DOLAR 5,7910
EURO 6,4523
ALTIN 274,5
BIST 109.111
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Hafif Sağanak

Van’da operasyon tehditlerine ortak tepki

09.10.2019
A+
A-

VAN – Kentteki 45 siyasi parti ve sivil toplum örgütünün içerisinde yer aldığı Van Demokrasi Platformu, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik operasyon tehdidine karşı herkesi barış için ses çıkarmaya çağırdı. 

 
45 sivil toplum örgütü, siyasi partilerin içinde bulunduğu Van Demokrasi Platformu, üyeleri Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik operasyon tehditlerine karşı açıklama yaptı.  Van Hakkari Tabip Odası’nda yapılan toplantıda platform adına Tabip Odası Başkanı Özgür Deniz Değer konuştu.  
 
‘İKTİDARIN POLİTİKASIYLA HALKLAR KUTUPLAŞTIRILDI’
 
Türkiye’de uzun yıllardır devam eden yönetim anlayışının, gerek uluslararası politikalarıyla gerekse de ulusal politikalarıyla, halkların beklentilerine cevap olamadığını aksine halkların birbirleriyle kutuplaşmasına, ayrışmasına neden olduğunu ifade eden Değer, “Yine işsizlik ve ekonomik istikrarsızlık  bu dönemde had safhaya ulaşmış, vatandaşların hukukun üstünlüğüne ve adalete olan inancını ve güvenini  ve en önemlisi de barış içinde huzurlu bir geleceğe olan özlem ve inancı yitirmesine sebep olmuştur. Aynı şekilde komşularıyla ‘sıfır sorun’ politikası iddiasıyla yola çıkan ancak uyguladığı yanlış politikalardan dolayı neredeyse sorunlu olmadığı komşusu kalmayan ülke konumuna dönüşmüştür” dedi. 
 
‘SAVAŞ; ÖLÜM, ACI, YIKIM VE GÖZYAŞI DEMEKTİR’
 
 Bu yanlış politikalardan birinin de uzun bir süreden beri Suriye ile ilgili yürüttüğü politikalar olduğunu belirten Değer, “Savaş; ölüm, acı, yıkım ve gözyaşı demektir. Savaş tezkeresine ‘evet’ demiş olmak, o bölgenin kadın-erkek, genç-yaşlı-çocuk, doğa demeden tüm canlı yaşamının yok olma riskiyle karşı karşıya kalması demektir. Nerede olursa olsun her çatışma ve savaş sakatlık, göç, işkence, ağır insan hakları ihlalleri, ekonomik krizlerin derinleşmesi, işsizlik ve büyük insani dramları da beraberinde getirmektedir. Bu gerçeklikler ortada iken, iktidar partileri ve bu süreçlerde onlara destek veren kesimler, sebep oldukları krizlerden kurtulmak ve başarısızlıklarını örtbas etmek için savaşı bir araç olarak asla kullanmamalıdır” diye konuştu. 
 
‘TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN KAYIPLAR YAŞANACAK’
 
Irak ve Suriye’de örgütlenerek bütün dünyaya korku salan DAİŞ’in bertaraf edildiğini hatırlatan Değer, “Bunu rağmen istikrarın sağlandığı Rojava’ya yönelik siyasal iktidarın uzun zamandır süren müdahale ısrarı bugün artık ete kemiğe bürünmüştür. Bin yıllık komşumuz, ülkemizde de milyonlarca soydaşı olan Rojava’daki Kürt, Arap ve Süryanilerin kendi topraklarını korumaya yönelik oluşturdukları yaşam alanları kamuoyunda yaratılanın tersine bugüne kadar Türkiye’ye yönelik herhangi bir tehdit oluşturmamıştır. Bölge barışını tehdit eden bu bakış açısı, Türkiye’deki halklara hiçbir şey kazandırmayacağı gibi bölge halklarının bir arada kardeşçe yaşamasına yönelik inançlarının da kırılmasına yol açacaktır. Bunun yanı sıra böylesi bir müdahalenin ülkenin içinde bulunduğu başta ekonomik kriz ve işsizlik olmak üzere birçok sorunu daha da derinleştireceği aşikardır. Bundan daha da önemlisi savaşın yaratacağı can kayıpları, sakatlıklar, göç, işkence ve ağır insan hakları ihlallerinin telafisi mümkün olmayacaktır. Ayrıca bu bölgelere yapılacak olan bir müdahale ile demografik yapının değiştirilmeye çalışılması Türkiye’nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme hükümlerine de aykırı olacaktır” diye konuştu. 
 
‘HERKESİN BU SAVAŞ KARŞI ÇIKMASI GEREKİYOR’
 
Türkiye ve bölgede tüm halklar için eşit, adil, demokratik ve barışçıl bir yaşam kurmanın yegane yolunun ülke içinde ve dışında savaşa dayalı politikalardan vazgeçerek bir an önce barış ve müzakere yöntemlerine yönelmek olduğunu belirten Değer, halklar arasında ayrılıkçı söylemlere, kin ve nefret tohumlarının ekilmesine karşı duran, bir arada barış içerisinde eşit koşullarda yaşamaya inanan herkesin bu savaşa karşı çıkması gerektiğini ifade etti. 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.