DOLAR 7,8134
EURO 9,5042
ALTIN 463,06
BIST 1.334
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Turan: AKP mevsimlik Kürt işçilere saldırı direktiflerini subliminal yollarla veriyor

17.09.2020
A+
A-

Mevsimlik Kürt işçilere yönelik saldırıların artık kitleselleştiğine dikkat çeken HDP Meclis Tarım Komisyonu üyesi Rıdvan Turan, AKP’nin, imha ve asimilasyon ideolojisiyle kuşatılmış lümpen kitlelere Kürtlere saldırma direktifini subliminal yollarla verdiğini söyledi.

Hemen her yıl olduğu gibi bu yaz boyunca da mevsimlik Kürt işçileri hedef alan ırkçı saldırılar gündemden düşmedi. Geçimlerimi sağlamak için tarla ya da bahçelerde çalışmak üzere yaz ayı başında çoluk çocuk hep birlikte Akdeniz, İç Anadolu, Ege ve Karadeniz bölgelerine gitmek zorunda kalan aileler, yollarda yaşanan trafik kazalarında can vermelerinin yanı sıra gittikleri kentlerde de kimliklerinden dolayı ırkçı saldırılarla yüz yüze kalıyor.
Önceki yıllarda Giresun, Samsun ve Konya gibi kentlerde yaşanan bu yönlü saldırılarda birçok işçi yaşamını yitirip, yaralandı. Benzer saldırıların bu yıl ki örnekleri ise Sakarya ve Afyon kentlerinde yaşandı.

Mardin’den mevsimlik işçi olarak fındık toplamak üzere Sakarya’ya giden işçiler, işverenleri tarafından darp edilirken, Afyon’da ise Van Erciş nüfusuna kayıtlı inşaat isçilerine yönelik silahlı saldırı sonucu 25 yaşındaki Özkan Tokay yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda iki işçi de yaralandı.

‘SALDIRILARIN DİREKTİFİNİ AKP VERİYOR’

Kürt illerinden mevsimlik tarım işçisi olarak batı kentlerine gidenlerin maruz kaldığı ırkçı saldırıları Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekili ve Meclis Tarım Komisyonu üyesi Rıdvan Turan değerlendirdi.

TÜM SORUNLARIN ÜSTÜNE BİR DE SALDIRILAR…

Kürdistan’da 90’lı yıllardan bugüne hükümetlerin binlerce köyü yakması, boşaltması, dayatılan koruculuk sistemi, devlet zoruyla mülkiyetin el değiştirmesi, yayla ve mera yasakları gibi birçok politikadan dolayı ortaya çıkan mevsimlik işçi olgusunun ortaya çıktığını dile getiren HDP’li Turan, ülkede yaşanan ekonomik krizle beraber mevsimlik işçilik yapmak zorunda kalan ailelerin sayının arttığını belirtti.

Turan, mevsimlik işçilerin gittikleri yerlerde karşılaştıkları sağlıksız yaşam alanları, uzun ve güvencesiz çalışma saatleri gibi problemlere son yıllarda bir de ırkçı saldırıların eklendiğini ifade etti.

AKP iktidarının yürütmüş olduğu Kürt düşmanlığı politikalarının Sakarya ve Afton örneklerinde olduğu gibi toplumda karşılık bulduğunu söyleyen Turan, mevsimlik Kürt işçilerinin her dönem saldırıya uğramalarının nedeninin kişilerle ilgili olmadığını, olayların arka planında AKP’nin ürettiği “Kürt düşmanı politikalar ve şovenizm” olduğunu vurguladı.

Yürütülen ırkçı politikalarla beraber toplumda bazı kesimlerin Kürt karşıtlığı olarak ciddi anlamda örgütlendiğini belirten Turan, “Batı illerinde Kürt işçilere yönelik gerçekleştirilen ırkçı saldırıları bir meczubun işi olarak görmek, hatta giderek ırkçılığı bir zihinsel patoloji olarak nitelendirmek büyük bir hatadır. Soruna bu açıdan bakmak öncelikle karşı karşıya olduğumuz problemin ciddiyetini anlamaktan bizi uzaklaştıracaktır. O halde bakılması gereken şey bu sürecin nasıl işlediği, hangi dinamiklerin belirleyici olduğu sorusudur. Bir taraftan bir devlet geleneği olarak süregelen Kürt sorununda imha ve asimilasyon politikasını sürdüren AKP, diğer yandan bu ideoloji ile kuşatılmış lümpen kitlelere her fırsatta Kürtlere saldırma direktifini subliminal yollarla vermektedir” dedi.

