DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,05
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Rüzgarlı

Urfa’da isot hasadı başladı

26.08.2020
A+
A-
URFA – Urfa’yla özdeşleşen isotun hasadına başlandı. Tarlalardan toplanan isotlar, hünerli ellerde pul biber ve salçaya dönüştürülüp yemeklere tat verirken, yetiştiricilere ise “acı” veriyor.
 
Urfa denince ilk akla gelen şeylerden biri isot yani biber. Öyle ki isot üretim rekoru bu kente ait. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2019 yılı verilerine göre, geçtiğimiz yıl üretilen 240 bin 665 ton isotun 103 bin 803 tonu Urfa’da üretildi.  Kent, bu üretim rakamı ile Antep, Kilis ve maraş gibi şehirleri geride bıraktı.
 
Tarladan toplandıktan sonra hünerli ellerde pul biber ve biber salçasına dönüşüp Lezzetli yemeklerin aroması, sofraların vazgeçilmezi haline dönüşen isot, kent halkı için adeta bir şifa kaynağı. İsotu biber salçası ve pul biberine dönüştüren hünerli ellerden biri ise Mikail Taş.  Birecik ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi’ndeki evinin yanına küçük bir atölyede kuran Taş, geçimini biber salçası ve pul biberi üreterek sağlıyor. Ailesinin 10 yıldır aşkın süredir yaptığı bu işe Taş’ın kendisi de 23 yıl boyunca çalıştığı Birecik Belediyesi’nden 2017 yılında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmesi üzerine başlamış.
 
SALÇA YAPIMI
 
Güzel isot salçası yapmanın inceliklerini anlatan Taş, işe ilk olarak biberlerin çekirdeğini ayıklayarak başladıklarını, ardından ayıkladıkları biberleri evlerin damında suyunu çekmesi için bir gün güneşte beklettiklerini ifade etti. Taş, “Daha sonra getirip kıyım makinesinden geçiriyoruz. Ve kovalarla evlerin damlarına çıkarıp orada güneşte kurutmaya bırakıyoruz. Yaklaşık iki gün kuruttuktan sonra zeytinyağı ve tuzunu ekleyince salça hazır hale geliyor” diye belirtti.
 
İSTANBUL’DAN ANTALYA’YA
 
İsotun kanser hastalığını engellediğini, yine şeker ve tansiyon gibi hastalıklara iyi geldiğini iddia eden Taş, “Bir panzehir gibidir. Hangi yemeğin içine katsan güzel oluyor. Kilosunu 40 – 45 liraya kadar satıyoruz. Yine biberin alış fiyatına göre de fiyatı değişebiliyor. Yaklaşık 10 ton biberden bir ton isot üretiyoruz. Talep olursa daha fazla da üretebiliyoruz. İstanbul, İzmir, Antalya ve Eskişehir gibi yerlerden müşterilerimiz var” dedi.
 
EN SAĞLIKLIÇISI EV YAPIMI 
 
Ailesi ile birlikte emek sarf ederek bu işi yaptıklarını söyleyen Taş, ürettikleri isotun içine hiçbir katkı maddesi katmadıklarını, tamamen doğal olduğunu vurguladı. Kimi fabrikalarda üretilen isotun içine boya ya da talaş katıldığını ileri süren Taş, bunu tespit etmek için ise şu öneride bulundu: “İsotu suyun içine attığın zaman içine ne konmuş ise hemen belli oluyor. Katkı maddeleri suyun üzerine çıkar. İnsanların ev yapımı isot tüketmesi en iyisi.” 
 
İSOTUN ACISI 
 
Annesi Aysel Taş ise, isotun zahmetli tarafını anlattı. İsot yaparken ellerinin yanması nedeniyle bazen sabaha kadar yatamadıkları olduğunu anlatan Taş, öyle ki bazen ilaç kullanmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. Taş, “Emek sarf ediyoruz, yapımı hiç kolay değil” dedi.  
 
MA / Barış Polat
 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.