DOLAR 5,7716
EURO 6,4587
ALTIN 272,1
BIST 110.115
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

Siyasi ve idari sorumlulara 4 yıldır dokunulmadı

08.10.2019
A+
A-
ANKARA –  103 insanın can verdiği 10 Ekim 2015 günü yaşanan Ankara Garı Katliamı’nın 4’üncü yılında beklenti hala karşılanmayan adalet talebinin yerine getirilmesi. Sendika ve meslek örgütleri, katliamın arkasındaki siyasi güçler ve devlet yetkililerinin yargılanmasını isterken, aileler yitirdikleri yakınları için anıt yapılması beklentisinde.
 
Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015 günü düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”nde DAİŞ tarafından gerçekleştirilen canlı bomba saldırısında 103 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi de yaralandı. Saldırıyla ilgili 36 sanığın yargılandığı davada, eylemin “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçunu oluşturduğu, “insanlığa karşı suç”un yasal unsurlarının ise gerçekleşmediği belirtilerek buna göre cezalar verildi. Katliamın siyasi ve idari sorumlularına ise dokunulmadı.
 
Katliamın üzerinden geçen 4 yılda yaşamını yitirenlerin aileleri ve mağdurlar adalet arayışında. Bu talep, yaşamını yitirenlerin ailelerince kurulan 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 Ekim- Der) ile mitingi düzenleyen KESK, TTB, TMMOB ve DİSK tarafından katliamın yıldönümünde yapılacak anmalarda da adalet taleplerini yükseltmeye devam edecek.
 
KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, miting gününde Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir katliamla karşı karşıya kaldıklarını hatırlattı. KESK olarak başından beri bu katliamın “insanlığa karşı işlenen suç” değerlendirilmesini istediklerini ifade eden Bozgeyik, Cumhuriyet tarihi boyunca işlenen bütün katliamlarla yüzleşme çağrısında bulundu. Yaşanan katliamları yeni nesillere aktarma gibi bir sorumluluklarının olduğunu dile getiren Bozgeyik, bu sorumluluk çerçevesinde mücadelelerinin süreceklerini söyledi. 10 Ekim günü Emek ve Demokrasi Güçleri ile birlikte bir kez daha katliamı yapanları lanetleyeceklerini dile getiren Bozgeyik, “Barıştan yana tutum alan tüm demokrasi güçlerini yapacağımız bu anmalara katılmalarını istiyoruz” dedi. 
 
‘FAİLLERİN ORTAYA ÇIKMAYACAĞINI ANLADIK’
 
TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman da, katliamın ardından hekimler olarak yaralılar için alana gitmeye çalıştıklarını hatırlatarak, alana gittiklerinde yaralılar üzerlerine biber gazının sıkılmasıyla faillerin ortaya çıkartılmayacağını anladıklarını söyledi. Hukukun tüm kurallarının işlediği bir yargılama görmediklerini vurgulayan Adıyaman, “Gerçek suçlular, olaydan mesul olanların ortaya çıkartıldığını düşünmüyoruz. Faillerin kim olduğunu biliyoruz. Sadece 2 kurban seçildi” diye konuştu.
 
‘DÜŞLERİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’ 
 
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise, “7 Haziran seçimlerinde AKP’nin iktidar olma çoğunluğunu kaybetmesinin ardından Suruç Katliamı’yla başlayan ardından Türkiye’nin her yerinde bombaların patladığı, katliamların yaşandığı sürecin içerisine girildi” diyerek düzenledikleri mitingin tarihi öneme sahip olduğunu ifade etti. Katliamın 4’üncü yılına girerken acılarının halen taze olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, Ankara ve Türkiye’nin dört bir yanında anmalar yapacaklarını belirtti. Katliamın gerçek sorumlularının hesap verene kadar mücadele edeceklerini dile getiren Çerkezoğlu, “Kaybettiğimiz yoldaşların bir düşü vardı. Bu düş Türkiye’ye emeğin saygın, demokrasinin hüküm sürdüğü ve barışın egemen olduğu bir düş. 10 Ekimde kaybettiğimiz bütün yoldaşlarımıza sözümüz; barış ve demokrasinin egemen olduğu emeğin Türkiye’sini kuracağız” dedi. 
 
‘TÜRKİYE’Yİ YÖNETENLER DE SUÇLUDUR’
 
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da, çözüm sürecinin bitirilmesiyle beraber, Türkiye’de yeniden çatışmalı bir ortama girildiğini anımsatarak, Türkiye’nin nasıl adım adım savaşa götürüldüğünü vurguladı. Katliamın tek sorumlusunu DAIŞ olarak görmediklerini dile getiren Koramaz, “Türkiye’yi yönetenler suçludur” dedi. Tüm belge, bilgi ve istihbarat raporlarına rağmen katliamın arkasındaki siyasi güçler ve devlet organlarında görev alan yetkililerin hala yargı önüne çıkartılmadığına sözlerine ekleyen Koramaz, şöyle devam etti: “Barışın, emeğin, takipçisi olacağız. Siyasi anlayışı mahkum etmek, barışı kana bulayanları teşhir etmek, hepimizin görevi.” Koramaz, yaşanan insanlık suçunun unutulmaması gerektiğine de ifade etti.
 
TMMOB, TTB, DİSK, KESK ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneğiyle birlikte hem katliamın yaşandığı meydanın düzenlenmesine ilişkin hem de anıt yapılaması çerçevesinde uluslararası bir yarışmanın hazırlıkları yaptıklarını anlatan Koramaz, yarışmanın startını da 10 Ekim günü vereceklerini söyledi. 
 
Yarışmanın sonucunu Şubat 2020’de açıklayacaklarını belirten Koramaz, 14 Mart 2020 tarihinde projenin uygulamasını da tamamlamayı planladıklarını söyledi.  Koramaz, kazanan proje belirlendikten sonra yaşam bulması için büyükşehir belediye nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaklarını belirtti. 
 
‘ANIT ÇALIŞMALARI BAŞLADI’ 
 
10 Ekim- Der Eşbaşkanı Mehtap Sakinci Coşgun ise, Katliamı’nın 4’üncü yılına anıtsız girilmesinin kendilerine büyük bir hüzün yarattığını söyledi. Yargılama sürecinin geçen yıl sonuçlandığı hatırlatan Coşgun, “Geçen yıldan bu yana biz boş sanık sandalyeli yargılamayla devam ediyoruz” dedi. Bu yılda katliamda yaşamlarını yitirenleri sembolik anıt önünde yapacakları anmayla hatırlayacaklarını ifade eden Çoşgun, her ayın 10’unda patlamanın yaşandığı alana gittiklerini ve orada anıt talebini dile getirdiklerini yineledi. Coşgun, şunları söyledi: “Anıtlaştırma süreci başladı ama artık içimizde bir yara haline geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mansur Yavaş ile görüşmesi sonrasında anıtlaşma süreci biraz daha hızlandı ve girişimler var. Oraya bir anıt yapılması ile ilgili bir yola girdik. Bu belediyenin tasarrufunda olmayacak. Anıtlaşma dediğimiz oraya bir alelade anıt konulması değil. Belediyeyle birlikte çalışma yürütüyoruz. 5’inci yılında anıta kavuşacağız.” 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.