DOLAR 7,4305
EURO 9,0044
ALTIN 420,52
BIST 1.462
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cts 12°C
Paz 9°C
Pts 8°C
Sal 7°C

Tecride karşı eylemler dalga dalga yayılıyor

15.01.2021
A+
A-
HABER MERKEZİ – PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle 130’u aşkın cezaevinde binlerce tutuklunun başlattığı süresiz dönüşümlü açlık grevine dikkati çekmek amacıyla yapılan eylem ve etkinliklerde, insanlık dışı tecrit politikasına son verilmesi istendi. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı cezaevlerinde başlatılan ve 50’nci gününü geride bırakan süresiz-dönüşümlü açlık grevine ilişkin Mardin, Şırnak, Urfa, İzmir, Ankara başta olmak üzere birçok il ve ilçede çeşitli eylem ve etkinlikler düzenlendi. Mardin’in Nusaybin ilçesinde yapılan açıklamaya HDP Sözcüsü Ebru Günay, İl ve ilçe örgütü yöneticileri ile Barış Anneleri katıldı. 
 
Açıklamada ilk olarak söz alan Barış Annesi Nure Tarlak, barış talebini yineleyerek, “Bugün çocuklarımız ile birlikte hepimiz ağır tecrit altındayız. Çocuklarımız bu ağır tecride karşı açlık grevine girdi. Ölümler olmadan barış için ve tecridin son bulması için el ele verelim. Çağrım anneler ile birlikte tüm kesimleredir. Cezaevlerinin sesine ses verelim. Çocuklarımızın talepleri bizim talebimizdir” diye konuştu. 
 
Ardından konuşan HDP Nusaybin İlçe eşbaşkanı Hevidar Dinç, cezaevlerindeki hak ihlallerinin işkence boyutuna ulaştığını ifade ederek, “Tecrit içerde ve dışarıda her geçen gün yeni hak ihlalleri doğuruyor. Haklara ve muhalif kesimlere olan tahammülsüzlük, aykırı renklere yaşam hakkı vermiyor” dedi. Dinç, tüm kesimlere iktidarın antidemokratik uygulamalarına karşı birlikte mücadele ve cezaevlerinin sesi olma çağrısında bulundu. 
 
GÜNAY: TECRİT DEMOKRASİYE KELEPÇEDİR
 
Daha sonra sözü alan kent Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ebru Günay, “Tutukluların 50 gündür iki istekleri var. Biri Sayın Öcalan üzerindeki tecridin sona ermesidir. Bu istekleri Türkiye’nin bu çatışma ve zor şartlardan kurtulması içindir. Diğer ise tutuklular üzerindeki insan hakkı ihlallerinin sona ermesi. Tutuklular ağır işkence ve kötü muamele altında tutuluyor” diye belirtti. İktidarın adli suçluları pandemi dolayısıyla serbest bıraktığını hatırlatan Günay, aynı uygulamanın siyasi tutuklular için de geçerli olması gerektiğini ifade etti. “Tecrit demokrasiye kelepçedir” diyen Günay, bu nedenle tecride son verilmesi çağırısında bulundu. 
 
ŞIRNAK 
 
HDP Silopi ilçe örgütü de, Öcalan üzerindeki tecrit ve cezaevlerinde artan hak ihlallerine karşı başlatılan açlık grevine ilişkin ilçe binasının önünde açıklama yaptı. “Tecrit insanlık suçudur, tecride son” pankartının açıldığı açıklamaya tutuklu aileleri, kent Milletvekili Nuran İmir, TJA aktivistleri ve HDP il ve ilçe yöneticileri katıldı. 
 
‘SAHİP ÇIKMAK SORUMLULUKTUR’
 
Silopi ilçe Eşbaşkanı Kadir Kunur, tutukluların taleplerinin bir an önce karşılanması gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi: “Bugün birçok cezaevinde açlık grevleri devam ediyor. Birçok yerde hükümet tutsakların taleplerini dinlemek yerine, müzakere etmek yerine, baskı ve şiddet yöntemini tercih etmiştir. Cezaevlerinde açlık grevinde olan tutsaklara sahip çıkmak politik ve ahlaki bir sorumluluktur. Bizler de bu mücadeleyi sürdüren, cezaevlerinde olan politik tutsakların mücadelesinin yanındayız ve elbette ki acılar yaşanmaması adına bizler de mücadelemizi yürüteceğiz ve bir kez daha buradan iktidara çağrıda bulunuyoruz ki bu tutumlarından bir an önce vazgeçsinler. Tutsakların istekleri, güvenlikleri ve sağlıkları da hükümetin sorumluluğunda ve bir an önce sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir.” 
 
