DOLAR 6,0476
EURO 6,7533
ALTIN 247,8
BIST 85.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

‘Soma’yı unutmamak, unutturmamak hepimizin görevi’

13.05.2019
A+
A-
İSTANBUL – 301 maden işçisinin can verdiği Soma katliamının yıl dönümünde sendika ve meslek örgütleri tarafından Kadıköy’de Beşiktaş İskelesi önünde yapılan açıklamada, “Soma katliamını unutmamak, unutturmamak hepimizin görevidir” denildi.
 
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği (TTB), Soma maden faciasında hayatını kaybeden 301 işçiyi Kadıköy’de Beşiktaş iskelesi önünde ortak açıklama ile andı. 
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in de katıldığı açıklamada, “İşçiler mezarda, sorumlular dışarda. Böyle adalet olmaz” ve “Soma’yı, 301 madenciyi unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartları taşındı 
 
‘SORUMLULAR DIŞARIDA’
 
Soma için adalet sürecinin hala devam ettiğini belirten KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Yürütmesi’nden İzzet İldeş, katliamda sorumlu olan herkesin dışarıda dolaştığını söyledi. 
 
Soma maden işletmesinin 2006 yılından sonra özel bir sektöre devredildiğini ifade eden İldeş, “Bundan sonraki süreç ise adeta katliama sebep çıkarırcasınadır. 140 dolarlık maliyetler 23 dolara düşüyor, işçilerle ilgili olan tüm önlemler ortadan kaldırılıyor. Üretim bir buçuk senede 10 kat artırılıyor. Bundan kaynaklı Soma kömür işletmelerinde 2014 yılında 301 arkadaşımızı kapitalizmin kar hırsından kaynaklı kaybettik” diye belirtti.
 
‘İKTİDAR DERS ALMADI’
 
TMMOB İl Kordinasyonu Genel Sekreteri Cevahir Akçelik de, iktidarın Soma katliamından hiçbir ders çıkarmadığını belirterek, “İktidar yeni katliamlara sebep olmaktan başka bir ders almamıştır. Türkiye’de hala taşeron çalıştırma devam etmekte, güvencesiz çalışma koşulları devam etmektedir. Her gün onlarca insan iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. 2018 yılında en az 1923 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2019’un ilk dört ayında en az 545 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ve bu sistem böyle devam ettikçe de onlarca yüzlerce işçimiz kardeşimiz, babamız, amcamız, oğlumuz iş cinayetlerinde hayatını kaybedecek” ifadelerini kullandı.
 
‘DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
 
Yerin yüzlerce metre altına inen insanlara dahi çalışır maske verilmediğinin altını çizen TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Osman Öztürk ise, “Tarihi geçmiş çalışmayan maskelerle onları oraya indiriyorlar. O insanlara orayı mezar yapan o düzeniniz, o kar, o rantınız yerin dibine batsın. Biz insanız ve insanca çalışmayı istiyoruz. Hiç kimse iş cinayetlerinde ölmesin istiyoruz. Herkes sağlıklı yaşasın istiyoruz. Bunun için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada arkadaşlarımızın davasını takip edeceğiz. TTB olarak bu davanın takipçisi olacağız” diye konuştu.
 
‘HUKUK BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ’
 
Ardından ortak basın açıklamasını DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Kamber Saygılı okudu.
 
5 yıl önce Soma’da 301 maden işçinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Saygılı, geçen süre zarfında acılarının hafiflemesi gerekirken daha da arttığını söyledi. Katliamdan sorumlu maden patronu Can Gürkan’ın ölen her işçi için beş gün cezaevinde kaldığını daha sonra tahliye edildiğini vurgulayan Saygılı, şöyle devam etti: “Ülkemizde hukukun çöküşü Soma davasıyla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Davayı Soma’dan kaçıran, katliamda sorumluluğu bulunanları yargılama konusu yapmayan, maden patronu ve yöneticilerini olası kasıt üzerinden değil; bilinçli taksir ile cezalandırarak adeta ödüllendiren yargı sistemi, bir işçi için 5 gün yatmayı yeterli görmüş; ülkemizde hukukun geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sermiştir. Başından beri madenlerde gerekli denetimi yapmayanlar, Soma’daki öldüren çalışma düzenine izin verenler, güvencesiz ve taşeron çalıştırma biçimlerini egemen hale getirenler, sendikalaşmanın önüne engeller koyanlar hiçbir biçimde hesap vermemiştir. Aksine bu boyuttaki katliamların fıtrat olduğunu ifade ederek, katliamın politik savunusuna devletin tepesinin imzasını atmışlardır.”
 
‘HATA DEĞİL KASITTIR’
 
Türkiye iş cinayetlerinin en fazla olduğu ülkelerden biri olduğunu belirten Saygılı, “Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik göçükten çıkış için insanı, emeği, doğayı ve yaşamı  değil; kanı, gözyaşını, betonu ve yıkımı güvence altına alan bir yol tercih edilmektedir. Bu korkunç tercih, 301 işçinin ölümüne sebep olan maden patronuna yeniden maden işletme hakkı vererek bir kez daha ilan edilmiştir. Demokrasi isteyenlerin, basın özgürlüğüne sahip çıkanların, yaşamı savunanların, barış talep edenlerin, iktidarı eleştirenlerin hapishanelere doldurulduğu bir ülkede, 301 kişiyi göz göre göre ölüme yollayanların serbest olması, dibi görünmeyen derinlikte bir ahlaki göçüktür. Gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini bilerek ve isteyerek almamak hata değil, kasıttır. Yıllık üretim planının neredeyse üç katı üretim yapmak için işçileri zorlamak hata değil, kasıttır. 301 işçi kardeşimiz göz göre göre gelen bir katliam sonucu hayatını kaybetmiştir. Karşımızda insan hayatına karşı büyük bir tehdit haline gelmiş; hukuki, politik, ekonomik ve ahlaki olarak göçmüş bir düzen vardır. Soma katliamını unutmamak unutturmamak hepimizin görevidir” diye konuştu.
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.