DOLAR 5,7394
EURO 6,4950
ALTIN 254,9
BIST 95.174
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Parçalı Bulutlu

Sosyalizm ve halkın kendi kendisini yönetmesi durumu

09.04.2019
A+
A-

Sosyalizm, toplumsallaşmada en üst düzeyde, her bakımdan bir gelişmeyi ifade eder.

Sınıfsız toplumsallaşmak için ilk süreçtir. Sosyalizm topluma ait bir düzen olduğuna göre, burada toplumun her bakımdan gelişimine büyük önem verilir, özen gösterilir.

Sosyalizmde devlet sadece toplumsal hizmetleri yürüten bir araç olma işlevine sahiptir, bundan öte bir rolü yoktur, olmamalıdır. Sosyalizmde toplumun içine karışmayan, toplumla bütünleşmeyen bir devlet, toplum karşıtı hale gelir, devrime ihanet eder, bunun örnekleri Doğu Blok ülkelerinde sıkça görüldü. Sosyalizm devlete değil, halka ait bir sistemdir bilinciyle hareket eder. Bu sistemde sadece ekonomik eşitlik sağlanmaz, toplum her bakımdan eğitilir, donatılır, kendi kendisini yönetecek bir düzey kazanır. Bundan dolayı, sosyalizmde devlete değil, halkın siyasi, sosyal olarak gelişimine önem verilir. Kimi kişi ve çevreler, sosyalizmde hala sınıflar var, burjuva sınıfını ezmek için sosyalist/proleter devlete ihtiyaç var demeleri hiç doğru değil. Sosyalizmde burjuvazi en azından şeklen ve fiziki olarak ortadan kalkmıştır, ama uzun yıllar toplumsal yaşamda derin yaralar açmış ve derin izler bırakmış kapitalist yaşam kültürü ve özel mülke sahip olma hırsı tümden ortadan kalkmamıştır. Zaten yenilen ve bütün yetkilerini kaybeden burjuva sınıfı tekrar yönetimi ele geçirmek istese bile, eğer bunu başaramazsa, bir süre sonra tümden biter, yok olur. Ancak, burada bir tehlike hala var. Sosyalizmde devletin rolü ve işlevi nedir, ne olmalıdır?

Sosyalizmde sosyalist devlet eğer ki toplumsal gelişime ve toplumu sosyalist eğitime tabi tutmaz ve eğitmezse toplumun tepesinde durur, sosyalizmi kendi tekeline alırsa, sosyalist olduğunu iddia eden bu devlet git gide toplum karşıtı ve farklı bir egemen sınıf haline gelir, sosyalizmden uzaklaşır. Biz buna sosyalist literatürde DEVLET KAPİTALİZMİ diyoruz.

Yani zengin ve fakir sınıf eski kapitalist sistemdeki gibi yok, ama devletin kendisi toplumun tepesinde duran bir sınıf haline gelmiş, devleti yönetenler her yönden ayrıcalıklı olmuş. İşte yukarıda izah ettiğimiz tehlike budur. Bundan dolayı devletin sosyalisti olmaz diyoruz. Sosyalizmi sosyalizm yapan, hiç kimseye ayrıcalığın olmadığı bir düzendir. Sosyalizmde bir devlet görevlisi, işte cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vali falan, bir işçiyle aynı haklara sahiptir ve aynı mahallede, sokakta yaşar, aynı eğitimi alır. Bu, kimilerine saçma ve yanlış geliyor. Ya olurmu öyle şey, bir devlet görevlisi bir işçiyle aynı haklara sahip olur mu, aynı mahallede aynı sokakta oturur mu, madem öyle niye mürekkep yalamış niye okumuş diye düşünüyorlar. İşte bu zihniyet aslında köleci zihniyettir. Evet, sosyalizmde devlet ayrı halk ve işçiler ayrı değildir, iç içedir, bir bütündür ve proleterleşme var.

Proleter demek, her yönden gelişmiş ve her türlü üretimi yapabilen insan demektir. Proleter demek sadece fabrikada işçilik yapan kişi değildir. Emek bilincine sahip olmayanlar proleter olamazlar. Proleter emek bilincine ve emek kültürüne sahip olan, siyasi ve sosyal olarak kendisini yöneten kişi ve kişilerdir, yani eğitimli birey ve toplumdur. Dolayısıyla, sosyalizmde mutlaka toplumsal gelişime önem verilir. Çünkü sosyalizmde halk bir süre sonra, devlete ihtiyaç duymaz, duymamalı. Sosyalizmde halk zaten kendi kendisini yönetebilecek bir siyasi ve sosyal
donanıma sahip oluyor, olmalıdır.

Sosyalizmde, sosyalist yönetim eğer halkın eğitimine önem vermiyorsa, halkla ele ele vermiyor, halkı yönetime ortak etmiyorsa, halkın için erimiyorsa, bu sosyalist yönetim bir süre sonra sosyalist olmaktan çıkar, anti sosyalist bir yönetim haline gelir bela olur, bunun örnekleri çok yaşandı. Sosyalizmde yapılan maddi üretimler halkın temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için yapılır, birilerini zenginleştirmek için değil. Ki, bu sistemde para sadece bir takas aracıdır, ondan öte bir işlevi ve önemi yoktur ve kimse para biriktirmez ve para biriktirme gibi bir şeye ihtiyaç yok, çünkü herkesin evi, işi, aşı var ve hayatı garantidedir ve herkes eşit şartlarda yaşıyor, dolayısıyla kişisel servet yok, para biriktirme gibi bir durum söz konusu değildir. Yanlış anlaşılmamalı, sosyalizmde geleneksel devlet aygıtı yok, ama toplumun tamamının katıldığı genişletilmiş komünler yönetimi var. Yani sosyalizmde toplum yönetimsiz değildir. Ama şimdiki şekliyle, toplumun tepesinde duran, zenginlere hizmet eden, sermayenin bekçiliğini yapan küçük bir oligarşik yapı yok ve olamaz.

