DOLAR 5,6541
EURO 6,3405
ALTIN 259,1
BIST 101.849
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Parçalı Bulutlu

Van’da 921 gündür eylem ve etkinlikler yasak!

31.05.2019
A+
A-

VAN – Van Valiliğinin sürekli uzattığı eylem ve etkinlik yasağı 921’inci gününe girdi. Kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, yasaklamanın toplumda kaosa neden olabileceği uyarısı yaptı. 

Darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) gerekçe gösterilerek 21 Kasım 2016 tarihinde Van’da ilk eylem ve etkinlik yasağı kararı alındı. Dönemin Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın aldığı karar, sonrasında göreve gelen Murat Zorluoğlu ve son kararname ile kente atanan Mehmet Emin Bilmez tarafından da ara vermeden uygulanıyor. 
 
Üç valinin değiştiği kentte tam 921 gündür bazen bir aylık bazen de 15 günlük yasaklama kararı alınıyor. Bu süre içerisinde hiçbir sivil toplum örgütüne (STÖ) eylem ve etkinlik engellenirken, iktidara yakın derneklerin yaptığı “Bayrak yürüyüşü”, “15 Temmuz darbesini kınama yürüyüşü”, “İsrail’i kınama açıklaması” gibi birçok etkinliğe ise izin verildi. 
 
HER ETKİNLİĞE MÜDAHALE 
 
2018-2019 yılları arasında yasak biraz esnetilse de tüm miting ve Newroz gibi etkinlikler Valiliğin iznine bağlı olarak gerçekleşti. Özellikle; kamuda yaşanan ihraçlarla ilgili KESK, DİSK, TTB, TMMOB gibi kurumların hiçbir eylemine izin verilmezken, basın açıklaması yapmak için sokağa çıkan birçok kişi darp ve gözaltıyla karşı karşıya kaldı. Yine açlık grevleri için anneler başta olmak üzere STÖ ve partilerin yapmak istedikleri tüm basın açıklamaları, yürüyüşler de engelleme ya da müdahaleyle sonlandı. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanı Ümit Dede, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Mehmet Kurukçu, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Şube Başkanı Bedri Yamaç ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Murat Melet, valilik yasaklarına tepki göstererek, derhal bu duruma son verme çağrısı yaptı. 
 
HDP: KABUL EDİLEBİR BİR DURUM DEĞİL
 
HDP Van İl Eşbaşkanı Ümit Dede, valilerin 10’ar günlük, birer haftalık tüm eylem, etkinlikleri yasaklamaya devam ettiğini söyleyerek, bu uygulamanın kabul edilebilir olmadığını ifade etti. Dede, “OHAL koşulları ve başkanlık sistemi içerisinde valilere çeşitli yetkiler verilmiş olabilir. Fakat valilerin bu yetkilerini sınırsızca kullanmaları gibi bir durum söz konusu olamaz. Toplanma hürriyeti, düşünce ve ifade hürriyeti, hem uluslararası sözleşmelerle hem anayasa ile güvence altına alınmıştır. Bir vali genelgesiyle anayasal hakların askıya alınması kabul edilebilir bir durum değil” dedi.
 
‘VALİ KENDİNCE KENTİ YÖNETİYOR’
 
Van valisinin bir kenti yönetebilecek birikime, tecrübeye sahip olmadığını söyleyen Dede, şöyle devam etti: “Vali; eylem, etkinlik, düşünce ifade hürriyeti boyutuyla yasaklamalara tabi tutarak adeta kenti hareket edemez hale getirdi. Kendince kenti yönettiğini düşünüyor. Bu durum kenti yönetebilme değil, yönetememe durumudur. Van valisi bu kentin güvenliğini sağlayabilecek, bizim güvenlik içerisinde eylem, etkinliklerimizi sağlayabilecek bir basirete sahipse görevine devam etsin. Eğer böyle bir yetenek ve cesaretten yoksun ise bu kenti anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış haklar çerçevesinde yönetemiyorsa bir an önce görevini bıraksın. Bu kentin üzerindeki baskının valinin değiştirilmesi suretiyle giderilmesi bizim talebimizdir” dedi.
 
‘TOPLUM KENDİNİ İFADE EDEBİLMELİ’
 
Gelinen noktada toplumun bir sıkışma yaşadığını ifade eden Dede, “Toplum kendini ifade edebilme olanağı bulamadıkça belki önümüzdeki süreçlerde farklı yöntem ve yollara başvurmak durumunda kalabilir. Biz kentimizde asla kaos oluşmasını istemiyoruz. Barışçıl gösteri ve yine kendini ifade etme hakkının tanınması, toplum ve kentimiz açısından da olması gerekendir” ifadelerini kullandı. 
 
