DOLAR 6,7135
EURO 7,2496
ALTIN 348,39
BIST 89.356
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmur

Şırnak’ın 1992 Newrozu tanıkları: Damlarda ateş hiç sönmedi

16.03.2020
A+
A-

ŞIRNAK – Şırnak’ta 47 kişinin katledildiği 1992 Kanlı Newrozunu “92 ruhunu tanımlayacak bir söz yok” diyerek anlatan tanıklar, “Tüm engellemelere rağmen halk evlerinin damında Newroz ateşini yaktı, ablukayı direnişle kırdı ve sokakları boş bırakmadı” dedi. 

Kürtlerin geleneğinde Demirci Kawa’dan bu yana Dehaqlara başkaldırma ve baharın gelişinin sembolü olan Newroz, uzun yıllardır “Ulusal Bayram” olarak kutlanıyor. Tarihte ilk defa, bir salgın olan koronavirüs (Kovid-19) tehdidi sonucu iptal edilmek zorunda kalınan Newroz, bu yıl kitlesel kutlanmayacak. 
 
Direniş ve özgürlük ruhuyla her yıl kutlanan Newroz, 1990’lı yılların başında silahların hedefi oldu. Tarihe “Kanlı Newroz” olarak geçen 1992 yılı Newrozunda, Şırnak’ta 47, Cizre’de 57 ve Nusaybin’de 16 kişi katledildi. 
 
“Kanlı Newroz”un ilk fitili Şırnak’ta atıldı. Şırnak Valiliği’nin Newroz yasağını dinlemeyen binlerce kişi bugünkü adıyla Cumhuriyet Meydanı olan Şırnak merkezde bir araya geldi. Köylerden akın akın şehre inen binlerce kişinin Newroz kutlama isteği kontra-gerilla, polisler ve askerlerce tank ve toplar kullanılarak bastırılmak istendi. Şırnak’ta Newroz kutlamakta ısrar eden kitlenin üzerine açılan ateş sonucu çıkan olaylar bir hafta boyunca aralıksız devam etti. Şırnak’ta daha sonra açıklanan resmi verilere göre, 47 kişi yaşamını yitirdi, 80’i aşkın kişi ise yaralandı. Newroz sonrası 24 kişi gözaltına alınarak, 7 yıl 6 ay ila 35 yıla varan hapis cezaları verildi. 
 
Şırnak Newrozunda tutuklanan ve 12 yıl ceza alıp, 9 yıl 6 ay cezaevinde kalan Şahin Sümbül, o dönemi anlattı. 
 
NEWROZ BAYRAĞI DÜŞÜRÜLMEDİ
 
Devlet erkanının Newroz kutlamasına izin vermeyeceğini söylemesinin ardından halkın kararlı olduğunu belirten Sümbül, “Halk tarafından karar alınmıştı, ne olursa olsun Şırnak’ta Newroz kutlanacaktı. Şırnak merkeze bağlı bütün köylerden insanlar akın akın Şırnak’a gelmek için yollara düştü. Devlet biliyordu ki halk yasakları tanımayacak. Newroz bugün Cumhuriyet Meydanı olarak bilinen alanda kutlanacaktı. Maalesef devlet kan dökerek engelledi. Köylerden Şırnak’a gelen halk girişlerde engellendi. Asker halkın yolunu kapattı. Devlet tanklarıyla, toplarıyla engel çıkardı. Fakat halk dinlemedi ve Newroz’u kutlamak için Şırnak merkeze geldi. Halk sokaklara girdiği zaman kolluk güçleri halkı silahlarla taramaya başladı. 7-8 insan gözlerimin önünde yere düştü ama ellerindeki bayrağın yere düşmesini engellediler. Biri vuruluyordu diğeri koşup alıyordu. Halk iradesiyle o baskı kırıldı” diye konuştu.
 
O GÜNLERİN RUHU
 
“O günlerin ruhunu tanımlayacak söz yok” diyerek konuşmasını sürdüren Sümbül, “Çünkü insanlar silahlara karşı meydan okuyordu. Biri vurulduğu zaman ardında kalanlar onu kaldırıp kaldıkları yerden direnişe devam ediyordu. 92 ruhunu tanımlayacak bir söz gerçekten yok. O gün katliam ve kanla geçti ama aynı zamanda direniş ve irade de büyüktü. Bugün Newroz’un rahatça kutlanmasında o günkü direnişin çok etkisi var. O gün Newroz kesin kutlanacak diye bir karar vardı. Ve gerçekleşti” diye anlattı.  
 