Yüzde yüz halkın yönetimi var. Sosyalizmde yönetim ya da devlet halkın içinde eriyor, kayboluyor.
Devlet toplumun tepesinde durursa, devleti yönetenler her yönden ayrıcalıklı olursa, özel haklara sahip olurlarsa, bu çok tehlikeli bir durumu ifade eder. Zaten şimdiki devlet aygıtlarının oynadığı rol ve işlevi böyledir. Devleti yönetenler, yani seçilenler, eğer seçenlerden 20 misli daha fazla maaş alıyorlarsa ve saraylarda, köşklerde, villalarda yaşıyorlarsa, çuvallar dolusu hatta oda dolusu para ve altınları varsa, orada çok büyük bir tehlike var demektir. Toplumun çoğu kez bu tehlikenin farkında olmadan, köle gibi yaşıyorlar. Kapitalist sistem sahip olduğu askeri, siyasi ve eknomik güçten ziyade, sahip olduğu böyle örgütsüz ve bilinçsiz bir topluma yaslanarak, ondan destek alarak ayakta durur, ömrünü uzatır.

Kapitalizmin en büyük sermayesi aslında emek bilincine sahip olmayan yığınlardır.

Böyle yığınlar, Türkiye’de ve Orta Doğu’da bolca var. Hırsızları, hırsızlıkları alkışlayan bir toplum kendisini nasıl yönetecek ve nasıl özgür olacak? Kapitalizm toplumun kendisini yönettiği sistem değil, toplumun küçük bir sermaye ve oligarşik grup tarafından yönetildiği sistemdir. Sosyalizmde ise, toplum, küçük bir sermaye sınıfı ve onun bekçiliğini yapan devlet tarafından yönetilmez. Sosyalizm bizzat halkın kendisini yönetebildiği sistemin kendisidir. Bundan dolayı sosyalizmde devlet kavramını kullanmak bile doğru değildir. Komün yönetimi kavramı daha toplumsal bir kavram olur. Sosyalizmde bilim ve teknik, teknoloji iyi bir şekilde geliştirilir, halkın hizmetine verilir. Bazı kişi ve çevreler, sosyalizmde teknoloji yoktur gibi abes şeyler söylüyorlar.

Sosyalizm, kapitalizmden daha gelişmiş bir sistem olduğu, insanlık tarihinde en gelişmiş sistem ve kapitalizmle kıyaslanmayacak bir düzen olduğu halde, nasıl oluyorlarda sosyalizmde teknoloji olmuyor? Hani gelişmiş kapitalist ülkeler gelişmiş ileri bir teknolojiye sahipler ya, sosyalizmle yönetilen bazı ülkelerde de yeterli bir ileri teknoloji yok ya, işte bazılarıda buna bakarak, teknolojinin kapitalizmde olabileceğini, kapitalizme ait olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Halbuki teknoloji insan beyninin bir eseridir, kapitalizmle bir ilgisi yok, ama kapitalizm bunu kendi tekeline alıyor ve kullanıyor, bundan kazanç elde ediyor, para kazanıyor. Yani sosyalizmde araba, uçak, vapur, televizyon, telefon, otobüs, yolcu uçağı, saat, ütü, buzdolabı, çamaşır makinesi, elbise, ayakkabı, gıda, yiyecek, içecek, yani ihtiyaç duyulan herşey üretilmeyecek mi?? Tabi ki üretilecek ama satmak için para kazanmak için değil, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için, yaşamak için üretilir, pazar için değil.

Sosyalizm, insanlaşmada en büyük adımdır. Şu anki kapitalist düzene baktığımızda, insani değerler ayaklar altına alınıp kirletilmiştir, yok edilmiştir.

İnsanlığın tekrar kendi değerlerine sahip olması, tabi ki en toplumsal düzen olan sosyalizmde olacaktır. Sosyalizmde devletin gelişimine önem verilmez, halkın gelişimine önem verilir. Sovyetlerde halkın değil, sosyalist devletin gelişimine önem verildi, halkın gelişimi bir tarafa bırakıldı, adı geçen devlet aygıtı da, sosyalist sistemi geliştirme konusunda yeterli bir yetenek ve tecrübeye sahip olmadığı ve halkla bütünleşmediği için, yozlaştı, kapitalizme döndü. Bugün dünyada en çok mafyalaşmanın olduğu ülkelerin başında Rusya gelmektedir. Rusya’nın en büyük zenginleri eski Sovyet komünist partisi içindeki bürokratlar ve yöneticilerdir. Sosyalizmde temel ilke halkla bütünleşmiş bir komünal yönetimdir. Halkla bütünleşmeyen geleneksel devlet aygıtları, sistem sosyalist olsa bile, tehlikelidir, bir süre sonra karşı devrime dönüşür.

Çünkü sosyalizmin yapısında devlete yer yoktur. Çünkü sosyalizm devletin değil, halkın düzenidir. Halkın kendi kendisini geliştirmiş siyasi komünlar kurarak yönetilen sosyalizmde devlete ihtiyaç olmaz…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.