DOLAR 7,6228
EURO 8,9641
ALTIN 467,50
BIST 9,7544
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

‘Şiddeti önleyecek genelgeler yayımlanmalı’

24.03.2020
A+
A-

DİYARBAKIR – Koronavirüs salgınıyla birlikte evlere kapanan kadınların karşı karşıya kalacağı muhtemel şiddete dair kaygılarını paylaşan Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yeni genelgeler yayımlamaya çağırdı. 

Birleşik Krallık Uluslararası Kalkınma Departmanı’na bağlı UK Aid Direct kuruluşu, Kovid-19 salgının pandemi ilan edilmesinin ardından ev içi şiddetin arttığını gösteren bir rapor yayımladı. Çin’in Vuhan kentinde başlayıp tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirlerden biri olan sosyal tecrit ile birlikte yayımlanan şiddet raporlarında şiddetin artığı görülüyor. Çin’ de uygulanan tecrit sonrasında hazırlanan raporlar ev içi şiddetin 3 kat arttığını gösterirken, bu süreç içerisinde adli ve idari mekanizmaların çalışmaması, sığınma evlerinin evsizler için barınağa dönüştürülmesi etkenler arasında sayıldı.
 
Türkiye’de de Bakanlıkların yayınladığı genelgelerle koronavirüse karşı bir takım önemler alınırken, bu önlemlerin aile içi şiddeti artıracağı kaygısı taşınıyor.
 
‘STRATEJİ GELİŞTİRİLMELİ’
 
Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, Türkiye’de salgının yayılmaması adına sık sık “evde kal” çağrılarının yapıldığını, ancak kadınların ev içinde büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Kaya, Türkiye’de de ilerleyen günlerde aynı manzaraların yaşanmaması için önleyici stratejilerin geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.  
 
Uzmanların koronavirüse karşı henüz tıbbi olarak bir aşının geliştiremediğini ve tüm dünyada korunma yöntemi olarak “sosyal izolasyon”, “sosyal mesafe” gibi yöntemleri önerdiğini ifade eden Kaya, kadınların şiddet gördüğü, emeğinin sömürüldüğü evlerde kalmaya mecbur bırakıldığına değindi.
 
‘GÖRÜNMEZ BİR HAL ALABİLİR’
 
 Koronavirüsü ile birlikte toplumsal izalasyonun kadınlar için büyük sorunlar doğurduğunu belirten Kaya, “Şiddet uygulayan erkeklerin, uyguladıkları şiddeti, görünmez kılmak için normal zamanlarda en çok uyguladıkları yöntemlerden biri de kadını sosyal alanlardan koparmak. Yani arkadaşlarından, sosyal çevresinden kopartarak yalnızlaştırmaktır. Şimdi bu virüs bu yalnızlaştırma ve eve kapatma halini erkeklere kendiliğinden sunacak ve bu da şiddetin hem artmasına hem de görünmez bir hal almasına sebep olacaktır. Tabi ki tüm erkekler şiddet uygulayacak demiyoruz. Ancak şiddet uygulamaya yatkın erkekler için uygun bir zemin oluşacak. Yanı sıra erkekler için evde olma hali ‘can sıkıcı’ olacağından daha stresli ve agresyon üretmeye yatkın bir hale gelip, bunu da kadına yöneltebilirler” diye belirtti.
 
‘ÜCRETLİ İZİN UYGULAMASI DEVREYE KONULMALI’
 
Zorunlu sosyal tecrit halinin yaratacağı başka bir soruna değinen Kaya, kadınların işlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını ifade etti. Kaya, “Kadınlar daha çok yoksullukla karşı karşıya gelebilir. Bu durum şiddet gördüğü halde yaşadığı kişiyi terk etmeyi veya hukuki yollara başvurmasını zorlaştıracaktır. Bu nedenle de devletin ilgili kurumlarınca ücretli izin uygulamasının kamu ve özel sektöre sunulacak destekle derhal hayata geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
 
