DOLAR 8,3444
EURO 10,1982
ALTIN 501,43
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Çar 26°C
Per 24°C
Cum 20°C
Cts 22°C

Sağlık çalışanları: Ne ile karşılaşacağımızı bilmiyorduk

12.04.2020
A+
A-
AYDIN – Koronavirüs salgınıyla mücadelede enfekte olan sağlık çalışanlarının sayısı net olarak bilinmese de genel kabul bini aşkın olduğu yönünde. Koruyucu malzeme eksikliği yaşamaya devam eden sağlık çalışanları, salgının başlangıcında yaşadıkları şaşkınlığı, “Ne ile karşılaşacağımızı, neler yapacağımızı bilmiyorduk” diyerek anlattı.
 
Dünyada ve Türkiye’de giderek yayılarak ölümlere yol açmaya devam eden koronavirüs (Kovid-19) salgını konusunda en riskli grupta yer alanların başında sağlık emekçileri geliyor. Birçok sağlık çalışanı tıbbi ekipman eksikliği gibi nedenlerle enfekte olmuş durumda. Öyle ki İstanbul Tabip Odası’nın sahadan aldığı bilgilere göre sadece kentte enfekte olan sağlık çalışanı ve hekim sayısının bini geçmiş durumda.
 
Türkiye genelinde bu sayının ne kadar olduğu bilinmezken, Sağlık ve Sosyal Emekçiler Sendikası (SES) Aydın Şubesi Eşbaşkanı Öznur Özağaç ve pandemi hastanesi olarak kullanılan Aydın Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan Şube Sekreteri Hale Dalkıran, kent özelinde sağlık çalışanlarını yüz yüze bulundukları sorunları anlattı. 
 
‘NEYLE KARŞILAŞACAĞIMIZI BİLMİYORDUK’
 
Sağlık çalışanlarının salgınla mücadele sürecinde enfekte olmasının alınan önlemlerin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirten SES Şube Eşbaşkanı Öznur Özağaç, buna rağmen Sağlık Bakanlığı ve hükümetin durumu ciddiye almadıklarını söyledi. 
 
Virüsün Türkiye’de görülmeye başlanması öncesinde Aile Sağlık Merkezleri (ASM) ve hastanelerle iletişime geçilmeyip, bu konuda herhangi bir eğitim verilmediğini söyleyen Özağaç, “O yüzden ne ile karşılaşacağımızı, neler yapacağımızı çok fazla bilmiyorduk. Şuan birçok yerde dezenfektan, maske, eldiven verildi ama bunun dışında koruyucu önlük ve diğer ekipman sıkıntısı devam ediyor” diye belirtti.
 
ASM ve hastane acillerinin birinci risk alanları olduğunun altını çizen Özağaç, sendikalarının Genel Merkezi tarafından 60 ildeki 304 hastanede yapılan ankette sağlık çalışanlarının koruyucu ekipmanlar olmadığı halde çalışmak zorunda bırakılmasının yaşanan sorunları ortaya koymaya yettiğini vurguladı. 
 
Aydın’daki dört hastanede çalışanların gidiş gelişlerini sağlayacak bir servis ya da bir araç dahi bulunmadığını da aktaran Özağaç, en kısa zamanda bu sorunun giderilmesini istediklerini dile getirdi.
 
‘YETERLİ DEĞİLİZ’
 
Türkiye’de salgın krizinin iyi yönetilmediğini ifade eden Şube Sekreteri Hale Dalkıran ise, sağlık çalışanlarının savunmasız bırakılması üzerinde durdu.
 
Çalıştığı pandemi hastanesinin yemekhanesinin halen açık olduğunu ve ortak alanların kullanılmaya devam edildiğini paylaşan Dalkıran, “Asansörler bile daha bir hafta önce ayrıldı. Sağlık çalışanlarının yetersizliğinden dolayı bazı birimler esnek mesaiye geçti. Ne sayı olarak ne de nitelik olarak yeterli değiliz” diye belirtti.
 
Dalkıran, bu nedenle ihraç olan sağlık çalışanlarının bir an önce geri dönmeleri ve ataması olmayan sağlık çalışanların atamasının yapılması gerektiği görüşünde.
 
24 SAATLİK NÖBET SİSTEMİ 
 
Salgınla mücadelede pandemi hastanelerinde tüm birimlerinin riskli alan olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Dalkıran’ın şikayet ettiği bir diğer durum 24 saat üzerinden nöbet tutmaları. 24 saatlik nöbet sisteminin yol açtığı uykusuzluk ve yorgunluk halinin bağışıklık sitemini daha da zayıf düşürdüğünü söyleyen Dalkıran, mevcut ekiplerinin 24 saatlik çalışma sistemini kaldırabilecek sayıda olmaması nedeniyle 6 veya 8 saatlik şiftler halinde çalışmak istediklerimi dile getirdi.
 
Dalkıran, yine riskli bölümlerde çalışanlar başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına salgın semptomlarının görülmesi beklemeden sık sık rutin taramaların yapılması gerektiğinin de altını çizdi. Dalkıran,  şunları söyledi: “Şuan henüz  başlanmış rutin bir tarama yöntemi yok. Sadece kişi kendisinde bulguları hissediyorsa ya da bağışıklık sistemi düşükse kendi ısrarıyla bu testleri yapabiliyor. 65 yaş üzerinde olan vatandaşlara daha sonra kronik hastalığı olan insanlara sosyal izolasyon zorunlu koşuldu. Ancak aynı kriterleri taşıyan 60 ve 65 yaşın üzerinde olan kronik hastası, kemoterapi gören arkadaşlarımız bu çalışma sisteminden muaf tutulmadılar, idari izinli sayılmadılar ve hastanede çalışmaya zorlandılar. Bu kabul edilmez.” 
 
‘SAĞLIKTA İYİLEŞTİRME İSTİYORUZ’
 
Sağlık çalışanlarının sadece pandemi sürecinde değil, her zaman özveriyle hizmet veren bir meslek grubu olduğunu vurgulayan Dalkıran,“Bu süreçte bir ek ödenek verilmesinden bahse ediliyor. Ancak hemşirelik yönetmenliklerde hala hekim yardımcı olarak geçiyor. Bu acı verici bir durum. Bunun düzeltilmesi ek ödemelerimizin emekliliğimize yansıtılmasıyla biz de bir iyileştirme istiyoruz. Üç aylık bir sus parsıyla hastalanan ve yaşamını yitiren arkadaşlarımızın üzerinden böyle bir ödüllendirmeyi kabul etmiyoruz” diye belirtti.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.