DOLAR 6,5726
EURO 7,2453
ALTIN 342,26
BIST 88.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Çok Bulutlu

‘Tehditleriniz ve muhbirlik dayatmalarınıza boyun eğmeyeceğiz’

21.02.2020
A+
A-

İZMİR- Kaldıraç Dergisi okurlarından Veli Akman, sivil polisler tarafından ajanlık dayatmasına maruz kaldığını belirterek, dayatmalara karşı boyun eğmeyeceğini ifade etti.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi, Kaldıraç Dergisi okurlarından Veli Akman’a dönük sivil polisler tarafından  ajanlaştırma dayatmasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Yöneticisi Ahmet Çiçek, ÇHD İzmir Şube Başkanı Avukat Serdar Gültekin’in katıldığı basın açıklamasını Veli Akman okudu.

Akman, 18 Şubat tarihinde saat 17.00-18.00 sıralarında kendisini polis olarak tanıtan kişilerin sohbet adı altında ajanlık dayatmasında bulunduğunu belirtti.

‘AJANLIK TEKLİFİNDE BULUNDULAR’

Kendini sivil polis olarak tanıtan kişiler tarafından ajanlık dayatmasına maruz kaldığını belirten Akman, “Önceden istifa ettiğim havaalanındaki işimle ilgili bir güvenlik soruşturması olduğunu söyleyerek bir belge imzalamam, gerektiğini nerede olduğumu ve açık adresimi istedi, gezici ekiplerle beni aldırabileceğini söyledi. Ben de bunun üzerine karakola gelebileceğimi, adres vermesini söyledim. Ancak karakolun adresini bilmediğini internetten bakmam gerektiğini söyledi. Yapılan görüşme üzerine avukatımı aradığım sırada tanımadığım bir kişi yolda yürürken aniden koluma girdi. Bana kimlik kartı göstererek polis olduğunu söyledi. Daha sonra benimle sohbet etmek istediğini söyleyerek beni tenha bir sokağa çekmeye çalıştı. Bu sırada yanımıza sivil giyimli iki polis daha geldi. Kolumu kurtararak tepki gösterdim, ne konuşmak istiyorsa olduğumuz yerde konuşabileceğimizi söyledim. Bunun üzerine ‘Biz iyi insanlarız, sana zarar vermeyeceğiz’ vb.  sözler üzerine son zamanlarda katılmış olduğum yasal eylemleri ve o eylemlerde giymiş olduğum kıyafetleri sayarak beni uzun süredir takip ettiklerini, neler yaptığımı ve evimin adresini de bildiklerini söylediler” dedi.

‘ÇALIŞTIĞIM DERGİYİ VE ARKADAŞLARIMIN MALİ DURUMLARINI SORDULAR’

Gerçek adını bilmemekle birlikte arkadaşlarının kendisine  “Atilla” diye seslendiği sahsın, daha sonra okuru olduğu Kaldıraç Dergisi hakkında yorumlarda bulunduğunu dile getiren Akman, “Bana dergi ve arkadaşlarım hakkında sorular sordu. Arkadaşlarımın mali durumları, aile yaşantıları ve sağlık durumları ile ilgili yorumlar yapıp ‘bizlerin iyiliklerini dilediklerini’ söyledi. Bana sorulan sorulara ‘anlattıklarınıza bakılırsa siz benden daha fazla şey biliyorsunuz’ diyerek cevap vermemem üzerine herhangi bir sıkıntım olursa onları arayabileceğimi, bana kira ve burs yardımında, mezun olduktan sonra da Bakanlıkta iş bulmamda ya da diğer iş mülakatlarında kolaylık sağlayabileceklerini söylediler” dedi.

‘SİZLERE CEVABIMIZ MAHİRLERİN, DENİZLERİN, İBRAHİMLERİN İRADESİDİR’

Kendisine dayatılan ajanlık teklifine tepki gösteren Akman şöyle devam etti: “Şunu belirtmek isterim ki bizim düşlerimizdeki, ufkuna yol yürüdüğümüz dünya sizin tekliflerinizle kıyaslanamaz. Sizler kapitalizmin, burjuvaların devleti ve onların polisleri, günümüzdeki insanlıktan uzak bütün kirlenmelerin vücut bulduğu tekliflerinizle bizi özgür bir dünya mücadelemizden ayıramazsınız. Bugün de geçmişte de iyi ve kötü yüzlerinize hep rastladık, taktikleriniz niteliğinizi değiştirmez. Duruma dair söylenecek kitaplar dolusu söz mevcuttur ama tarihimizle cevap verelim. Sizlere cevabımız Mahirlerin, Denizlerin, İbrahimlerin iradesidir. Sizlere cevabımız Ali Serkan Eroğlu’nun, Bekir Kilerci’nin iradesi, devrimci yaşamıdır. Tacizleriniz, tehditleriniz ve muhbirlik teklifleriniz bizi yıldıramaz. Boyun eğmedik, eğmeyeceğiz.”

‘SUÇ DUYURUSUDA BULUNUP TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

Açıklamanın ardından konuşan ÇHD İzmir Şube Başkanı Avukat Serdar Gültekin, 90’lı yıllardan beri süregelen bu yönelimlerin özelikle bu süreçte pervasızlaştığını belirtti. Türkiye’nin artık hukuk devletinden giderek uzaklaştığının altını çizen Gültekin, bunun ülkenin muktedirleri tarafından da bilindiğini kaydetti. OHAL sürecinden sonra çok fazla gündeme gelen Ankara’daki çiftliklere işaret eden Gültekin,  “MİT’in denetiminde olan ve MİT tarafından kaçırılan ve 6 ile 8 ayı bulan tutukluluk süreçlerinden sonra bir anda Ankara TEM Şubesi’nde ortaya çıkan insanlar var. Hepsi de benzer şekilde hiçbir şekilde yardım istememe ve yaşadıklarıyla ilgili detay vermeme şeklinde ortaya çıkan bir durum oluyor. Kendilerini polis olarak tanıtan kişilere vatandaşlara yanaşıp iletişim kurup bu tür tehdit ve dayatmalarla ortaya çıkmaları herkes açısından güvenlik sorunu oluşturuyor ve hiç kimsenin aslında güvende olmadığını gösteren ciddi bir ihlaldir. Biz ÇHD İzmir Şubesi olarak bu konuya dair ilgili yerlere suç duyurusunda bulunacağız. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.