DOLAR 5,8867
EURO 6,6064
ALTIN 252,4
BIST 91.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Parçalı Bulutlu

Siirt’te 5 bin yıllık arkeolojik buluş: Çocukları kurban etmişler

04.07.2018
A+
A-

Siirt’te arkeolojik çalışma yürüten Dr Brenna Hassett ve ekibi, Türkiye’deki bir Bronz Çağı mezarlığı olan Başur Höyük’te ölü gömme uygulamalarını inceledi. İnceleme sonucunda mezarlıkta, MÖ 3100 ila 2800 arasında gömülmüş insanların kalıntıları tespit edildi.

Arkeofili’de yer alan habere göre; Bu mezarlık, Mezopotamya yöneticilerinin gömüldüğü lüks bir mezar yeri olan Ur’un ünlü Kraliyet Mezarlığı’ndan 500 yıl öncesine tarihleniyor.

Başur Höyük kazılarında, çok sayıda insan kalıntısı içeren geniş, tabut benzeri bir taş mezar ortaya çıkarıldı. Bu mezarda, dönem ve bölge için görülmemiş sayıda yüksek statülü mezar hediyeleri vardı.

Üç mezarda en az 11 kişinin kalıntıları ortaya çıkarıldı. Kadın ve erkeklerden kalıntılarından oluşan bu mezarlardakiler, 11 yaş ve üzerindeki genç yetişkinlerden oluşuyordu.

Mezarın dışında, özenli süsler ve mezar hediyeleriyle birkaç kişi daha gömülmüştü.

Brenna, “Bu mezarlar, gömülmüş olan bireylerin gençliği, gömülenlerin sayısı ve onlarla birlikte gömülen eşyaların zenginliğinden dolayı dikkat çekici.” diyor.

“Mezopotamya’daki kadınlar ve çocuklar, nadiren mezar hediyeleriyle birlikte gömülmüştü, ama bu hediyeler normalde kişisel eşyalardı.”

“Bu gençlerin kazara ya da doğal olarak ölmediklerini gösteren çok çeşitli kanıtlar var. Daha çok kurban edilmiş gibiler.”

Antik Yakındoğu’da insan kurbanı
Antik Yakın Doğu, günümüz Irak’ının yanı sıra Türkiye, İran, Suriye ve Kuveyt bölgelerini de kapsayan bölgeden oluşuyordu. Tarihi yaklaşık MÖ 4.000’den başlıyor.

Bu alanın büyük bir kısmı, yazı sistemleri ve tanrılar tarafından bağlanmış bir kültür koleksiyonu olan Mezopotamya’yı oluşturdu.

Bu gibi birçok erken insan topluluğu, daha büyük ve karmaşık hale geldikçe insan kurbanlarını bir araç olarak kullandılar.

Brenna, “Önceden, bu alandaki insan kurbanının bilinen en iyi örneği, yüzlerce mezarın kurban edilmiş olarak tanımlandığı, Ur’un Kraliyet Mezarlığı’ndaki anıtsal keşifti.

“İnsan kurban etme uygulanmasının, Mezopotamya’da ortaya çıkan karmaşık medeniyetlerin iktidarını pekiştirme biçimlerinden biri olduğu ileri sürüldü.”

“Bu keşif, bu uygulamayı 500 yıl öncesine ve 800 km’den daha fazla kuzeye taşıyor.”

İçinde ve çevresinde sekiz iskeletin kalıntıları olan büyük bir mezar. C: Başur Höyük Araştırma Projesi.

İnsanların kurban edildiğini nasıl biliyoruz?

Mezarda iki çocuk yatar vaziyette gömülmüş, diğer sekiz genç de ayakları üstünde gömülmüştü. Dikkatli bir şekilde gömülmüşler ve değerli mallar ve özenli bir dekorasyonla, toplumsal değerin kasıtlı bir görüntüsüyle süslenmişlerdi.

Araştırmacılar bu insanların nasıl öldüğünü tam olarak doğrulayamasalar da, mezarın dışında bulunan en az iki kişi, doğal olmayan ölümlere işaret eder şekilde, keskin bir aletle yaralanma ve bıçaklanma gibi travma kanıtları gösteriyordu.

Özellikle genç yetişkin erkeklerden birinin kalçasında ve kafasında travma vardı ve şiddetli bir şekilde acı çekmiş gibi görünüyordu. Belki de kalçasına ve kafatasına keskin bir aletle vurulmuştu. Kafa yaraları, Ur Kraliyet Mezarlığı’ndaki kurban mezarlarında görülen kafatası travmalarına benziyordu.

Brenna, “Bu çocukların ve gençlerin katliam veya çatışmada öldürülmüş olması olası değil. Vücudun dikkatli bir şekilde yerleştirilmesi ve şiddetli ölüm kanıtları, bu kalıntıların diğer bölgelerde görülen aynı insan kurbanı modeline uyduğunu gösteriyor.” diyor.

Neden kurban edilmişlerdi?

Mezarlar, bu dönemde, güneybatı Asya’da ilk devletler kurulduğunda, büyük siyasi ve sosyal ayaklanmaların kanıtlarını gösteriyor.

İnsanları ritüel amaçlar için öldürme eylemi olan insan kurbanı, genellikle hiyerarşik merkezileşmiş toplumlarla ilişkilidir. Çeşitli ruhsal, politik, askeri veya ekonomik hedeflere ulaşmak için yapılabilir.

Mezopotamya’da bu dönemki politik karışıklık, istikrarsızlık ve kriz dönemi olduğu için, bunun gibi kurban etme işlemleri, bir kenti veya devletin nüfusunu kontrol etmenin bir yolu idi.

En kuzeyde, Üst Dicle nehri vadilerinde, Başur Höyük’te bulunan kanıtlar, insanların güçlerini göstermek için yeni yollar geliştirdiğini gösteriyor.

Başur Höyük, günümüz Irak’ının yanı sıra Türkiye, İran, Suriye ve Kuveyt bölgelerinin yaşadığı, metal işleyen kültürler ile Mezopotamya olarak bilinen bölge arasında önemli bir kavşakta yer alıyordu.

Brenna, “Bu heyecan verici keşif, dünyanın ilk devletlerinin gelişimine bakışımızı değiştirecek.” diyor.

Buna ek olarak, kazılarda, aynı anda gömülmüş en az elli kişinin bulunduğu bir toplu ölüm çukuru da dahil olmak üzere, gizemli bir mezar serisi de ortaya çıktı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.