KESK: ASIL NEDEN KORKU
 
Valiliğin yasağına tepki gösteren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Van Şube Başkanı Bedri Yamaç da, yasaklamayı “antidemokratik bir uygulama” olarak değerlendirdi. Van Valiliğinin duyumlar üzerine yasaklamalarını kabul etmediklerini söyleyen Yamaç,  OHAL ve KHK’nin valilere verilen yetkilerle süreklileştirildiğine dikkat çekti. Yamaç, “Asıl neden, korkudur. Gerçekten toplumda çok ciddi bir birikim var. Bu birikimin bir patlamaya varmaması için yasaklamalara başvurduklarını düşünüyorum” dedi.
 
‘VALİ ANAYASAL SUÇ İŞLİYOR’
 
Yasaklamanın, anayasal suç olduğunu belirten Yamaç, herhangi bir vatandaşın veya kurumun önceden izin alınmaksızın dışarıda basın açıklaması yapabileceğine dikkat çekti. Fiili olarak engellendiklerini belirten Yamaç, “Defalarca dışarıya çıkmaya yeltendiğimizde ciddi bir direnişle karşılaştık. 10 Ekim 2018 tarihinde de darp edilerek gözaltına alındık. Bu hükümetin valileri anayasal suç işliyorlar” diye konuştu.  
 
İHD: BU DURUM KAOSA NEDEN OLUR
 
İnsan Hakları Derneği(İHD) Van Şube Başkanı Murat Melet de, OHAL’in kaldırıldığının bilinmesine rağmen bugünkü uygulamanın OHAL döneminden hiçbir farkının olmadığını belirtti. İnsanların kendi özgür düşüncelerini paylaşmasına, eylem ve etkinlik yapmasına izin verilmediğini söyleyen Melet, “Hiçbir sivil toplum örgütü, demokratik kitle örgütlerinin bu yönlü yapacağı açıklamalara izin verilmediği gibi kısıtlayıcı kararlar alınıyor. Valilik tarafından sürekli uzatmalarla bu karar uygulanmaya çalışıyor. Biz de insan hakları savunucuları olarak bu kararın yanlış olduğunu, toplumda başka şeylere neden olabileceğini, bir baskı kültürü oluşturulmaya çalışıldığını, bunun sonucunda insanların ve devletin zarar gördüğünü söylüyoruz. Siz insanların meşru hakları olan düşüncelerini özgürce ifade etmelerine izin vermezseniz; insanlar tartışamadıkları, konuşamadıkları zaman bu toplumda kaosa neden olabilir. Bu kaos da, toplumun bir bütününde olumsuz sonuçlara yaratabilir” dedi. 
 
‘HER TÜRLÜ EYLEM ETKİNLİĞE İZİN VERİLMELİ’
 
Valiliğin “Kente huzur istiyoruz, huzura dönük engellemelerdir” şeklindeki açıklamalarına değinen Melet,  kentin huzur problemi olmadığını ve huzur içinde yaşadığını fakat insanların demokratik eylem ve tepkilerini dile getirmelerinin de insani hak olduğunu söyledi. İnsan hakları temelinde oluşturulacak her türlü eylem ve etkinliğe izin verilmesi gerektiğine vurgu yapan Melet, kentte yalnızca valinin değil, 1 milyon 200 bin insanın yaşadığını hatırlattı. 
 
‘VALİLİK BU KARARINDAN VAZGEÇMELİDİR’
 
Valilik tarafından alınan kısıtlayıcı  kararların bir nedeninin de topluma, insanlara, siyasi partilere “Susun konuşmayın” talimatı olduğunu dile getiren Melet, “Van Valiliğinin bir an önce bu kararından vazgeçmesi, daha demokratik davranması, insanların eylem ve etkinlik yapmasından korkmamaları gerektiğini, insanların kendi düşüncelerini daha rahat ifade etmelerine yardımcı olmalarını talep ediyoruz. OHAL’e benzer uygulamaların kalkmasını, daha demokratik, barışçıl ve huzur içinde herkesin düşüncesini ifade edebileceği bir Van temenni ediyoruz” diye konuştu. 
 
CHP: YASAKLAMALARA SON VERİLSİN 
 
CHP İl Başkanı Mehmet Kurukçu ise, barışçıl ve demokratik gösteri yapma hakkının asla kısıtlanmaması, insanların özgürce fikirlerini ifade etme hakkına ipotek konmaması gerektiğini ifade etti. Kurukçu, “Toplum bir sıkışma yaşadığı zaman kendini ifade etmek ister. Bunu engellemek toplumu kaosa sürüklemektir. Onun için artık çok zorunlu olmadıkça sık sık yapılan yasaklamalara son verilmelidir” dedi. 
 
MA / Müjdat Can 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.