‘MEZARLIĞA DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORLAR’ 
 
Ardından konuşan Şırnak Milletvekili Nuran İmir ise, cezaevlerinde tutukluların insanlık dışı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, “Şuanda Türkiye iki ayaklı yönetiliyor. Bir ayağı kayyumlarla yönetiliyor, bir ayağı da tecrit yöntemiyle yönetiliyor. Bu sistemi ülkenin tümüne yayarak halkı tecrit altına almak istiyorlar. İHD’nin raporuna göre tecride karşı cezaevlerinde binlerce siyasi tutsak şuanda açlık grevinde. Bu uygulamaların son bulması için tutuklular bedenini açlığa yatırdılar. Bugün burada hem HDP olarak hem de tutuklu aileleri olarak dünyaya bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Bugün tutuklular şahsında Türkiye’de yaşayan bütün halklar tecrit altına alınmak isteniyor. Cezaevlerini mezarlığa dönüştürmek istiyorlar. Ama biz kadınlar olarak, halk olarak var olduğumuz sürece buna karşı duracağız ve bu keyfi uygulamalara karşı mücadele edeceğiz” diye konuştu. 
 
Basın açıklaması “Bijî berxwedana zindanan” sloganıyla son buldu. 
 
URFA 
 
HDP Urfa il örgütü de, açlık grevindeki tutuklularla dayanışmak amacıyla Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya kent Milletvekilleri Ömer Öcalan ve Ayşe Sürücü ile Barış Anneleri, tutuklu yakınları yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Sloganlar eşliğinde yapılan açıklamada “Tecrit insanlık suçudur, açlık grevlerine ses ol, cezaevlerinden haberin var mı?” pankartı açıldı. 
 
Açıklamada konuşan HDP il Eşbaşkanı Emine Çetiner, vicdanı olan herkese tutukluların sesi olma çağrısı yaptı. Daha sonra konuşan Urfa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 28 yıldır cezaevinde olan Mustafa Amutgan’nın eşi Remziye Amutgan, eşi ve cezaevindeki tüm siyasi tutsakların Kürt oldukları için cezalandırıldığını vurguladı. Amutgan, “Buradan Kürt halkına sesleniyorum, gelin birlik olalım. Mücadelemizi sonuna kadar götürelim. Bu insanlar cezaevinde ve açlık grevindeler. Bu kadar da zulüm olmaz. Biz nasıl insansak onlar da insan. Onlarında bir hakkı var. İçerde açlık grevinde oldukları için sularını kesiyorlar. Her türlü zulmü yapıyorlar. Bu kadar işkence yeter artık. Eşim yakalandığında 32 yaşındaydım. Şimdi 60 yaşındayım hala onun arkasındayım ve olamaya da devam edeceğim” dedi. 
 
TECRİT NE İNSANİ NE DE HUKUKİ
 
Daha sonra söz alan milletvekili Ömer Öcalan, grevin amacının tecridi protesto olduğunu, açlık grevindeki tutukluların ülkenin normal olağan bir sürece dönmesini istediğini ifade etti. Öcalan, şunları dile getirdi: “Cezaevlerinde tecrit başta Sayın Öcalan üzerinde olmak üzere herkes üzerinde yürütülmektedir. Biz bu Cuma gününde, insanları, ülkeyi yönetenleri sulha çağırıyoruz. Siyasi menfaatleri için bu ülkeyi uçuruma sürüklemek kimsenin hakkı değildir. Tecrit insanlık suçudur. İmralı Adası’nda yıllardır devam eden bir tecrit var. Bu ne insani ne hukukidir. Tecride karşı durmaya devam edeceğiz ve herkese sahiplenme noktasında çağrıda bulunuyoruz.” 
 
