DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Parçalı Bulutlu

Tabip Odası ve SES’ten uyarı: Yarın geç olabilir

02.05.2019
A+
A-
 
Diyarbakır Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi, açlık grevleri ve ölüm orucuna ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi. Tabip Odası’nda yapılan açıklamaya, SES Şube Eşbaşkanı Gönül Adıbeli ve Eğitim Sen Genel Merkez yöneticisi Velat Kaya’nın yanı sıra çok sayıda sendika yöneticisi ve üyesi katıldı. Açıklamanın yapıldığı kürsüye “Yaşama ses ver ölümler yaşanmasın” pankartı asıldı. 
 
Basın açıklamasının Kürtçesi SES Şube Sekreteri Mehmet Nur Ulus, Türkçesini ise Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir yaptı. Demir, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerinin yaşamı tehdit edici boyutlara ulaştığı uyarısında bulundu. 
 
90 CEZAEVİNDE AÇLIK GREVİ
 
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı 8 Kasım 2018’de başlatmış olduğu açlık grevi eyleminin cezaevlerine yayılarak devam ettiğini hatırlatan Demir, “1 Mart 2019 tarihinde 2 bini aşan sayıda mahpus aynı zamanda açlık grevine başlamıştır. İnsan Hakları derneğinin 22 Nisan 2019 tarihinde açıkladığı rapora göre avukatların ulaşabildiği kadarıyla Türkiye genelinde 90 cezaevinde 2983 mahpus açlık grevine devam etmektedir” diye belirtti. 
 
GREVCİLERİN ALMASI GEREKENLER
 
Açıklamada açlık grevi taleplerine ilişkin şu ana kadar hiçbir adım atılmamış olması nedeniyle açlık grevinde olan 15 tutuklunun ölüm orucuna girdiği hatırlatan Demir, “Tabip Odası ve sağlık meslek örgütleri olarak Adalet Bakanlığı ve mahpusların avukatlarıyla görüşerek, açlık grevi yapanların minimum 5 büyük bardak su, 2 çay kaşığı tuz, 5 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı karbonat ve 500 mg B1 vitamini almalarının yaşamsal önemde olduğunu, açlık grevi yapanların talep ettikleri bağımsız hekimler tarafından muayenesini sağlaması gerektiği, idari yetkililerin üçüncü taraf olarak hekimlere baskı yapmamalarını, hekimlerin de açlık grevi yapan mahpuslara Dünya Tabipleri Birliği (DTB) Malta Bildirgesine uygun davranması çağrıları birçok kez yeniledik” diye konuştu.
 
‘YAŞAMI TEHDİT EDİCİ BOYUTLARA ULAŞTI’
 
Demir, avukatların cezaevlerine yaptıkları ziyaretler ve kendilerine ulaşan mektuplara göre, 120 günün üzerinde açlık grevinde olan tutukluların bağırsaklarında kanama ve hipersensitivite tarzında duyu algı rahatsızlıkları ve ileri derecede kilo kayıpları ortaya çıkmaya başladığını söyledi.
 
Yine kendilerine ulaşan bilgilere göre, kimi cezaevlerinde yaşamsal önemdeki B1 vitamini, tuz, şeker ve karbonatın mahpuslara verilmediğini kaydeden Demir, “Açlık grevindeki kimi mahpusların tek kişilik hücrelere atıldığı, çok kalabalık ve sağlıksız olan cezaevi koşullarının uzayan açlık grevleri ile birlikte bağışıklık sistemi zayıflamış mahpuslar için yaşamı tehdit edici boyutlara ulaştığı ifade edilmektedir” diye konuştu.
 
SAĞLIK SORUNLARI
 
Demir, açlık grevinde olan tutukluların yaşadığı sağlık sorunlarını şöyle anlattı:
 
*Mide de ağrı-yanma, karın ağrısı, bulantı, kusma,
 
*Kalp çarpıntısı, göğüs ağrısı,
 
*Bulanık görme, kulak çınlaması, ışığa ve kokuya karşı hassasiyet,
 
*Denge bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, okuduğunu anlamakta güçlük, uyku düzensizliği,
 
*Baş dönmesi, baş ağrısı, düzensiz tansiyon, 
 
*Yürümede ve konuşmada güçlük çekme şikayetlerinin olduğu ifade edilmektedir.  
 
‘EYLEMLERİN SONLANMA KOŞULU SAĞLANMALI’
 
Açlık grevlerinin sonlandırılması için devletin mevcut yasalarının uygulanması yeterli olduğunu ifade eden Demir, “Siyasal iktidar, açlık grevcilerinin talebini biran önce değerlendirmeli, ölüm orucuna dönüşmüş eylemlerin sonlanma koşullarını sağlamalıdır” dedi.
 
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının insan yaşamını her türlü kavram ve kaygının ötesinde ele aldığını aktaran Demir, şöyle devam etti: “Bu nedenle başta hükümet ve ilgili bakanlıkların esas çabayı göstermesi gerekenler olduğunu belirterek, tüm kurumları, kuruluşları, açlık grevindeki mahpuslarda  ölümler yaşanmadan çözüm için çaba harcamaya çağırıyoruz. Yarın çok geç olabilir.” 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.