DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,52
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü
İstanbul
29°C
Gök Gürültülü
Pts 32°C
Sal 32°C
Çar 33°C
Per 34°C

Temelli: Faşist bloğu yıkmanın yolu mücadeleyi ortaklaştırmaktan geçiyor

16.06.2019
A+
A-
İSTANBUL – Avukatlarla bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Bu iktidar faşist blokla ayaktadır. Faşist bloğu yıkmanın yolu da iktidara karşı her zeminde mücadeleyi ortaklaştırmaktan geçiyor. Mücadelemizin başköşesi hukuk ve insan hakları mücadelesidir” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Fatih’te bulunan Samatya Kültür Derneği’nde Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya, HDP’nin İstanbul İl Eşbaşkanı Cengiz Çiçek, milletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Mehmet Rüştü Tiryaki’nin yanı sıra çok sayıda avukat katıldı. 
 
ÖHD Eşbaşkanı Ayşe Acinikli, HDP ile birlikte bu sürecin altından kalkmaya çalıştıklarını belirterek, kendilerine düşen görevi yerine getirmeye çabası içinde olacaklarını söyledi. 
 
‘ETHA ÇALIŞANLARI SERBEST BIRAKILSIN’
 
Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Başınızı kaşıyacak vaktiniz yok. Bu sabah da keza öyle. Birkaç gündür süren hukuksuzluğa ve adaletsizliğe tanıklık ediyoruz. Etkin Haber Ajansı’nda (ETHA) haber kovalayan, gazetecilik yapan arkadaşlarımız gözaltına alınıyor. Neden gözaltına alındıkları ortada. Çünkü gazetecilik yapıyorlar. Hakikatin sesini halkla, toplumla buluşturmaya çalışıyorlar. Hakikatin sesine tahammülü olmayan bu iktidar her zaman olduğu gibi gazeteci arkadaşlarımızı gözaltına alındı. OHAL Türkiye’de olağan hale geldi. Üzgünüz. Bir an önce arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Ama ondan öte binlerce arkadaşımız, yoldaşımız cezaevlerinde haksız ve hukuksuz yere onların da biran önce serbest bırakılmaları gerekiyor. Bu çabamızda belki de en önemli yük sizlerin sırtında. Ben her şeyden önce burada olan arkadaşlarımıza ve burada olmayan arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten böyle bir ülkede böyle bir mesleği yapmak kadar ızdıraplı bir şey olmazsa gerek. Böyle bir ülkeye katlanmanız, böyle bir sorumlulukla hareket etmeniz inanın çok kıymetli ve değerli” dedi. 
 
500 AVUKAT CEZAEVİNDE
 
Çok zor bir süreçten geçildiğini söyleyen Temelli, “Bu OHAL anlayışının ne kadar hakim olduğuna dair bir fotoğrafa daha bakmak isterseniz, bugün Türkiye cezaevlerinde 500’den fazla avukatın tutuklu olduğunu biliyoruz. Birçok avukat arkadaşımız görevini yerine getirirken, adaletin peşinden koşarken hep bu baskıyı iktidar tarafından üzerinde hissediyor. Bunların baskılarına karşı çok iyi bir iş çıkardığınızı biliyorum. Bu yüzden de hepinize teşekkür ediyorum” diye ifade etti. 
 
SEÇİMDE HUKUKÇULARIN ROLÜ 
 
“İktidarın özellikle hırsızlığı, şaibeyi, yolsuzluğu adet haline getirdiği seçim döneminde hukukçuların rol alması önemli” diyen Temelli, şöyle devam etti: “Sizlerin emeğiyle hem 24 Haziran’da hem de 31 Mart seçimlerinde iyi bir iş çıkardık. Bu yolsuzluğun ve adaletsizliğin bir nebze önünü kesebildik. Bütünüyle ortadan kaldırmak mümkün değil. Mesela Şırnak’ta ne yaparsanız yapın, siz orayı garnizona çevirmişseniz orada seçim kazanma şansınız olmuyor. Bu hukuksuzluğun üzerine gitmeyi önemsiyoruz. Bu da sizlerin sayesinde oluyor. Açlık grevleri eylemleriyle Türkiye tarihinin belki de en önemli eşiğinden geçildi. Kritik ve önemliydi. Direniş sayesinde Öcalan’ın sesi duyuldu. En kritik muhatabıdır ve rolü önemlidir. Mutlak tecrit ile hukuksuzluğun en derin hali yaşanmıştır. Türkiye’de hukuksuzluk domino etkisi yaratmıştır. Kadın ve emekçi cinayetlerine bakın, Türkiye’nin her yeri mezarlığa dönüşmüştür” şeklinde konuştu. 
 
