DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

‘Savaşa hayır’ yasağına tepki: Barışı değil savaşı savunmak suçtur

05.03.2020
A+
A-

İSTANBUL – İstanbul Valiliği tarafından 1-10 Mart tarihleri arasında İdlip’e yapılan operasyon karşıtı her türlü eylemin yasaklanmasına tepki gösteren insan hakları savunucuları ve siyasetçiler, barışı değil savaşı savunmanın suç olduğunu söyledi.

İstanbul Valiliği tarafından dün açıklanan bir duyuru ile 1-10 Mart tarihleri arasında İdlip’te yürütülen harekata karşı yapılacak bütün eylem ve etkinlikler yasaklandı. Valilik açıklamasında hassas günlerden geçildiğini belirterek, her türlü basın açıklaması, miting, gösteri ve bildiri dağıtımının toplumda infial yaratacağını savunurken, insan hakları savunucuları ve siyasiler valiliğin bu kararına tepki gösterdi. 
 
‘SAVAŞ SİYASETİ GELİŞTİRİLDİ’
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, iktidarın klasik bir karar alarak işini yaptığını belirtti. İktidarın toplumsal tepkinin olduğu her yerde kendi hegemonyasını korumaya çalıştığını belirten Piroğlu, “Bir savaş siyaseti geliştirdiler, bu savaş halka rağmen, halkın çıkarlarına karşı bir savaştır. Kendi iktidarlarını var etmek için yürüttüğü bir savaştır. Bedelini yoksullara ödetmeye çalışıyor ve bunun toplumda kabul olmadığını da biliyorlar. Toplumsal reddedişin örgütlü bir eyleme dönüşmesini engellemeye çalışıyorlar. Bunun içinde yasakları devreye sokuyorlar” dedi. Bu yasaklamaların kayyum ve açlık grevleri dönemlerinde yapıldığını vurgulayan Piroğlu, kararın hukuk dışı olduğunu ve karşılığının olmayacağını ifade etti.  
 
‘BU YASAK KABUL EDİLEMEZ’
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğünün keyfi olarak yasaklanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Uluslararası yorumlarda, bu özgürlüklerin savaş halinde bile kısıtlanamayacak haklar kategorisinde değerlendirildiğini aktaran Yoleri, “Savaş politikalarını övmek uluslararası literatürde suçtur. Ama barışı övmek, barış istemek bir sorumluluktur. Dolayısıyla barışı, yaşamı, insanların haklarını kullanabilecekleri ortamları savunan açıklamaların yasaklanması kabul edilemez. İnsan hakları savunucuları her zaman barıştan yana tutum alacak, barışı talep edecektir. Bu nedenle de biz bu şekilde getirilen yasaklamanın bir an önce kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘ULUSLARARISI LİTARATÜRDE SUÇTUR’
 
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı da Birleşmiş Milletler Medeni Haklar Sözleşmesi’nde savaş propagandası yapmanın suç olarak tanımlandığını belirtti. Türkiye’de özellikle Efrin sürecinden itibaren barış istemeyi yasaklayan bir tutum alındığını sözlerine ekleyen Fincancı, “Savaşa karşı olmak bizim en doğal hakkımız. Savaşa karşı olmak demek yaşam hakkı ihlallerine karşı olmak, insanlar yaşasın, ölmesin demektir. O nedenle böyle bir yasak kararının herhangi bir geçerliliği olmadığını uluslararası alanda suç niteliği taşıdığını söyleyebilirim” diye konuştu. 
 
‘KARARIN BİR HÜKMÜ YOK’
 
Kararın kabul edilemez olduğunu söyleyen Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay da “Ülkemizin, Ortadoğu’nun, dünyanın en önemli gerçeği ve savunulması gerekilen ilkesi barıştır. Dolayısıyla savaşa hayır demek barış istemek hiçbir biçimde hiçbir iktidar gücü tarafından yasaklanamaz. Savaşa evet diyenlerin karşısına barışa evet diyen insanlar çıkar. Dolayısıyla bunun da bir hükmünün olduğunu düşünmüyorum” diye belirtti. 
 
‘EMEKÇİLERİN BİLİNÇLENMESİ İSTENMİYOR’
 
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ise egemenlerin savaşlar başladığında savaşa hayır diyenlerin sesini kısmak istediğini belirtti. İktidarın bir savaş yürüttüğünü ve gerekçelerini halka açıklayamadığını aktaran Tümüklü, iktidarın, emekçilerin bu savaşa karşı bilinçlenmesini, tepki göstermesini istemediğini ifade etti. Tümüklü ayrıca, yasakçı mantığın esasen içinde bulunduğu koşullarda kendi siyasetini sürdürme çabasın olduğunu da sözlerine ekledi. 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.