DOLAR 7,8769
EURO 9,5580
ALTIN 464,68
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Sağlık emekçileri: Yaşam hakkımız yok sayıldı

06.11.2020
A+
A-
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı’nın genelgesi ile sağlıkçıların yaşam hakkının yok sayıldığını belirten SES İstanbul Şubeleri, meslek hastalığı taleplerinin yok sayılarak ölüme terk edildiklerini söyledi. 
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, pandemi sürecinde sağlık çalışanların yaşadıklarına ve bu konudaki taleplerine ilişkin Çemberlitaş’ta bulunan İstanbul İl sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Pandemiyle depremle genelgelerle şiddetle ölüyoruz” pankartının açıldığı açıklamada “Atamalar yapılsın ihraçlar geri dönsün”, “Çocuk izni ebeveynin iznidir” ve “Sağlıkta yaşanan sorunların sorumlusu sağlık çalışanları değildir” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Artık yeter tükeniyoruz” ve “Yaşamak yaşatmak istiyoruz” sloganları atıldı. 
 
DEPREM DEĞİL KIDEM TARTIŞILIYOR
 
Açıklamayı yapan SES Anadolu Şube Eşbaşkanı Nurdan Gürer, pandeminin yaklaşık bir yıldır sürdüğüne dikkati çekerek, “30 Ekim Cuma günü İzmir’de yaşanan depremle birlikte bir kez daha salgınlara ve doğal afetlere karşı önlemler noktasında hazırlıksız olduğumuzu görüyoruz. Ülkeyi yönetenler, deprem, sel gibi afetlere karşı ekolojiye uygun, uygun zemin etüdü ve inşası yapılması gereken yapıların denetimlerini yapmak yerine bu alanları da rant kapısına dönüştürerek denetimsiz, keyfi uygulamalarla binlerce insanın yaşam hakkını yok saymıştır. Aralarında sağlık emekçilerinin ve yakınlarının da bulunduğu 114 insanımız hayatını kaybetti” dedi. Enkazın altında hala kaç insanın kalındığı bilinmezken Meclis gündemine deprem yerine emekçilerin kıdem tazminatlarını, emeklilik haklarını ortadan kaldıran yasanın görüşüldüğünün altını çizen Gürer, “Tıpkı Gölcük depreminde dönemin iktidarının insanlar enkaz altındayken emeklilik yaşının yukarı çekilmesi yani mezarda emeklilik yasasını çıkarttıkları gibi davranıyorlar” diye konuştu. 
 
‘BİZE ÖLÜN DİYORSUNUZ’ 
 
Pandeminin başladığı günden bu yana 132 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğine işaret eden Gürer, “40 bini ise virüsle enfekte oldu. ‘Artık yeter! Tükeniyoruz! Ölüyoruz!’ diyen sağlık emekçilerinin haykırışı duyulmadığı gibi 27 Ekimde çıkan genelgeyle bu seferde yıllık izin ve emeklilik hakları gasp edilmeye çalışılıyor” dedi. 
 
Salgının başından itibaren risk altında çalışan sağlık emekçilerinin meslek hastalığı talebinin de  görmezden gelindiğini sözlerine ekleyen Gürer, “Buna rağmen, izolasyon süremiz bitmeden, test sonucumuz hala pozitifken, teste ve grip aşısına ulaşamazken çalıştık. Pandeminin gittikçe arttığı bu dönemde yıllık izinleri kaldırarak, valilik genelgesiyle ‘tüm kamu kurumlarında’ diye başlayan yazıda yine sağlık emekçileri hariç diyerek bize ölün diyorsunuz. Evet, başarıyorsunuz. Pandemiyle, depremle, genelgelerle, şiddetle ölüyoruz” dedi. 
 
SAĞLIKÇILARIN TALEPLERİ 
 
Gürer sağlık emekçilerinin taleplerini ise şu şekilde sıraladı: 
 
“* Atama bekleyen sağlık emekçilerinin kadrolu, güvenceli ataması yapılmalı. 
 
* Haksız hukuksuz olarak ihraç edilen sağlık emekçileri işlerine dönmeli. 
 
* Güvenlik soruşturması sebebiyle işe başlatılmayan sağlık emekçilerinin işlerine başlamasını istiyoruz. 
 
* Pandemi yönetiminde sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin sürece dahil edilmeli. 
 
* Covid 19’un meslek hastalığı kapsamına alınması gerekir. 
 
* PCR testlerinin sağlık emekçilerine haftada bir yapılması lazım. 
 
* Grip aşısı tüm sağlık emekçilerine bir an önce yapılmalı.
 
* İzin ve dinlenme hakkı, emeklilik hakkı gibi kazanılmış haklarımıza hiçbir koşul altında dokunulmamalı.
 
* Kamu kurumunda çalışanlara sağlık çalışanları da dahildir. Sağlık çalışanlarının tamamını kapsayan ,dönüşümlü çalışma, hamilelerin, kronik hastalığı bulunanlarının idari izinli sayılmasını, çocuklu çalışanlardan talep eden ebeveynin idari izinli sayılmasını istiyoruz. 
 
* Sağlıkta şiddetin önlenmesini
 
* Bütün sağlık emekçilerinin temel ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde düzenlenmesini istiyoruz.” 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.