‘İSTANBUL’UN DOKUSUNU YOK ETTİLER’
 
İktidarın 25 yıl boyunca İstanbul’un tarihsel ve kentsel dokusunu yok ettiğini vurgulayan Temelli, “Üçüncü havalimanını yaparken, kuzey ormanlarını yok etmişler. Bu iktidar faşist blokla ayaktadır. Faşist bloğu yıkmanın yolu da iktidara karşı her zeminde mücadeleyi ortaklaştırmaktan geçiyor. Mücadelemizin başköşesi hukuk ve insan hakları mücadelesidir. Bu mücadelede emeği geçen hukukçulara çok teşekkür ederim” diye ifade etti. 
 
 KENAN GÜNGÖRDÜ’YE ZİYARET 
 
Temelli daha sonra Zeytinburnu Belediyesi’nde çalışırken “güvenlik soruşturması” gerekçe gösterilerek ihraç edilen ve 443 gündür işine geri dönme talebiyle mücadelesini sürdüren 19 yıllık kamu emekçisi Kenan Güngördü’yü ziyaret etti. Temelli, ziyaret kapsamında KHK’lerle ihraç edilen tüm işçi ve emekçilerin işlerine dönmeleri için bundan önce olduğu gibi bundan sonraki süreçte de mücadelelerine devam edeceklerini kaydetti. 
 
ADALETSİZLİĞİN FOTOĞRAFI
 
Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün 15-16 Haziran’ın 49’uncu yıldönümü. Tam yarım asır önce Türkiye’de emek mücadelesi en temel haklar için yapılırken, bu temel haklar içerisinde Türkiye’de demokrasi mücadelesi gerçekleşirken, yarım asır sonra yani bugün Türkiye’deki emek yapısına baktığımızda işçi kıyımı, emek sömürüsü devam ediyor. Hem de çok arsızca devam ediyor. Tüm dünyada belki de en fazla emek sömürüsünün yapıldığı, en fazla adaletsizliğin yaşandığı, hukukun tıkandığı bir süreç şuan Türkiye’de yaşanıyor. Onbinlerce insan işinden aşından edildi. Yoksulluğa mahkum edildi. Çok haksız bir uygulamaydı. Türkiye bugün 15-16 Haziran’ın çok daha gerisine düşmüş durumda. Ama biz de kararlıyız. İktidarın bu saldırısına karşı biz emekçiler, kadınlar, gençler olarak omuz omuza bu düzene karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
 
‘İŞLERİNE İADE ETSİNLER’
 
Temelli’nin konuşmasından sonra eylemine ilişkin kısa bir açıklama yapan Güngördü ise, Temelli’ye teşekkür ettikten sonra şunları söyledi: “Bugün eylemimin 443’üncü günü. ‘Örgüt elemanı’, ‘örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı’ olduğum gerekçesiyle ‘güvenlik soruşturması’ adı altında saçma sapan bir şekilde işten atıldım. Çıkıp buraya oturmaya başladığım anda binlerce insanın gözlerinin burada olduğunu gördüm. 136 bin insan böyle işinden edildi. Biz emek, barış ve demokrasi demeye devam edeceğiz. Çünkü en haklı talebimiz adalet istemektir. Biz sadece adalet istiyoruz. İktidara sesleniyorum; bu hukuksuzluğa son versinler. Onun için KHK ile işinden edilen insanlar işlerine dönmediği sürece eylemimi sürdüreceğim. İnsanlara işlerini iade etsinler ve adaleti uygulasınlar.”

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.