‘IRKÇILIK KİTLESELLEŞTİ’

HDP’li vekil, yaşanan her olay sonrası saldırganların Kürtlerle sorunlarının olmadığını, terör ile sorunlarının olduğu yönündeki ifadeleri üzerinde de durdu.

Turan, bu yöndeki söylemlere ilişkin “Yani aslına bakarsanız ırkçılığın gündelik hale geldiği, yaygınlaştığı ve kitleselleşti bir toplumsal, sosyal konjonktürle karşı karşıyayız” belirlemesinde bulundu.

‘SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER KORUNUYOR’

Kürt işçilere yönelik saldırıların sosyo-ekonomik yönüne de değinen Turan, şunları söyledi: “Türkiye bir yandan ekonomik kriz diğer yandan koronavirüs salgınının sebep olduğu sağlık krizi ile karşı karşıya. AKP eliyle ülke çöküşün eşiğine getirilmiş durumda. 17 milyondan fazla işsizin olması, dış borçlar, enflasyon, gelir dağılımı bozukluğu ve daha pek çok faktör iktidarı zorluyor. Dolayısıyla bütün diktatörlüklerin yöneldikleri yol AKP için de geçerli. Her zaman sokakta iktidar gibi düşünmeyen kesimlere saldırmaya hazır lümpen kitlelerin oluşturulması ve örgütlenmesi gerekli. Bu kişilerin ‘Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok’ demesi, tamamen Türkleşmiş, kültürel sosyal açıdan değişime uğramış ‘Kürt kökenlilerle’ sorunumuz yok dedikleri anlamına geliyor. Devletin uygulamış olduğu cezasızlık politikası, polis, jandarma ve benzeri kolluk güçleriyle bu kesimlerin açıktan korunuyor, kollanıyor ve destekleniyor olması bu saldırganlığı daha da artırıyor.”

‘ÇÖZÜM, BARIŞÇIL, EŞİT VE DEMOKRATİK YOLLARDIR’

Turan, tarım işçilerinin sorunlarının çözülmesine ilişkin parti olarak çok sayıda kanun teklifi, soru önergesi ve araştırma önergesi vermiş olmalarına rağmen iktidarın sorunu çözmek için herhangi bir çabasının olmadığını da kaydetti.

Mevcut sorunun ancak iki başlık altında ele alınarak çözülebileceğinin altını çizen Turan, “Bunlardan en önemlisi bir üst başlık olarak Kürt sorununun eşit yurttaşlık temelinde barışçıl ve demokratik yollarla çözümü için atılacak adım. İkincisi, neoliberal tarım politikalarından uzaklaşmak gereklidir. Bu iki konuda atılacak adım insanların doğduğu yerde doymasını sağlayacak, kırsalın üretim temelli ve kooperatif örgütlenmelerine dayanan yeniden yapılanmasını sağlayacaktır. Topraksız köylülerin toprak sahibi yapılması ve yoksul köylünün desteklenmesi yine böyle bir yaklaşımın olmazsa olmaz başlıklarındadır. Böylece insanların uzak diyarlara göçünün de önüne geçilecektir. Bir diğer yandan ırkçılığa faşizme karşı geniş bir demokrasi bloğunun oluşturulması elzemdir. Bütün bu makro politik çabalar mevsimlik tarım işçilerinin yukarda saydığımız sorunlarını tek tek ele alan ve çözüm önerileri sunan mikro düzeyde bir planlamayla bütünleştiğinde bu sorunun da çözülmesi sağlanacaktır” diyerek, HDP olarak şu anda bunu yapmaya çalıştıklarını kaydetti. (MA)

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.