DOLAR 6,4510
EURO 7,1898
ALTIN 338,14
BIST 88.125
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Kuvvetli Sağanak

Van’daki siyasi partiler: OHAL’e son verin

16.01.2020
A+
A-

VAN – Van’da 3 yılı aşkın süredir devam eden eylem ve etkinlik yasağıyla OHAL’in fiili olarak sürdürüldüğünü kaydeden siyasi parti temsilcileri, Anayasa’yı çiğneyen ve 15 günde bir uzatılan uygulamaya son verilmesini istedi. 

Van Valiliği, 15 Temmuz askeri kalkışmanın ardından ilan edilen Olağanüstü Hal’i (OHAL) gerekçe göstererek 21 Kasım 2016 tarihinden bu yana 15 günde bir düzenli olarak kentteki tüm eylem ve etkinlikleri yasaklıyor. Fiili olarak sürene OHAL durumunu ve bin 152 gününe giren eylem etkinlik yasağını değerlendiren kentteki siyasi parti temsilcileri, bu duruma bir an önce son verilmesini istedi. 
 
‘VALİ KEYFİNE GÖRE DAVRANIYOR’
 
Hiçbir kentte yasağın bu kadar uzun sürmediğini belirten Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van İl Eşbaşkanı Ökkeş Kava, kentte farklı bir politikanın uygulandığını dile getirdi. Bir gün bile aralık vermeden her 15 günde bir yasağın uzatıldığını hatırlatan Kava, “Halkın iradesi gasp edilerek kayyım olarak atanan vali, bir yandan ‘ben kentin valisiyim’ diyor, bir yandan da belediyede kayyım olarak oturuyor. Pratikte de AKP’nin il başkanı gibi hareket ediyor. Keyfine göre her 15 günde bir Van’da eylem ve etkinlik yasağını uzatıyor. Verilen süper yetkilerle birlikte, hiçbir devlet kurumu hesap sormuyor. Kenti tek başına yönetiyor. Muhalif olan hiçbir kurum ve siyasi partinin mevcut duruma karşı sesini yükseltmesine izin verilmiyor. Basın açıklamasına bile izin verilmiyor. HDP olarak biz bu politikayı kabul etmiyoruz ve buna karşı her zaman mücadele ediyoruz” dedi. 
 
ANAYASA ÇİĞNENİYOR
 
Valilerin verilen yetkilerin gücüyle düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırdığını ifade eden İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir de “OHAL dönemine çevrilen bir dönemle karşı karşıyayız. Siyaset yaptığınızda, konuştuğunuzda ve hükümet karşıtı en küçük eleştiri yaptığınızda direk sopasını gösteriyor. Bu sopayı adalet mekanizmasıyla ve kolluk kuvvetleriyle gerçekleştiriyor. İktidar ‘siyaseti yalnızca ben yapabilirim’ diyor. Apolitik bir toplum oluşmasını, politik olanların da seslerinin çıkarmamasını istiyor. Bu yasakla anayasa çiğneniyor. Buna karşı herkes hakkı olan toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını kullanması gerektiğini düşüyor ve bu yasakların demokrasiyle hiçbir ilgisi olmadığı söylüyoruz” diye konuştu. 
 
OHAL BÖLGEDE SÜRÜYOR
 
AKP’nin iktidara gelmeden önce OHAL karşıtı söylemlerini ve iktidara geldiğinde sarf ettiği “OHAL’i kaldırdık” sözlerini hatırlatan Saadet Partisi İl Başkanı Özay İlhan ise şunları söyledi: “AKP iktidara geldiğine OHAL’e karşı söylemler gelişti. Bölgemizde devam eden OHAL kısmi bir şekilde kaldırdı. İnsanlar biraz nefes aldı. Fakat daha sonra yaşanan olayla birlikte ilan edilen OHAL, kaldırılmasına rağmen bölgemizde sürüyor. İnsanların demokratik hak arayışlarını meydanlarda seslendirmesi gerekiyorsa, özgür ülkelerde olması gerekiyor. Türkiye’nin de demokrasi ve özgürlük açısında gelişmesini istiyorsak, bizlerin de daha serbest bir yapıya kavuşması gerekiyor. Her 15 gün uzatılan yasağın gerekli olmadığı kanaatindeyim. Şiddete başvurulmadan yapılacak eylem ve etkinliklerin önün açılmalıdır.” 
 
HAKLAR ASKIYA ALINDI
 
CHP İl Başkanı Mehmet Kurukçu ise konuya dair şunları söyledi: “OHAL ülkesi haline geldik. Tamam valilere bazı haklar verilmiş olabilir; ama bunu sürekli hale getirmek açıkça anayasal hakları askıya almak demektir. İnsanlar kendi haklarını talep etmek, haklarını savunmak, bir şekilde kendilerini ifade etmek istiyorlar. Hem ayrıca bir insanın kendini ifade etmek istemesi, fikrini söylemesi kadar doğal ne olabilir? Ayrıca insanlar hak talep ederken şiddetin ya da tehlikenin olacağı düşünülmesi hata ki bir insan hakkını arıyorsa şiddetten de tehlikeden de uzak biridir. Kimse de kamu düzenini bozmak istemez, milli güvenliği bozacak bir ortam yaratmaz. Tek amaç kendini ifade etmek istemesidir.” 
 
MA / Cemil Uğur

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.