DOLAR 7,6703
EURO 8,9839
ALTIN 469,04
BIST 9,7663
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Az Bulutlu

Uzmanlar: Bulunan rezervle çağ atlamak, eksen değiştirmek gerçek dışı

23.08.2020
A+
A-
İSTANBUL – İMMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz, Karadeniz’de bulunduğu açıklanan doğalgazın 2023’te kullanıma hazır hale getirilmesinin mümkün olmadığını söylerken, Enerji Analisti Özgür Gürbüz ise, bulunan rezervin Türkiye’ye ancak 6 yıl yetebileceğini kaydetti. 
 
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğuna ilişkin açıklamalarının yankıları sürerken, konuyu değerlendiren uzmanlar çizilen pembe tablonun gerçeği yansıtmadığını düşünüyor. 
 
TÜRKYILMAZ: 2023’E YETİŞMESİ ÇOK ZOR
 
İstanbul Makine Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz, henüz sondaj çalışmalarının başlangıç aşamasındayken açıklanan rezerv miktarının doğruluğu konusunda tereddütlü olduğunu dile getirdi. Türkyılmaz, “Bu rakamlar ancak sahada yapılacak uzun mühendislik çalışmaları sonucunda ortaya çıkabilir. Henüz o çalışmalar yapılmadan açıklanan rakamlar tahmini olmaktan öteye gitmez” diye belirtti.
 
Bulunan gazın 2023’te kullanıma hazır hale getirileceği yönündeki açıklamalar üzerinde duran Türkyılmaz, bunun iyimser bir tahmin olduğunu ve olası görmediğini ifade etti. Türkyılmaz, nedenini şöyle açıkladı: “Su derinliği yüksek,  sondaj derinliği fazla bir sahadan söz ediyoruz. Sahada önce rezervin tam tahminin yapılması, formasyonun belirlenmesi, ne tür kuyuların açılacağına karar verilmesi, sondaj tesislerinin kurulması, oradan yüz mil (160- 170 km) mesafede deniz dibine boruların döşenmesi devasa işler. 2023 yılında gerçekleşmesi çok zor. Böyle bir proje için 5 ile 8 seneye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.” 
 
Bugün dünyada doğalgaz fazlalığı olduğunu, bu yüzden fiyatının ucuz olduğunu da söyleyen Türkyılmaz, “Ama ileride ne olur? Dünya konjonktürü değişir mi? Ülkeler arasındaki gerilimlerden ötürü fiyatlar tersine döner mi? Bunları bilemeyiz. Bunlar spekülatif şeyler” diye de ekledi.
 
EKSEN DEĞİŞMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL
 
Açıklanan rakamın tamamının doğru olduğu varsayıldığında bile hepsinin çıkarılmasının mümkün olmadığının altını çizen Tükyılmaz, “Diyelim 320 milyar metreküpün yüzde 75’ini, 4’te 3’ünü çıkarabildik diyelim. 240 milyar metre küp eder. Bu da bir anda çıkarılmaz. Bunlar için bir ömür koyarsınız. Diyelim 20 sene koydunuz. 240’ı 20’ye böldünüz. Senede 10 milyar metreküp çıkarabildiniz. Bugünkü ihtiyacının 4’te biri. Ne kadar süreli 20 yıl süreli. Bugün ki ihtiyaç artmayacak mı, onda da artış söz konusu olabilir. Böyle bir tablo var. Hani bir çağ atlamak, eksen değiştirmek, bunlar söz konusu değil. Bu sadece Türkiye’nin yıllık doğalgaz ithalatına ödediği 8-10 milyar dolardan göreceli bir azalma sağlar.  Ama bölgede yapılacak sondajlarla daha büyük rezervler bulunursa o zaman resim değişir. Ona göre değerlendirme yapabiliriz” dedi.
 
