DOLAR 5,7429
EURO 6,3209
ALTIN 280,0
BIST 100.237
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu

Tek adama karşı çok insan

18.06.2018
A+
A-

“Peki, kimiz biz? Kürt’üz-Türk’üz, kadınız-erkeğiz, Aleviyiz-Sünniyiz, ama önce insanız. Birbirimize yoktur üstünlüğümüz. Sadece zulme karşıdır öfkemiz. Serez’in esnaf çarşısında Şeyh Bedrettin’dir adımız. Pir Sultan’dır bir yanımız. İşkence tezgahlarında Hallac-ı Mansur olduk. İbrahim’dik. Mazlum’duk biz. Dar ağacına yürürken başımız dikti. Deniz’dik. Hüseyin’dik. Yusuf’tuk. Sait’ti adımız, Dağkapı meydanında… Bolu Beyi’ne boyun eğseydik, Köroğlu’na çıkmazdı adımız. Mahir olmazdık, cesaret timsali. Kuyuda Yusuf’tuk, Kerbela’da Hüseyin. Sürgünde Ahmet Kaya, zindanda Yılmaz Güney’di namımız. Unutmayın ki;

Ekilir ekin geliriz,

Ezilir un geliriz,

Bir gider bin geliriz,

Bizi vurmak kurtuluş mu.

diyerek yola çıktık.”

Kaç miting, kaç saat televizyon programı, kaç sütun gazete haberi, kaç dakikalık radyo yayını, kaç seçim standı, kaç ev ziyareti, kaç bin broşür bu kadar net, bu kadar temiz anlatabilirdi ki HDP’nin kimlerin partisi olduğunu ya da Demirtaş’ın nereden beslendiğini… TRT, ‘Leyla ile Mecnun’ dizisinin ardından bu çapta geniş yelpazede bir izleyici kitlesini ekran başına çekememiştir.  HDP’nin 20 ayı aşkın süredir tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, 10 dakikalık TRT konuşmasının ilk bölümünde milyonları ekran başına kilitledi. Tüylerimiz diken diken, gözlerimiz nemli izledik konuşmayı. Yaptığı konuşma aylarca yürütülecek bir seçim kampanyasına bedeldi. Tıpkı tarihin en kısa parti grup toplantısında yaptığı ve “Seni Başkan Yaptırmayacağız” diyerek 7 Haziran’da AKP’yi alaşağı ettiği gibi bu sefer de 10 dakikada durumu özetleyiverdi. Yine az ve öz konuştu anlayacağınız. Yazıma o konuşmanın en can alıcı kısmıyla başlamak istedim. Zira bu kısım 24 Haziran’da kimlerle kimlerin karşı karşıya geleceğinin göstergesi.

Karşıda kim mi var; Yavuz Selim’den tutunda Hızır Paşa’ya, Yezit’ten Dehak’a, Cübbeli Ahmet’ten, Demokrasi düşmanı Selefilere, Menzilciler’den Mehmet Ağar’a, Sedat Peker’den Tansu Çiller’e kadar karanlıkta olan kimi ararsanız var. Demirtaş, TRT’de ki konuşmasını yaptığı sırada; 28 Şubat’ta devlet belgelerini ABD’ye sattığı iddia edilen, kurduğu şirketlerle devleti zarara uğrattığı konuşulan, faili meçhullerin kraliçesi Tansu Çiller, Yeni Kapı’da AKP’ye ve Erdoğan’a desteğini açıklıyordu. 16 yılın sonunda AKP’nin geldiği nokta, tarihin silip attığı karakterlere sarılmak oldu.

Demirtaş ile Erdoğan’ın konuşmalarını peş peşe izleyenler için ortaya çıkan tablo gerçekten ibretlik. Bir yandan ağzından kini-nefreti, öfkeyi düşürmeyen bir aday, diğer yanda ise ekranda 10 dakika görünmesiyle taraflı tarafsız herkese umut aşılayan bir aday… Erdoğan kürsüden CHP’nin adayı Muharrem İnce’yi eleştirirken: “Aday oldu gittiği ilk yer Edirne Cezaevi. Kimi ziyaret etti? Terör örgütünün arkasında olduğu kişiyi ziyaret etti. Bu zata 24 Haziran’da dersi vermeye hazır mıyız? Biz bu kadar şehit vermişiz, 7 Haziran’da herkes sokağa diyor, 53 Kürt kardeşimi öldürüyorlar” dedi. Demirtaş’ın buna cevabı daha önceden çekilmiş bir bant kaydından açıkça verilmişti: “Seyid Rıza’nın dediği gibi ben sizin hilelerinizle, yalanlarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama diz çökmedim, bu da size dert olsun.”

Demirtaş’ın bu kadar baskı ve zulme rağmen diz çökmemesi Erdoğan’ın ‘tek adam rejimi’ önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor. Şimdi 24 Haziran’da baş eğmeyenlerle, insanların başını ezmek isteyenler arasında tarihi bir seçim yaşanacak. “Biz tek adam değil, çok insanız. Bu kadar çok insan, bir tek adamdan korkacak değiliz.” Ya bu karanlığı yırtarak çok insan olmaya devam edeceğiz, ya da tek adamın zulmü arasında ezilmeye devam edeceğiz. Seçim sizin, seçim bizim…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.