‘KOMŞUMUZA DUYARSIZ KALMAMALIYIZ’
 
Tedbir amaçlı tüm aile bireylerinin evde olması ile birlikte kadının emeğinin ev içinde sömürüleceğini kaydeden Kaya, “Kalabalık ailelerde kadın açısından daha çok ev içi emek, daha çok hizmet ve bakım emeği demek. Bu durumla baş etmenin yolu da erkeklerin virüse karşı gösterdikleri farkındalığı, aynı oranda kadına karşı göstererek, evde yapılan işlerin kadının tek başına sorumluluğu olmadığını anlamaları ve destek olmaları gerekir. Yıllarca kadınlar olarak kadının özel alan dışında olmasının mücadelesini verirken bugün bu virüs salgını işimizi daha da zorlaştırmaktadır. Var olan erkek egemen sistemin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ataerkil aile ilişkilerinin üstüne bir de sosyal tecrit, kadınların daha çok şiddet göreceği ve şiddetin görünmez olacağı, dört duvar arasında kalacağı durumlar yaratacaktır. Biz kadınlara bu noktada yine çok iş düşüyor; komşumuz, yakınımız kadınların  şiddet görmesine tanık olduğumuz veya seslerini duyduğumuz anda harekete geçmeli ve ilgili birimlere haber vermeliyiz” uyarısında bulundu.
 
‘KURUMLARA BAŞVURSUNLAR’
 
Salgından dolayı evlerinden çıkamayan kadınların şiddet görmesi durumunda, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), kolluk kuvvetleri, Cumhuriyet Savcılığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kadın örgütleri gibi bir çok kurum ve kuruluşa başvurabilecekleri bilgisini veren Kaya, bu kurumların aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini belirtti. 
 
‘YENİ GENELGELER GÖNDERİLMELİ’
 
Kaya, bu süreçte adli ve idari makamların kadının uğradığı şiddeti ikincil görmesi kaygısını taşıdıklarını belirterek, “Çünkü normal zamanlarda bile kadını ikna ederek tekrar eve gönderen, 6284 sayılı yasadan bihaber kolluk görevlileri var. Bu nedenle de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı2nın hızlıca bir genelge göndermeli, tüm ilgili kurumların 6284 ve İstanbul Sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde hareket etmelerini zorunlu kılmalıdır. Adli ve idari makamlar şiddet gören kadını öncelemeli ve yasaya uygun bir şekilde tedbir ve koruma kararlarını almalıdır” şeklinde konuştu.
 
KADINLARA ÇAĞRI: SUSMAYIN
 
Yaşanan sosyal tecridin ne kadar süreceğinin bilinmediğini ancak kadın kurumları olarak üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye devam edeceklerini kaydeden Kaya, şöyle konuştu: “Rosa Kadın Derneği olarak, mobil telefon, sosyal medya hesaplarımız ve web sitemizden dayanışmamızı ve çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Geçtiğimiz gün il dışından bir başvuru aldık ve hukuk komisyonumuzdan bir avukat arkadaşımızın desteği ile hukuki süreci başlattık. Salgın sürecinde kadınları bilgilendirme ve korumanın yanı sıra bu sürecin yaratacağı sonuçlar konusunda da bilgilendirmeler yapacağız. Buna göre bir strateji belirleyeceğiz. Biz kadınlar olarak ayrıca hem hastalıkla gelişen toplumsal sorunların hem de kadına yönelik şiddet meselesinin kadın mücadelesi ve dayanışması ile aşılacağına inanıyoruz. Bu durumda da biz kadın örgütleri olarak ciddi bir biçimde kadınların hem hukuki anlamda, hem de sığınma alanları açısından işlevsel yöntemlerle destek olacağımızı ve yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Şiddet gören tüm kadınlara çağrımız; hastalık, yoksulluk veya başka hiç bir gerekçe ile susmamaları, Rosa Kadın Derneğine veya diğer adli ve idari mekanizmalara başvurmalarıdır.” 
 
 
 
 
 
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.