduğunu, tehdit edildiklerini, yine sendika yönetimin kendilerine “Buradan ayrılıp DİSK sendikasına geçerseniz işçi ayrılmaları olur. Sizin arkanızda duramayız” dediğini ifade etti. Çalışma şartlarının zor olduğunu, emeklerinin karşılığını alamadıklarını anlatan Çetin, “Fazla mesaiye kaldığımız zaman muhasebeye gitmeye korkuyoruz. Oraya gittiğimizde borçlu kalıyoruz. Öz İplik İş sendikası ilkin fabrikaya geldiğinde bize birçok vaatte bulundu. Bunların hiçbirini yerine getirmedi. Vaatlerden sonra fabrika patronunun yanına gidip çay kahve içip el sıkışıp odadan çıkıp gittiler. Sonra 2 yıl boyunca onların yüzünü görmedik. Şimdi de gelip işçilere daha yeni yeni selam veriyorlar. Ben artık DİSK’e üyeyim” diye konuştu.  
 
‘FABRİKA GERİ ADIM ATTI’
 
Geçtiğimiz günlerde DİSK’e üye olduğu gerekçesiyle işten çıkarılan, iş arkadaşlarının boykot eyleminden sonra tekrardan işe alınan Yusuf Çalı da işten atıldığı güne ilişkin konuştu. 2 yıldır Özak tekstilde çalıştığını kaydeden Çalı, fabrikada insan kaynakları tarafından çağrılarak gerekçe gösterilmeden kendisine işten atıldığının söylendiğini, çalışma arkadaşlarının iş bırakma eylemi yapması üzerine fabrika yönetiminin geri adım atarak işe geri aldığını söyledi. 
 
‘MAFYA SENDİKASI’
 
“Öz İplik İş Sendikası’nın işçi sendikası olduğunu düşünüyorduk” diyen Çalı, “Ama daha sonra mafya sendikası olduğunu gördük” dedi. Çalı, işten atılan işçiler için sendika yönetiminin, disiplin kurulunda işçiler aleyhine oy kullandığını vurgulayarak, “Sözleşmeyi okuduğumuzda bizi kapsayan hiçbir şeyin olmadığını gördük. Bizi 6 ayda bir kumanya ile kandırmaya çalışıyorlar. Bizden kesilenleri fabrika onlara ödüyor. Bu çok garip bir durum. Fabrika onların bizden kestiği aidatı aile yardımı olarak geri yatırıyor. Biz burada da bir işbirliğinin olduğunu çok rahat bir şekilde görebiliyoruz. Toplu sözleşmede böyle bir hüküm yok iken fabrikanın bunu yapması çok garip bir durum. Sendika, patron ve işverenle anlaşarak bizi daha da beter süründürmeye çalıştılar. Şu anda bile arkadaşlarımız DİSK’e geçtikleri için tehdit ediliyor. Onun için baskı uyguluyorlar. Şefler işçilere, ‘Bunlar solcu sendikalar sizin bunlarda ne işiniz var’ diyor. Dini yönden bile bir çatışmaya zemin açarak insanlar arasına bu rekabeti koyabiliyorlar” diye belirtti. 
 
‘6 MAKİNA KULLANIYORUM’
 
Öz İplik İş Sendikası’na daha önce üye olmayan Abdullah Görmez, “Bu tür sendikalar işçinin hakkını alıp patrona veriyor. Bu dünyanın en kötü şeyidir. Ben 15 kişilik bir grup ile onlarla görüşmeye gittiğimde bana dedikleri şey ‘Sen niye sürekli işçi arkadaşlarını düşünüyorsun. Biraz da kendini düşün’ diyerek Urfa Şube başkanlığını teklif ettiler. Öz iplik İş Sendikası vaatlerde bulunarak insanları yarı yolda bıraktı. İnsanlar akşam eve gittiğinde çocuklarını sevemiyor. Nasıl bir dünyada yaşıyoruz. Ben 6 makine kullanıyorum ama asgari ücret alıyorum. Söylediğimde ise bana kapıyı gösteriyorlar. Yoğun bir baskıya maruz kalacağız, kimimizin yerleri değiştirilecek. Ama kaybetsek bile savaşarak kaybedeceğiz” dedi. 
 
‘BÜROKRAT SENDİKACILIK’
 
DİSK Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen ise, DİSK Tekstil-Sen olarak işçilere verebilecekleri en iyi şeyin işçilerin kendilerini ifade edebilmesi olduğunu söyledi. “Tamamen işçilerin kendi kendilerini yönetebildiği bir sendikal mücadele” vurgusunda bulunan Türkmen, “Bugün bürokrat bir sendikacılık hâkim. Yani bu ülkede işçilere zaten kimse fikrini sormuyor. Hükümetin birçok engellemelerinin yanında birde gelişen bürokrat sendikacılığıdır. Bunun değişmesi gerekiyor. Sendikal örgütlenmede işçilerin egemen olduğu bir sendikal anlayış hâkim olduğunda, işçiler önüne çıkan engelleri daha kolay atlatır. İşçi sınıfının sendikalarda daha fazla söz sahibi olması gerekiyor” diye konuştu.  
 
Söz konusu iddialara ilişkin aradığımız Öz İplik İş sendikası, iddialar için birinci gün öğleden sonra görüşebileceklerini söylediler. Öğleden sonra iletişime geçen genel merkez basın danışmanı Didem Boztaş, konuya ilişkin iletişim bilgilerimizi alarak mail atacağını söylerken, kısa süre sonra arayarak yetkili kimsenin olmadığını, dolayısıyla yazılı bir açıklama yapamayacaklarını belirtti. İkinci gün tekrardan sendikayı aradığımızda basın danışmanı Boztaş, yöneticilerin il dışında toplantıda oldukları için şuan için bir açıklama yapamayacaklarını, daha sonra dönüş yapacaklarını söyledi. 
 
Söz konusu iddiaları sormak için aradığımız Özak Tekstil fabrikası yetkilileri, telefonlarımıza cevap vermedi. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.