DOLAR 5,7429
EURO 6,3209
ALTIN 280,0
BIST 100.237
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Soro: AKP’nin operasyon tehditleri ciddiye alınmalı

06.09.2019
A+
A-

ANKARA – KNK Dış İlişkileri Komitesi Selahattin Soro, Suriye’de sıkışan Türkiye’nin “Rusya ile ABD’nin çıkarları doğrultusunda yönlendirilen bir uydu devlet konumuna getirildiğini” söyledi. Soro, bu sıkışmışlığına rağmen AKP iktidarının “operasyon tehditlerinin” ciddiye alınması gerektiğini kaydetti.

Suriye rejim güçleri ile Türkiye destekli Heyet Tehrir El Şam (HTŞ/El Nusra) arasında İdlib’te baş gösteren çatışmalar, bölgedeki ittifakların boyutunu ve özellikle de Türkiye ile Rusya ilişkilerini yeniden tartışmaya açtı. Şam merkezli askeri güçlerin son dönemlerde Rusya’nın desteğiyle Han Şeyhun’u alıp, HTŞ ve diğer gruplara ağır bir darbe vurmasının yanı sıra kentin çevresinde 12 gözlem noktası bulunan Türk askerlerini hedefe almasıyla devam eden süreç, Türkiye’nin Suriye politikasında genelinde sıkışma içinde olduğu yorumlarına neden oldu.
 
Rusya’nın Ortadoğu siyasetini yakından takip eden Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Selahattin Soro, buna rağmen Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye dönük saldırı tehdidinin ortadan kalkmadığı görüşünde.
 
Türkiye’nin en baştan beri Ortadoğu siyasetini Kürtlerin karşıtlığı üzerine kurduğunu söyleyen Selahattin Soro, Türkiye’nin gerek Ortadoğu siyaseti gerekse de ABD-Rusya ile geliştirdiği politikanın iyi anlaşılması için Türkiye’nin Kürt karşıtlığı politikaları üzerinden değerlendirmelerin yapılması gerektiğinin altını çizdi.
 
TÜRKİYE’YE PAKİSTAN BENZETMESİ 
 
Kürtlerin, verdikleri direnişle Kuzey Suriye’de Türkiye ve DAİŞ hegemonyasını ortadan kaldırdığını belirten Soro, “Türkiye aslında Afganistan’ın Pakistan’ı oldu. Yani Suriye’nin Türkiye’si ne ise, Afganistan’ın Pakistan’ı da odur. Dünyanın birçok tarafından 10 binlerce terörist Türkiye üzerinden Suriye’ye taşındı, silah verildi. Bu silahların nasıl tırlarla yakalandığını dünya kamuoyu gördü. Militanların nasıl sınırlardan geçtiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘YAPTIKLARININ DİYETİNİ ÖDÜYORLAR’
 
AKP iktidarının bugün yaptıklarının diyetini ödediğini belirten Soro, nedenini şöyle açıkladı: “Çünkü ABD ve Rusya tarafından suçüstü yakalandılar. Bu konuda birçok belge ve bilgi dünya kamuoyunda paylaşıldı. DAİŞ petrollerinin Girê Spî üzerinden nasıl Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye getirildiği ve nasıl dünyaya pazarlandığı çok net açığa çıktı. Dolayısıyla Rusya ile Türkiye ilişkilerinde işte ‘Türkiye bölge siyaseti yapıyor, uluslararası diplomasi yürütüyor, politika yapıyor’ gibi değerlendirmeler yanlıştır. Şu anda suçüstü yakalandıkları için Rusya ile ABD’nin çıkarları ve beklentileri doğrultusunda yönlendirilen bir uydu devlet konumuna getirildiler.” 
 
SOÇİ VE ASTANA TOPLANTILARI
 
Soro, Suriye’ye demokratik çözüm iddiasıyla yapılan Soçi ve Astana toplantılarını ise, “Türkiye’nin terör hamiliğini üstlendiği toplantılardır” olarak nitelendirdi. Soro, “Rusya, diplomatik zaferle toplantıları kayıt altına aldı. Soçi toplantılarında ‘terörist grupları alın götürün’ denildi. Türkiye ise, Rusya’dan belli bir süre istedi. İhale Türkiye’ye verilmişti. ‘Teröristlerini çek’ denilmişti. Fakat sahada işler Türkiye’nin hesapladığı gibi gitmedi. Çünkü oradaki unsurların yüzde 100’ü Türkiye’nin himayesinde olan örgütler değildiler. Dolayısıyla Türkiye bir nevi çaresiz kaldı” değerlendirmelerinde bulundu.
 
‘RUSYA DOSYALARI ÖNÜNE KOYDU’
 
Suriye rejiminin İdlib’e yönelik müdahalesinin de “Rusya operasyonu” olduğunu söyleyen Soro, Türkiye’nin görevini yerine getirememesi ve İran’ın radikal İslamcı grupların yok edilmesi yönündeki baskı yapmasının operasyonun iki temel nedeni olduğunu vurguladı.
 