‘NEWROZ KUTLU GÜNDÜR’
 
1992’de 20 bine yakın insanın Şırnak merkezde Newroz kutlamaya geldiğini fakat toplanmasına izin verilmediğini söyleyen Sümbül, “Devlet onların bir araya gelmesini engelledi. O gün her yerde asker polis vardı. Bu günkü gibi her yer doluydu. Panzerler ile her yer kapatılmıştı. Her zorluğa rağmen o Newroz kutlandı” ifadelerini kullandı. Newroz’un Kürt halkı için çok önemli olduğunu ve bütün dünyanın da bugünün öneminin farkında olduğunu dile getiren Sümbül, “Bugün Kürt halkı için kutlu bir gündür” dedi. 
 
DAMLARDA NEWROZ ATEŞİ
 
Şırnak Newrozunun tanıklarından Taybet İnan (71) ise, katliamla bastırılan 92 Newrozuna katılmalarını “O gün bütün halk olarak keyifle sokaklara düştük ve Newroz kutlamasına çıktık” cümlesiyle özetledi. “Biz daha toplanmadan asker ve polis bizlere müdahale etti. Bir an da üzerimize ateş edildi” diyen İnan, şöyle devam etti: “2 kişi hemen yanımda vuruldu. Halk sağa sola kaçışmaya başladı. Ben ve Bişeng heykelin oraya gidip oturduk. İnsanların bir araya gelmesini engellediler. O gün bir kadın yanımda vuruldu. Yaralılarımızı ve cenazelerimizi görmek için hastaneye gittik ama görmemize izin verilmedi. Geceye kadar sokak sokak kovalamaca yaşandı. Bir araya gelemediğimiz için kimilerimiz evlerinin avlularında ateş yaktı kimilerimiz de evlerimizin damında ateş yaktık. Biz de kendi evimizin damında büyük bir ateş yakarak, Newrozumuzu kutladık.” x
 
ATEŞ HİÇ SÖNMEDİ 
 
Polislerin avlularda yakılan ateşlere müdahale edip, söndürdüğünü belirten İnan, “Ama damlarda yaktığımız ateş yanmaya devam etti. O gün Newroz için kendime ve iki kızıma yelekler ve etek örmüştüm. Sarı, kırımızı, yeşil renkleriyle özenerek yapmıştım. Onları Newroz’un hatırası olarak kaldırıyordum ama sokağa çıkma yasaklarında evimizi yıktılar, bütün her şeyimizi yitirdik. Kıyafetler belki gitti ama o Newroz’un hatırası hala aklımda. O günden sonra her sene yine Newroz kutlamalarına katıldım. Newroz ateşini yaktım. Baharın gelişini halkımızla kutluyoruz. İçimde büyük bir sevinç oluşuyor”  dedi. 
 
BİRİMİZ ÖLÜRSE DİĞERİ…
 
92 Newrozunun tanıklarından Meryem İrmez de, başta kadınlar olmak üzere herkesin kent merkezinde sokaklara çıkarak yürüyüş başlattığını söyledi. Yürüyüşün başlamasının ardından birçok evden askerlerin ateş açtığını belirten İrmez, “İnsanlar öldürüldü. Her yerden ateş açılıyordu. Pencerelerden bile ateş açılıyordu. Cenazelerin yerden kaldırılmasına izin verilmiyordu. Sokaktaki cenazeleri evimize taşıdık. Evde yıkayıp, kefenledik ama defnetmek için dışarı çıkartmamıza izin verilmiyordu. Evden çıkamıyorduk. Evimize gelenlerle kararlaştırıp anahtarı ortak bir yere koymaya karar verdik ve çıktık. Olurda birimiz ölürse diğerleri evdeki cenazelere sahip çıkacaktı”  dedi.
 
BÜTÜN ŞIRNAK SOKAKTAYDI 
 
“O gün bütün Şırnak sokaklardaydı. Onlarca insanımız vuruldu” diyen İrmez, “O gün çok kargaşa ve büyük bir direniş vardı. Bayrağı alan vuruluyordu. Daha bayrak düşmeden bir diğeri alıyordu. O gün halk taranıyordu. Hamile kadınlar, çocukları kucaklarında olan kadınlar, gençler hemen herkes sokaklardaydı. Kadınların ellerinden çocukları düşüyordu ama kadınlar çocuklarını yerden kaldırıp direnişe devam ediyordu. Muazzam bir direniş vardı” diye konuştu. 
 
O GÜNLER UNUTULMUYOR
 
Her sene Mart ayında 28 yıl önceki muazzam Newroz’u hatırladığını söyleyen İrmez, “O günleri asla unutamam. O büyük iradeyi ve halkın güçlü çıkışını unutamam. Her sene aynı ruh ve inançla Newroz’umuzu kutluyoruz. Çünkü o gün öyle bir direniş vardı ki; ne cenazelerimizi yerde bırakıyorduk ne de bayrağımızı. O kadar bedel ödedik o Newroz’da ve hatırası hala yüreğimizde” dedi.
 
MA / Müjdat Can – Ömer Akın

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.