DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 23°C
Sal 23°C
Çar 22°C

Turgut: KDP’nin politikası yüz karasıdır

24.04.2020
A+
A-
VAN – Öcalan’ın çağrısı üzerine 2009’da “barış ve demokratik çözüm” için Mahmur’dan gelen Nurettin Turgut, Mahmur’a yönelik saldırının Kürt halkının ulusal birliğine ve varlığına yönelik olduğunu söyleyerek, “Hiç kimse bu saldırıları meşru göremez ve gösteremez” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla 19 Ekim 2009 tarihinde Kandil ve Mahmur’dan Türkiye’ye gelen 34 kişilik Barış ve Demokratik Çözüm Grubu’nda yer alan Nurettin Turgut, ambargo altındaki Mahmur Kampı’nın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından hedefe alınmasını ve KDP’nin tutumunu değerlendirdi.
 
‘OLUŞTURULAN SİSTEM HEDEF ALINIYOR’ 
 
Mahmur Kampındaki insanların siyasi mülteci olduğuna dikkati çeken Turgut, hedef alınanın asılında kapta oluşturulan sistem olduğunu söyledi. KDP’nin saldırılardaki payına işaret eden Turgut, “Bunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu insanlar bir mücadele için oraya gitmişler bundan dolayı kendi içlerinde bir sistem oluşturmuşlar, bir örgütlenme sistemi oluşturmuşlar. Kendi kendilerini yönetebilme noktasında yapılar oluşturmuşlar. Gerek eğitim, gerek sağlık, gerekse savunma noktasında her açıdan kendilerini bir sisteme kavuşturabilmişlerdir. Bunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Şunu açıkça belirtmek gerekir ki bugün Rojava’da oluşturulan yapı ve inşa aslında biraz da bu. Prototip bir Mahmur örnek alınıyor. Bu yapı da Sayın Öcalan’ın oluşturduğu sistemin ta kendisidir. Bu noktada bazı güçler, özellikle bu halkı özgürlük hareketinden koparmak için belli oluşumlar içerisine girmişlerdir. Bu da KDP aracılığıyla yürütülüyor. Neçirvan Barzani’nin geçen günlerde yaptığı konuşmasına baktığımız zaman aslında zihniyetlerini de bir açıdan ortaya koydu. Yani oradaki halkın bombalanmasına ilişkin Barzani’nin yaptığı açıklama bellidir” diye konuştu.
 
TÜRKİYE’DE AKP, FEDERE KÜRDİSTAN’DA KDP
 
Mahmur’da kadın, genç, çocuk yani herkesin yönetimde aktif rol aldığını söyleyen Turgut, “Bir örgütlülük sistemi oluşturulduğu için saldırılarla bunu ortadan kaldırmak istiyorlar. Nasıl ki Bakur’da (Kuzey) HDP’ye, DTK’ye, HDK’ye dönük siyasi saldırılarla kazanımlar hedef alınıyorsa aynısı KDP aracılığı ile Başûr’da (Güney) yürütülüyor. Başûr’da yapılan referanduma ilk tepki ve engel Türkiye devletinden geldi. Kürt halkına karşı ne zaman bir saldırı gerçekleşmişse bunun öncülüğünü AKP hükümeti yapmıştır. Başûrê Kurdîstan yönetiminin bu gerçekliği görmesi gerekiyor. Kürt halkının yıllardır büyük bedeller ödeyerek yürüttüğü özgürlük mücadelesine karşılık kendi ailevi çıkarlarını düşünme vakti değildir. Bir MİT mensubunun öldürülmesi gerekçe yapılarak, Mahmur Kampı’na dönük ambargo uygulanıyor. Bu olayı gerçekleştiren ve yakalanan kişi de Mahmurlu değildir” diye ifade etti.
 
KÜRT DÜŞMANLIĞI
 
Mahmur’a saldırının Kürt halkının ulusal birliğine, ulusal varlığına yönelik olduğunu söyleyen Turgut, “Nasıl ki Kobanê’ye, Efrîn’e, Serêkaniye’ye yapılan saldırılar meşhur değilse bugün Zînî Wertê, Kandil’e ve Mahmur’a yapılan saldırılar da meşru değildir. Hiç kimse bu saldırıları meşru göremez ve gösteremez. Türkiye’nin yaptığı bu saldırıların hiç bir haklılığı yoktur. Türkiye’nin kendi sınırları içerisinde yapacağı operasyonlar bir noktaya kadar anlaşılabilir; fakat Kuzey Kürdistan’a yönelik yapılan bu saldırılar Kürt halkına yönelik yürüttüğü düşman politikasının birebir pratiğe yansıması halidir” dedi.
 
‘BU POLİTİKA YÜZ KARASIDIR’
 
Mahmur’da hastalanan insanların çıkmasına izin verilmediğini, ilaç ve doktor yardımının karşılanmasına müsaade edilmediğini dile getiren Turgut, ambargoyu sürdürenin KDP’nin akıl hocalığını AKP hükümetinin yaptığını söyledi. Turgut, şöyle devam etti: “Özellikle bölge halkının gıda ihtiyacının karşılanmasına yönelik yardımlar kabul edilmiyor. Bu yasakları ve bu ambargoyu örgütleyen ve sürdüren her ne kadar PDK olursa da akıl hocalığını Türk devleti yapıyor. Neçirvan Barzani Mahmur’un Kürdistan’ın bir parçası olduğunu söylüyordu. Madem öyle o zaman bu insanların Süleymaniye’deki insanlar gibi haklara kavuşması gerekiyor. Ne yazık ki Neçirvan Barzani’nin bu söylemi de diğer tüm söylemleri gibi çelişkilidir. Eğer ki kendi halkına güvenmek yerine halkının düşmanı olan bir güce güvenerek iş yapıyorsa o zaman onların hiçbir şekilde Kürdistan adını kullanma hakları yoktur. Partiya Demokrat a Kurdîstanê (PDK) bu durumu bir an önce gözden geçirerek, birakojîye son vermelidir. Bu durum hiçbir Kürt gücü tarafından kabul edilmiyor. KDP’nin bu politikası büyük bir yüz karasıdır.”
 
MA / Cemil Uğur

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.