Soro, bu konuda şunları kaydetti: “Kuzey Doğru Suriye’de, Türkiye’nin ‘güvenli bölge’ yaklaşımları boşa çıkartıldı. Rusya da Türkiye’nin hamle yapamayacağını gördü. Rejim ve İran ile birlikte operasyon başlattı. 8, 9 ve 10’uncu gözlem noktalarının olduğu yerlerde ciddi ilerleme kaydettiler. Türkiye gözlem noktaları saldırı altına alındı, Türk konvoyu vuruldu ve Erdoğan, Moskova’ya gitmek zorunda kaldı. Erdoğan, 4 gün boyunca Putin ile telefon görüşmesi yapmak istedi ancak gerçekleştirilmedi. Yani Rusya’daki dondurma seremonileri, kamuoyunu aldatmaya yöneliktir. Kapalı kapılar arkasında Rusya’nın tekrardan Türkiye’nin dosyalarını önüne getirdiği biliniyor. ‘Rusya’nın politikalarını zorlarsanız, dosyalarınızı dünya görür’ şeklinde tehdit edildiği yönünde değerlendirmeler var.”
 
‘OPERASYON TEHDİTLERİ CİDDİYE ALINMALI’
 
Soro, AKP iktidarının Suriye’deki sıkışmışlığına rağmen, Kuzey Suriye’ye yönelik devam eden askeri operasyon tehditlerinin ciddiye alınması gerektiği düşüncesinde. “AKP-MHP koalisyonu zorda, bu sıkışıklıkta operasyon yapamaz” algısının yanlış olduğunu söyleyen Soro, şu uyarılarında bulundu: “Kürtlerin statüye sahibi olmalarının engellemek için her türlü girişimi yapabilecek potansiyele sahipler. Kuzey Doğu Suriye ve bileşenlerinin bunu çok iyi okuması gerekir. Küçük bir kasaba için onlarca uçağı kaldıran bir devlet, Kuzey Doğu Suriye’de bulunan 8 milyonluk nüfusu ve Suriye’nin yüzde 30’unu hâkimiyetine alan bir coğrafyayı sineye çekmez. Kuzey Doğu Suriye üzerinde Türkiye tehdidi ciddi bir yerde duruyor. Bunun için Kuzey Doğu Suriye ve bileşenlerinin kendi savunmalarını almaları ve ona göre örgütlenmeleri, alt yapı, inşa ve uluslararası diplomaside çok iyi bir denge politikası gözeterek başta Batı güçlerini yani ABD ve koalisyon güçleri olmak üzere, Rusya ve bölge dinamikleriyle diplomasi yürütmelidir. En önemlisi de Suriye rejimiyle çok yönlü bir denklemi geliştirmek durumundadırlar.”
 
KÜRT GÜÇLERİ ÇEKİLİRSE?
 
Soro, Rusya’nın ABD’nin Kuzey Doğu Suriye’deki varlığından rahatsız olduğunu ancak ABD’nin bölgeye müdahaleye izin vermesi durumunda kaybının büyük olacağını bildiğini de ifade etti. Kuzey Doğu Suriye’ye askeri müdahale olması durumunda Kürt güçlerinin Rakka, Minbiç ve Dêra Zor’dan çekilmesinin gündeme geleceğine dikkat çeken Soro, “Böylesi bir durumda 600 kilometrelik sınırda Türkler ile Kürtler büyük bir çatışmaya girecekler. Dêra Zor, Rakka hattında da eskiden beri Şam’a mesafeli olan aşiretler oraya müdahale edecek. İran ve Rusya oraya müdahale edecek ya da yeniden El Kaide ve DAİŞ hareketlenecek ve oradaki alanlar da bu sefer denetimden çıkartılacak. Oradaki petrol ve gaz yatakları, Suriye petrollerinin yüzde 80’ine tekabül ediyor. Buralar da ABD’nin denetiminde çıkacak. Dolayısıyla ABD eğer Suriye’de bu şekilde bir kaybı yaşarsa, Irak’ta da aynı şeyi yaşayacak. İran’a karşı eli zayıflayacak, Türkiye’ye karşı eli zayıflayacak. Bence ABD böyle bir şeyi kabul etmez” dedi.
 
Siyaseten son demlerini yaşadığını belirttiği Erdoğan’ın, geleceğini garantileme isteğiyle yanlış işler yapabileceğini söyleyen Soro, “Tarihi iyi okumak gerekir. Talat Paşa, Enver Paşa ve Cemal Paşa aynılarını yaptılar. Osmanlı’yı Turan’a çevirmek için yola çıktılar, ellerinde bir Türkiye Cumhuriyeti kaldı. Şimdi Erdoğan da Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni Osmanlı yapmak istiyor ama ellerinde daha azı kalabilir. Bazı hatalar eldekini de kaybettirir” uyarılarında bulundu. 
 
MA / Selman Güzelyüz

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.