GÜRBÜZ: BULUNAN REZERV ANCAK 6 YIL YETER 
 
Gazeteci ve Enerji Analisti Özgür Gürbüz’e göre ise, bulunduğu ifade edilen gaz miktarının cari fazlaya neden olacağı ve enerji ihracatçısı olunacağı yönündeki yorumların hiçbiri doğru değil. Türkiye’nin yıllık ortalama 50 milyon metreküp doğalgaz kullandığını belirten Gürbüz, Erdoğan’ın açıkladığı 320 milyar metreküp rezervin Türkiye’ye ancak 6 yıl yetebileceğini, nüfus artışı ile kullanılacak gaz miktarının da artacağını ifade etti.
 
Gürbüz, bulunan rezervin bir anda çıkarılıp kullanıma sokulmasının mümkün olmadığını da vurguladı. “6 yıl gazınızı garanti ettiniz diyelim sonra ne olacak. Türkiye gaz almaya devam edecek. Yeniden başa dönecek” diyen Gürbüz, hiç konuşulmayan bir diğer konu ise Türkiye’nin petrol bağımlısı bir ülke olması. Gürbüz, Türkiye’nin doğalgazda yüzde 99, petrolde ise yüzde 92-94oranında dışa bağımlı olduğunu kaydetti.
 
‘PETROL VE GAZ İLE SORUN ÇÖZÜLMEZ’
 
Gaz ve petrol bularak enerji sorununun çözülemeyeceğini söyleyen Gürbüz, iklim krizinin her geçen gün derinleşmesi nedeniyle önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin karbonsuzlaşması, bu kapsamda kömür, doğalgaz ve petrolden uzaklaşması gerekliliğine işaret etti. Gürbüz, “Gelecek doğalgazın, petrolün üzerine kurulmayacak. Gazın bir bölümünü kendilerinin sağlaması kulağa hoş gelebilir ama sorunları çözmez. İklim krizini kesinlikle çözmüyor. Bunu unutmamamız lazım” dedi.
 
‘KİMSE KAFAYI KALDIRIP GÜNEŞE BAKMIYOR’
 
Enerji ihtiyacının kökten çözümünde gazdan petrolden, kömürden kurtulup kimseye ait olmayan, dışa bağımlılık sorunu olmayan güneş temelli kaynaklara yönelmek gerektiğini vurgulayan Gürbüz, “Asıl bunu yapmamız lazım. Ama kimse kafasını yukarı kaldırıp güneşe bakmıyor. Belki kuyuları açar, gazı birkaç yılda çıkaracaksınız ama sonuçta bitecek bir kaynak. Tam da söylemek istediğim buydu. 6 yıllık gaz rezerviniz var ama milyar yıllık güneş rezerviniz var. Daha ucuz olmasına rağmen, daha dışa bağımsız olmasına rağmen, bunu görmezden gelip, bu konuda hiç yatırım yapmayanların gaza yatırım yapması, petrole yatırım yapması ne yazık ki zihniyetin hala değişmediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. 
 
FOSİL YAKIT İMPARATORLUĞU MU, GÜNEŞ CUMHURİYETİ Mİ?
 
İnsanların kendi enerjilerini ürettiği, devletlere ve şirketlere bağlı olmadığı bir dünya hayal ettiklerini kaydeden Gürbüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Halbuki gaz, petrol, nükleer gibi kaynaklar sizi bir devlet şirketine veya özel bir şirkete bağlar. Bizim bahsettiğimiz dünyada ise çatınıza koyacağınız panellerle kimseye, şirketlere ve devletlere bağlı olmadan yaşayacağınız bir dünya kurulabilir. İkisi arasında farklar var. Ben birisine ‘Fosil Yakıt İmparatorluğu’, diğerini ise ‘Güneş Cumhuriyeti’ olarak tanımlıyorum” 
 
Gürbüz, Enerjinin daha verimli kullanılması, yine de yenilenebilir ve doğaya daha az zarar veren kaynaklardan elde edilmesi gerektiğini kaydeden  Gürbüz, “Bu bir mucize değil, ülkenin kurtuluşu da değil. Çünkü bu zihniyet devrimini yapamadığınızda o rezerv biter ve siz de yeniden başa dönersiniz” diye konuştu.
 
MA / İdris Sayılğan

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.