DOLAR 7,3213
EURO 8,8513
ALTIN 407,85
BIST 1.529
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
11°C
Parçalı Bulutlu
Per 10°C
Cum 14°C
Cts 13°C
Paz 11°C

Üniversite öğrencileri: Faşizme karşı bütünlüklü mücadele şart

17.01.2021
A+
A-
ANKARA – Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayıp diğer kentlere yayılan protestoların devam edeceğini belirten üniversite öğrencileri, iktidarın kurguladığı faşizme karşı bütünlüklü mücadele etmenin önemini vurguladı.
 
Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyım rektör olarak atanan AKP’li Melih Bulu’ya yönelik tepkiler devam ediyor. Boğaziçili  öğrencilerin başlattığı protestolar Ankara başta olmak üzere birçok kente yayılmış durumda. Boğaziçili öğrencilere destek için Ankara’da gerçekleştirdikleri protestolar sırasında polislerce darp edilerek, gözaltına alınan üniversite öğrencileri, mücadeleyi sürdürmekte kararlı.
 
‘İŞLERİNE GELDİĞİ ZAMAN KANUNU İŞLETİYORLAR’
 
Bunlardan biri olan Ankara Üniversitesi öğrencisi Şamil Parlak, AKP Hükümeti’nin ülkeyi yıllardır zor aygıtı ile yönetip, demokrasiyi işine geldiği gibi kullandığını ifade etti.
 
Yurttaşların önüne sandıkların konulup, ‘siz kendinizi yönetiyorsunuz’ denildiğini, fakat gerçeğin tam tersi olduğunu söyleyen Parlak, “Sözde bizim çıkarımıza olan kanunları vardır. Oysa ki devlet, işine geldiği zaman bazen bu kanunları işletir, işine geldiği zaman yürürlükten kaldırır. Demokrasi, seçim gibi iyi görünen şeyler de yönetimine devam ettirebilmesi ve halkın üzerinde kurduğu egemenliği, ezme biçimini sürdürebilmesi içindir. Dört-beş yıldır iktidar, zor aygıtını kullanarak insanları yönetmeye çalışıyor” diye konuştu.
 
‘TOPLUMUN ÖFKESİ HER GÜN BÜYÜYOR’
 
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki kayyım protestolarının toplumun iktidara duyduğu öfkenin göstergesi olduğunun altını çizen Parlak, “Bir yanda devletin yarattığı ekonomik kriz var. En temel gıda malzemeleri bile yüzde 50 zamlanmış durumda. Devletin açıkladığı rakamlar bile çok yüksek seviyede. İnsanlar intihar ediyor. Ankara Kalesi’nde daha geçenlerde bir esnaf kendisini attı. Bunların hepsini bireysel bir mesele olarak değil, politik olarak okumak gerekiyor. İnsanlarda bunların hepsi birikiyor ve Boğaziçi gibi nedenler de patlama noktası oluyor.  Toplumsal ayaklanmalar böyledir zaten. Bugün de biriken toplumsal öfkenin biraz gün yüzüne çıktığı bir süreçteyiz esasen. Toplumun öfkesi her gün büyüyor” dedi.
 
‘İTTİRAZ TOPYEKûN YÜKSELMELİ’
 
Parlak, toplumsal muhalefet güçlerini ise “Kürt illerinde seçilmiş belediyelere kayyım atandığında herkes karşı çıksaydı bunların yaşanmazdı” diyerek eleştiriyor.
 
Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör atamasına dönük yükselen itirazların topyekûn kayyımlara karşı yükselmesi gerektiğini söyleyen Parlak, “Bu topraklarda devletin yönetme aracı olarak kurguladığı bir faşizm var. Bununla bütünlüklü olarak mücadele etmek gerekir. Devlet, Kürde vurduğu zaman sadece Kürt, öğrencilere vurduğu zaman sadece öğrenci itiraz etsin istiyor. Devletin esas korktuğu şey başkasının yüzüne atılan tokadı kendi yüzünde hisseden insanlardır” ifadelerini kullandı.
 
‘SONUNDA DİRENENLER KAZANIR’
 
Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Doğuş Özdemir ise, devletin uygulanan politikalara itiraz edip, ses çıkaran herkesi susturmak istediğini dile getirdi.
 
Belediyelere kayyum atandığında gerekli tepki gösterilip, karşı çıkılsaydı şayet bugün Boğaziçi’ne bu şekilde rektör atanamayacağını vurgulayan Özdemir, iktidarın izlediği antidemokratik baskılara karşı üniversite öğrencileri olarak dik durmaya devam edeceklerini kaydetti.
 
Özdemir, “İnsanlar tedirgin ama onlar da korkuyor. Bizi bu nedenle daha eyleme gitmeden evlerimizden alıyorlar. Baskıyla, korkuyla insanları daha rahat kontrol altına alabileceklerini düşünüyorlar. Şunu bilmeleri lazım; hiçbir baskı bugüne kadar sonuç vermemiştir. Sonunda direnenler kazanmıştır. İnsanlar da bunu görecek. Ne kadar korkuyor olsalar da bu baskı herkesin kapısının önüne gelecek, onlar da bir gün tepki verecek” diye konuştu.
 
‘BİZ KAZANCANACAĞIZ’
 
İktidarın, kayyımlar aracılığı ile baskı arttırmayı hedeflediğini belirten Özdemir, “Belediye ve üniversitelere kayyım atayıp, baskı yaparak toplumu kontrol altına alabileceklerini sanıyorlar. Baskıların bizi yıldırdığı tarihte görülmemiştir, onlar gidecek biz kalacağız” ifadelerini kullandı.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.