DOLAR 6,8612
EURO 7,7521
ALTIN 392,22
BIST 8,5740
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 33°C
Parçalı Bulutlu

Sırtında barışı taşıyordu; 10 Ekim’de vurdular Erhan’ı

10.10.2018
A+
A-

Ahmet KANBAL

Adana’nın en tehlikeli mahallelerinden biri olarak anılsa da aslında kendi emeği ile geçinen en güzel mahallelerinden biri olan Adana’nın Kürdistanı(*) Gülbahçe’de tanımıştım onu. Hurdacılık yapıyor ama fırsat buldukça da mahallelinin yardımına koşuyordu. Topladığı hurdalardan elde ettiği gelir ile 5 çocuğuna güzel bir yaşam sunmayı amaçlıyordu ama biliyordu sadece bunun yetmeyeceğini. Barış lazımdı. İnsan hakları lazımdı. Mücadele ve kararlılık gerekiyordu.

Telefonum çaldı birgün ve oydu arayan. Kendisine zarar vermek isteyenler olduğunu söylemişti. Polis olduklarını ve kendisinin mahallede olan biteni kendilerine iletmelerini tembihlemişlerdi. Yaparsa karşılığını alacağını, yapmaz ise ailesine ve kendisine zarar vereceklerini söyleyerek tehdit etmişlerdi. Ama o tehditlere aldırmamış aynı şekilde devam etmişti. Bununla da yetinmemiş hepsini teşhir etmişti.

Ama barış gelmemişti. Barışı getirmeliydi çocuklarına. Barış gelmeli çocuklar yaşamalıydı. Çocuklar gülmeliydi. Bunun için birşey yapmalıydı…

DAİŞ’in Türkiye sınırlarından girerek saldırdığı günlerdi. Kobanê’de tarihe yazılacak destansı bir mücadele veriliyordu. Bir başka mücadele ise sınırın Türkiye tarafında DAİŞ’lilerin geçişlerini engellemek isteyen gönüllü halk kitlesi tarafından sergileniyordu. Gözler, kulaklar, düşünceler, dualar, ağıtlar ve bir insan bedenindeki tüm uzuvlar Kobanê için harekete geçmişti.

Bu defa oradaydı. Yanına aldığı heybeye doldurmak istediği barışı Kobanê sınırında arıyordu.

AKP hükümeti zorlu uğraşlar sonrası Kobanê boşalsın diye sivillerin geçişlerine izin vermiş siviller sınıra yığılmıştı. Şengal’de DAİŞ’in zulmünden kaçmak zorunda kalan Ezîdîler Amed’e gelmişti. Açtılar, yorgundular, acılı ve öfkeliydiler ama dirençliydiler de. İhtiyaçları vardı karşılanması gereken ve yine görev vicdanlı bir grup insan topluluğuna düşmüştü.

Birşeyler getirmeli destek olmalıydı. Öyle de yaptı ve Adana’nın kimileri için ürkütücü görülen Kürdistanı Gülbahçe’de aldı sırtına heybe niyetine at arabasını kapı kapı dolaştı. Barışa bir nebze olsun katkı sunmak için çalmadık kapı bırakmadı.

İşte böyle bir günde tekrar karşılaştık Erhan Avcı ile. Heybe niyetine sırtına bağladığı at arabası ile yardım toplarken, Kobanê halkına yardım edecek barış bir adım daha ileri gelecekti. Adeta barışı sırtlamıştı.

Fotoğraf: DİHA – 2014

O gün çekildi bu fotoğraf. Sırtına aldığı heybesinde barışı taşıyordu bir kapıdan başka bir kapıya Erhan. Yorulmadı o gün devam etti yoluna. Avukat Şiar Rişvanoğlu‘nun da dediği gibi: Sabırlı, kararlı, inatçı bir at gibi!

-Zira o fotoğraftan daha iyi bir kare yoktur onun bütün bir hayatını, mücadelesini baştan başa, boydan boya anlatan. Fotoğrafın çekildiği yer Adana Kürdistanı’nın kalbi, kendisinin de oturduğu yer olan Gülbahçesi Mahallesi’nin merkezi, tarih 2014’ün Eylül ayıdır. Erhan, Yılmaz Güney’in Umut filmindeki baş kahraman Cabbar’ın arabasına benzer eski, kırık dökük bir at arabasını çekmektedir. Sabırlı, kararlı, inatçı bir at gibi!- (*)

Ankara’da 10 Ekim’de yine yanındaydı heybesi. Doldurmak istedi heybesini barışla.

İzin vermediler. Erhan’ı heybesini alıp Ankara’ya gelen 104 barış sevdalısı ile vurdular. Barış umutlarını bombaladılar. Ama bitirmeye yetmedi umutları. Erhan ve yoldaşları dimdik umut bıraktı. Barışı taşıdıkları heybeleri bıraktı.

O heybeler şimdi Erhanların elinde… Barışa olan özlemle…

10 Ekim’de Ankara’da katledilenlerin tamamı ve Erhan Avcı’ya minnetle, saygıyla…

* Şiar Rişvanoğlu’nun Erhan Avcı ile ilgili kaleme aldığı makaleden alıntılanmıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.