‘KANUNLARINIZI UYGULAYIN’ 
 
Daha sonra konuşan milletvekili Ayşe Sürücü, 130 cezaevinde binlerce tutuklunun açlık grevini sürdürdüğünün bilgisini paylaşan Sürücü, şöyle konuştu: “İnsanlar bedenini açlığa ve ölüme yatırdı. 22 yıldır Sayın Abdullah Öcalan üzerinde ağır bir tecrit var. Son 5 yılda tecrit artık son noktaya ulaşmıştır. Sayın Öcalan ne ailesi ne de avukatları ile görüştürülmüyor. Herkesin ailesi ve avukatı ile görüşme hakkı var. Ama ne Sayın Öcalan ne de İmralı’daki diğer tutuklular bu haklarında yararlanamıyor. Biz buradan sesleniyoruz kendi kanunlarınızı uygulayın. Sayın Öcalan’ın Türkiye’deki barış için rol ve misyonu çok önemli ve herkes bunu çok iyi biliyor. Ne zaman tecrit derinleştirildi Türkiye’de savaşta derinleşti. Barış için tecridin son bulması ve görüşmelerin gerçekleşmesi gerekiyor. Biz bu tecridi kabul etmiyoruz.” 
 
Açıklama “Bijî berxwedana zindana” ve “yaşasın zindan direnişi” sloganları ve alkışlarla son buldu.
 
ANKARA 
 
HDP Ankara il örgütü de, il binasında basın toplantısı düzenledi. “Tecride son, siyasi tutsaklara özgürlük” ve “Tutsaklar açlık grevinde çünkü; hak-hukuk yok, adalet yok; keyfiyet diz boyu” pankartları asılan toplantıya, Devrimci 78’ler Federasyonu, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Devrimci 78’ler Girişimi ve İnsan Hakları (İHD) Derneği Ankara şube üyeleri katıldı.
 
Basın toplantısında konuşan HDP il Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu, AKP’nin demokratik siyaseti ve kurumlarını yargı oyunlarıyla, demokratik siyaset yapanları ise cezaeviyle sindirme politikasının sürdürdüğünü vurguladı. Sinemillioğlu, “Zindanlarda bu sindirme politikalarını boşa çıkaran bir irade ile karşılaşan AKP iktidarı, pandemi koşullarını da fırsata çevirerek bütün zalimliği ile siyasi tutsakları temel yaşam koşullarını boğmakla terbiye etmeye çalışmaktadır. Avukatlarının Sayın Öcalan’la görüşmelerinin yasakladığı günden beri Türkiye toplumunun barışı gündeme getirmesini engellemeye çalışan AKP iktidarı, aslında sadece İmralı’ya değil bütün toplumu da tecrit altına almaya çalışıyor” diye konuştu.
 
EYLEM 50’NCİ GÜNÜNDE
 
Eylemin talep ve amaçlarına vurgu yapan Sinemillioğlu, “Ağırlaşan infaz koşullarının düzeltilmesi, Sayın Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile görüşmelerinin tekrar devam etmesi talepleri ile siyasi tutsakların başlatmış olduğu açlık grevi eyleminin 50’inci gününde devam etmektedir” dedi.
 
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
 
DTK Eş Başkanı Leyla Güven ve cezaevindeki tutukluların daha önce başlattığı açlık grevinin tecridi, geçici olarak kaldırdığını anımsatan Sinemillioğlu, şöyle devam etti: “Tecrit kalktığında Türkiye toplumun nefes almaya başladığını gören AKP iktidarı 7 Ağustos 2019’dan beri İmralı’ya yönelik yasakları tekrar devreye soktu. Sayın Öcalan’ın avukatları ve ailesi ile görüşmelerinin tekrar başlaması aynı zamanda Türkiye’nin barışı konuşması demektir. Bilinmelidir ki AKP iktidarı tecrit ve cezaevlerindeki hak ihlalleri ile Türkiye toplumun barış umutlarını hedef almaktadır. Bu farkındalıkla açlık grevine başlayan siyasi tutsakların bu eylemine bütün demokratik kurumlar duyarlılık ve dayanışma ile yaklaşmalıdır.” 
 
TALEPLER YERİNE GETİRİLMELİ
 
Meclis İnsan Hakları Komisyonu ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere bütün ilgili kurumlar görevini yerine getirmeye çağıran Sinemillioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizler de demokratik siyaset kurumları olarak belirtmek isteriz ki cezaevlerindeki hak ihlallerine, infaz koşullarının ağırlaştırılmasına ve İmralı üzerindeki tecrit uygulamasına derhal son verilmelidir. Açlık grevlerinin kalıcı tıbbi hasar bırakacak, ölümlerle sonuçlanacak ve ölüm oruçlarına dönüşecek bir noktaya gelmeden, siyasi tutsakların talepleri yerine getirilmelidir.” 
 
