DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Pts 23°C
Sal 22°C
Çar 22°C
Per 26°C

Torunlar Center’da cezasızlık ölümleri arttırıyor

06.09.2020
A+
A-
İSTANBUL – Torun Center inşaatında 10 işçinin hayatını kaybettiği kazanın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen sorumlular hakkında sadece para cezası verildi. Cezasızlık, her gün en az 2 inşaat işçisinin ölümüne neden oluyor. 
 
İstanbul Mecidiyeköy’de bulunan Torun Center inşaatında 2014 yılında yaşanan asansör kazası sonucunda 10 işçi hayatını kaybetti. Kaza sonrası iş güvenliği uzmanı, mühendisler başta olmak 25 kişi gözaltına alındı. 2 yıl sonra açıklanan kaza bilirkişi raporunda ise olayın “öngörülebilir nitelikte bir iş kazası” olduğu vurgulandı. Rapora göre kazaya neden olan kişi ya da kişilerin tespit edilemediği belirtildi.
 
ÖLÜMLÜ KAZAYA PARA CEZASI
 
4 yıl süren ve 2018 yılında karara bağlanan mahkeme sonucunda, sanıklar hakkında para cezası verildi. 10 işçinin hayatını kaybettiği kaza için 9 sanık, “Taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, verdiği bu cezayı, “Sanıkların suçu taksirle işlemeleri ve tali kusurlu olmaları” gerekçesiyle 60 bin 800’er TL adli para cezasına çevrilmesine hükmetti.
 
‘RÜYALARIMA GİRİYOR’
 
O günden bu güne inşaat işçileri her gün iş kazasında yaşamını yitiriyor. Torunlar Center kazası esnasında orada çalışan Fesih Akçakaya, o günü hatırladığında hala kendisini kötü hissettiğini belirterek, “O günü düşündüğümde rüyalarıma giriyor” dedi. Akçakaya, kaza öncesi asansörün birçok kez bozulduğunu ve irili ufaklı kazaların olduğunu hatırlatarak, “Her kazadan sonra asansörün iyileştirilmesi için tutanak tuttuk. Düşen asansör insan taşıma asansörü değil, yük asansörüydü. Kazanın sabahında yine asansör kaza yaptı. Akşam olduğunda ise bu sefer 10 arkadaşımızın hayatını kaybettiği düşüş gerçekleşti. Van depremini yaşamış biri olarak, asansör düştüğünde deprem oluyor zannettim. Sonrasında asansörün düştüğünü gördüm. Asansör tamamen dümdüz olmuştu” dedi.
 
‘PARAYA SATMAM’
 
Kaza sonrasında 3 gün boyunca “bilgi sızdırılmaması” için içeride tutulduklarını dile getiren Akçakaya, “Beni o akşam karakola götürdüler, bana para teklif ettiler ama kabul etmedim. Ben arkadaşımın kanını satmam. İnsanlar bugün öldü, bende yarın ölebilirim” diye belirtti.
 
İNŞAATLAR DEVAM EDİYOR
 
Kazanın ardından inşaatta çalışan herkesin kovulduğunu yerine yeni işçilerin alındığını söyleyen Akçakaya, “O günden bu güne inşaatlarda her şey aynı devam ediyor. Hiçbir şey değişmedi. İşçi işçidir, patron ise patrondur. AKP iktidarda duruyorken hiçbir şey değişmez. Sorumlulara para cezası verildi. Parası olan kişiler insanları öldürüyorlar fakat onlara bir şey olmuyor “ diye konuştu. 
 
‘İSTATİSTİK OLARAK KALIYORLAR’
 
İnşaat işçilerinin gündeme gelmesi için ya toplu olarak ölmesi ya da toplu olarak direnmesi gerektiğini söyleyen Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, işçilerin her gün iş kazalarında ölmesine rağmen gündeme gelmediklerini söyledi. Karabulut, “Ölümler, raporlara yansıyan istatistik olarak kalıyor. Bizler yaşamak istiyoruz, yaşamak ve yaşatmak için örgütleniyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘BASKILARI ARTTIRIYORLAR’
 
İşverenlerin cephesinde değişen bir durumun olmadığına dikkat çeken Karabulut, işverenlerin kazaları önlemek yerine işçilerin üzerindeki baskıları arttırdığını söyledi. Karabulut, “6 yılda değişen bir şey yok her gün en az 2 inşaat işçisi en basit önlemler alınmadı diye, iş cinayetinde hayatını kaybediyor. Devletin ilgili kurumları ise sadece seyrediyor. İçinden geçilen salgın döneminde ise yapılması gereken denetimler tamamen durdu. İşçiler adeta işverenin insafına bırakıldı” şeklinde konuştu.
 
‘TEKNİK PERSONELE VERİLDİ’
 
İşverenin kuralları bir maliyet olarak görmesi sonucunda her yıl binlerce işçinin hayatını kaybettiğini dile getiren Karabulut, bu duruma her hangi bir cezanın olmadığını söyledi. Karabulut, şunları söyledi: “Kamuoyunun sahiplendiği gündeme gelen davalarda ise asıl sorumlular yerine oradaki teknik personele göstermelik cezalar veriliyor. Torunlarda yaşamını yitiren 1 işçinin cezası 6 bin 80 TL idi, o da işverene değil, teknik personele verildi” 
 
ADALET MEKANİZMASI İŞLEMİYOR
 
Normal şartlarda kaza sonrası firmanın faaliyetlerinin durdurulması ve işverenlerin cezalandırılması gerektiğinin altını çizen Karabulut, konu işçi olunca adalet mekanizmasının işlemediğini vurguladı. Karabulut, “Bir işçiyi katletmenin bedeli 6 bin 80 TL olurken, o süreçte katliamı teşhir eden arkadaşlara şirket imajını zedeledikleri için 18 bin TL ceza verildi. Bu durumda patron önlem almıyor” dedi. 
 
İŞVERENE ‘DESTEK’ GÖSTERGESİ’
 
“Devlet cezasızlık zırhıyla inşaat patronlarını koruyor” diyen Karabulut, firmanın 2 yıl sonra İstanbul’un en büyük kentsel dönüşüm projesini aldığını söyledi. Karabulut, “Bu durum da ‘siyasal iktidarın inşaat patronlarını cezalandırmak yerine apaçık desteklendiğinin göstergesidir. Ama unutmasınlar, bu yapılanların hesabını mutlaka soracağız yarına kalır yanlarına kalmaz” şeklinde konuştu.
 
MA / Kadir Güney
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.