DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,44
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 32°C
Çar 32°C

ŞÖNİM’e başvuran kadından kanıt istendi

04.05.2021
A+
A-
İZMİR – İzmir’de maruz bırakıldığı psikolojik şiddet nedeniyle ŞÖNİM’i arayarak destek isteyen N.G.’den şiddete dair rapor istendi. N.G., “Devletin bizi koruma altına alması için illa bir taraflarımızın kırılması mı gerekiyor?” diye tepki gösterdi.  
 
Salgın tedbirleri kapsamında alınan “kapanma” kararının en fazla olumsuz etkilediği kesimlerin başında gelen kadınlar, bir kez daha ev içi şiddet ve yaşam tehdidi ile karşı karşıya bırakıldı. İzmir’de yaşayan N.G., maruz bırakıldığı psikolojik şiddet nedeniyle sığınma evine yerleşmek için Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ni (ŞÖNİM) aradı. Ancak ŞÖNİM, fiziki şiddete uğradığı takdirde merkeze alınabileceğini aktardı.  
 
Pazar günü ŞÖNİM’i arayarak yardım isteyen N.G., maruz bırakıldığı şiddeti ve kurumun tutumunu Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.
 
DARP RAPORU OLMALI!
 
Yaşadığı şiddete artık tahammüllü kalmadığını belirten N.G., ŞÖNİM’e yaptığı başvuruyu, şöyle aktardı: “İzmir’de kimsem olmadığı için sığınma evine yerleşmek istedim. Bunun için ŞÖNİM’i aradım. Ancak hem salgından kaynaklı hem de fiziki şiddet görmediğim için beni sığınma evine yerleştiremeyeceklerini söylediler. ‘Şiddet olmadığı sürece barınma amaçlı kabul etmiyoruz’ dediler. Ancak ‘karakola gidip darp raporu alırsanız sizi alabiliriz’ dediler. Ayrıca ‘pandemiden kaynaklı korona testi yapmanız gerekir’ diyerek bir hafta karantinada tutacaklarmış. Prosedürün böyle işlediğini söylediler. Ne anlatırsam anlatayım beni dikkate almayacak gibiydiler. O yüzden bende ısrar etmedim.”  
 
“Devletin bizi koruma altına alması için illa bir taraflarımızın kılması mı gerekiyor? Fiziksel olarak zarar mı görmemiz gerekiyor” sözleriyle tepki gösteren N.G., “Kadınlar devletin kapısına gidiyorsa, devlet o kapıları sonuna kadar açmak zorundadır” diye belirtti.  
 
PSİKOLOJİK ŞİDDET 
 
Hem pandemi hem de gidecek bir yeri olmadığı için eşiyle aynı evde kalmak zorunda kaldığını söyleyen N.G, “Aynı evde yaşıyoruz. Fakat konuşmuyoruz. Anlaşamıyoruz. İki yabancı gibiyiz. Evlendiğim günden beri şiddet uyguladı, ağzımdaki dişleri kırdı. 4 yıl önce boşanmak istediğim için banyoya yatırıp boğazıma bıçak dayadı. Hangi birini anlatayım? 2 yıl önce yaşadıklarımdan kaynaklı karakola gittim. O zaman rapor almadan birileriyle görüşmeler sağladılar ve hemen sığınma evine yerleştirdiler. Ancak eşimin yoğun iknası üzerine 10 gün sığınma evinde kaldıktan sonra eve geri geldim. Ancak aynı şeyler devam etti. Sığınma evinden sonra fiziki şiddet uygulamadı ama psikolojik şiddet ve geçimsizlik devam etti. Çoğu kez ayrılmak istedim ama izin vermedi. Karşı çıktı” ifadelerini kullandı.
 
YALNIZ BIRAKILDI 
 
Maruz kaldığı şiddeti ailesine anlattığını ancak kimsenin destek olmadığını sözlerine ekleyen N.G., yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: “Güçsüz bir insan değilim. Kendime sonsuz güveniyorum. Evleninceye kadar öyleydim. Karıncayı bile incitmezdim. Ama ben bu adamla evlendim, hayatım karardı. İnsanlığımı unuttum. Aynanın karşısına geçip kendime baktığımda ‘sen nasıl bu hale geldin’ diye kendi kendimle konuşuyorum. Çünkü bunları anlatabileceğim tek bir insan yok çevremde. Eşimden dolayı hiçbir yere çıkamam, kimseyle konuşamam, arkadaşlarım yok, sosyal bir hayatım yok. Çok yalnızım. Bunu kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar hem de çok. Sağlığımı kaybettim. Artık ellerim titriyor. Evin kapısını bile açamıyorum. Kalbim, yüreğim, beynim o kadar nefretle dolu ki… Hiç bu kadar aciz hissetmemiştim. Her şeyin üstesinden gelebilirim ama yalnızım. Benim bu evden çıkmam lazım. 6 yıldır içim çok acıyor. Kadınların sesimi duymasını istiyorum.” 
 
Kadınlara seslenen N.G., son olarak “Eğer bir defa şiddete maruz kalıyorsanız affetmeyin. Asla ikinci bir şansı vermeyin. İkinci şansı ‘düzelir’ diye verdim. Ama düzelmiyor.” dedi.
 
ŞÖNİM YETKİLİLERİNE ULAŞILAMADI 
 

N.G.’nin beyanları üzerine “Sunulacak hizmetlerden ev içi şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler yararlanır” ifadelerinin yer aldığı yönetmelikle ilgili aradığımız ŞÖNİM yetkililerine ulaşılamadı. İlk arandığında kapanma dolayısıyla esnek çalışma saatleri gerekçe gösterildi, daha sonra ise yetkililerin toplantılarının olduğu öne sürüldü.

Başka bir ildeki ŞÖNİM’de daha önce çalışan bir yetkili ise, bunun şiddeti ayrıştırmak olduğunu belirterek, “Psikolojik ya da fiziksel şiddet gören bir kadının sığınma talebi geri çevrilemez. Pandemiden ötürü kapasite darlığını öne sürüyorlarsa dahi o kadının güvenliği için başka bir yerde sağlama yükümlülüğü vardır” dedi.  

 
MA/Semra Turan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.