İZMİR
 
HDP İzmir İl Örgütü ise, 25 Kasım’da başlayan açlık grevine ve tutuklularla dayanışma amacıyla Alsancak semtinde bulunan Kıbrıs Şehitleri Caddesi Türkan Saylan Kültür Merkezi Önünde açıklama yaptı. Açıklamaya kent milletvekilleri Serpil Kemalbay ve Murat Çepni,  İl Eşbaşkanları, Parti Meclis Üyeleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve cezaevlerinde olan tutukluların yakınları katıldı.
 
Açıklamada, “Tecrit kaldırılsın Cezaevlerindeki insanlık dışı uygulamalara son verilsin” pankartı açılırken, “Tutsaklara özgürlük tecride hayır” sloganı atıldı. HDP adına açıklamayı İl Eşbaşkanı Kadir Baydur okudu. 
 
‘TECRİT İNSANLIK SUÇUDUR’ 
 
Baydur, “Derinleştirilerek devam ettirilen tecrit bir insanlık suçudur. Devlet kendi hukukunu inkar ederek bu tecridi 5 yıldır devam ettirmektedir. Diğer yandan pandemi ile birlikte cezaevlerinde de mutlak bir tecrit hali uygulanmaktadır” diye konuştu.  
 
‘GEREKLİ ADIMLAR ATILMALI’
 
Baydur, kalıcı ve onurlu bir barışın tesisi için Kürtlerin büyük bedeller ödediğini ifade etti. Tarihten günümüze Kürtlere uygulanan inkar ve imha politikalarının bir sonuç vermediğinin altını çizen Baydur, şunları söyledi: “Hala bu imha politikaları tecrit il birlikte derinleştirerek sürdürmektedir. Açlık grevlerinde can kayıpları yaşanmaması için gerekli adımlar atılmalıdır. Başta halklarımız olmak üzere, vicdan sahibi bütün toplumsal kesimleri ve demokratik kamuoyunu cezaevlerinde yaşanan sorunlara ve açlık grevindeki tutsakların taleplerine kulak vermeye ve bu talepleri sahiplenmeye çağırıyoruz.” 
 
‘TAHLİYE EDİLMİYOR’
 
HDP’li vekil Serpil Kemalbay da tecrit uygulamasının ilk olarak İmralı’da uygulandığını daha sonra tüm cezaevleri ve toplum üzerinde hayata geçirildiğini dile getirdi. Cezaevlerinde ağır hak ihlallerini yaşandığına dikkati çeken Kemalbay, cezaevlerinde çok ağır işkencelerin yaşandığını söyledi. Kemalbay, son zamanlarda siyasi tutukluların, siyasi kimliklerinden arındırarak itirafçı olamaya zorladığını belirtti. AKP-MHP döneminde siyasi tutsakların içerden çıkmamasına yönelik hak ihlallerini giderek arttığını vurgulayan Kemalbay, 9 Ocak’ta Şakran Cezaevi’nde üç kadın tutuklunun cezaları dolamsına rağmen tahliye edilmediklerini hatırlattı. Kemalbay, şunları söyledi: “Adalet Bakanlığının çıkardığı yeni yönetmelikte tutukluların artık cezaevlerinde tutulmasına karar verecek olanların mahkemeler değil cezaevindeki baskı rejimi tayin ediyor. Bu da cezaevlerindeki huzursuzluğu artıyor. Mardin’e sevki yapılmadığı için açlık grevine giren epilepsi hastası Metin Kılıç, 15 günlük süre zarfında ya sesimi duyuracağım ya da öleceğim demiş. Metin Kılıç nezdinde zindanlardaki hasta tutuklulara sesini duyurmak istiyoruz.”
 
‘TECRİT BİR YÖNETİM BİÇİMİ’
 
HDP’li Milletvekili Murat Çepni ise, cezaevlerinin işkenceye evine döndüğünü söyledi. Cezaevlerinin sayısının gün geçtikçe arttığını belirten Çepni, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz uzun zamandır tecridin sadece İmralı ve Kürt halkına dönük olmadığı bunun bir yönetme biçimi olduğunu söyledik. İşte bu gün bütün ülke bir kayyum bir tecrit rejimiyle yönetilir hale gelmiş durumda. Yaşanan bu hukuksuzluğa cezaevlerinden bir çağrı yapılıyor. Bu işkence ve kayyım rejimine karşı ayağa kalkın diyorlar. Biz de onların sesine ses olma göreviyle karşı karşıyayız.  Onların taleplerini güçlü bir biçimde ortaya koymak ve halklarla buluşturmak göreviyle karşı kar karşıyayız.” 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.