DOLAR 7,2915
EURO 8,5355
ALTIN 477,20
BIST 9,5277
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

‘Tutukluların sesi olmak zorundayız’

26.03.2020
A+
A-

DİYARBAKIR – Ağır hasta tutuklu Cengiz Sinan Halis Çelik’in kardeşi Nesrin Çelik, cezaevleri koşullarının koronavirüsü atlatabilecek düzeyde olmadığına dikkati çekerek, “Tutukluların sesi biz olmak zorundayız” dedi. 

Kononavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’ye yayılmasıyla birlikte kamuoyunda endişe yaratan cezaevlerinin yüzbinlerce tutuklunun aileleri tedirginlik içerisinde. Cezaevindeki tedbirlerin yetersiz olduğunu belirten aileler, tutukluların tahliye edilmesini bekliyor. Ağır hasta tutuklular arasında yer alan İstanbul Silivri 5 Nolu Kapalı Cezaevi’ndeki Cengiz Sinan Halis Çelik (45), yüksek derece mesane kanser ve ileri agresif düzeyde epilepsi hastası olarak tekerlekli sandalyede yaşamaya çalışıyor. Çelik’in kardeşi Nesrin Çelik, binlerce kişinin yaşamını yitirmesine neden olan salgından kaynaklı tüm tutukluların serbest bırakılmasını istedi. 
 
HASTA TUTUKLULARIN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIF
 
Tüm hasta tutuklular için bu süreçte duyarlı olunmanın önemine dikkat çeken Nesrin Çelik, “Abim kendi sağlık sorunlarının dışında virüs tehlikesi için temizlik imkanlarını tek başına yapamaz. Koğuş arkadaşlarıyla aralarında bir metre uzaklık olması gerektiğini söyledim. Abim bulundukları koğuşun küçüklüğünü kast ederek ‘zaten kaldığımız odanın mesafesi o kadar’ dedi. Koğuşlar çok küçük ve abimin bağışıklık sistemi zayıf. Havalandırma, koğuş küçük olduğu için tutukluların birbirinden uzak kalma imkanları yok. Abim ani bir epilepsi nöbeti geçirse sağlıklı bir müdahale yapılmayacak. Her konuştuğumda rahatsızlıklarını dile getiriyor. Kaldı ki virüs için gerekenleri yapılabileceklerini düşünmüyorum. Gardiyanlar içeri girip çıkıyor. Onlar taşıyıcı olarak bulaştırabilirler. Benim gibi birçok tutuklu yakını kaygı içinde. Normal dışarıda bir kişiyle, hasta ve özellikle tutukluysa bağışıklık sitemi aynı değildir. Kanser, epilepsi hastası tutuklu bir kişinin virüsü atlatabileceğine ihtimal dahi vermiyorum. Kardeşimin ve orada bulunan hasta tutukluların cezaevlerinde ölmesini istemiyorum” dedi. 
 
‘DUR DEMELİYİZ’
 
Yurt dışında yaşadığı için kardeşinin görüşüne gelemediğini dile getiren Çelik, mail yoluyla Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, milletvekillerine mail gönderdiğini söyledi. Çelik, “Tutukluların sesi biz olmak zorundayız. Cezaevleri koşulları bu virüsü atlatabilecek bir düzeyde değil. Temizlik, beslenme mümkün değil. Onlar geleceğin kurbanı olmaması için bunun önüne geçmeliyiz. Diğer ülkelerdeki tutukluların serbest bırakıldığı gibi Türkiye’de böyle bir müdahalede bulunabilir. Tüm duyarlı insanların, tutukluların koşullarını dile getirmesi ve daha çok gündeme getirmesi gerekiyor. Bazı cezaevlerinde bu vakaların olduğunu biliyoruz. Bunun yaygınlaşmaması için dur demeliyiz” şeklinde konuştu. 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.