DOLAR 6,0618
EURO 6,7689
ALTIN 248,3
BIST 85.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

‘Yaşamak ve yaşatmak için bu mücadelede yer aldık’

16.05.2019
A+
A-
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin son bulması için 30 Nisan tarihinde 4 farklı cezaevinde 15 tutuklu ölüm orucuna başladı. Yine Mayıs’tan itibaren ölüm orucu eylemine ikinci bir 15 kişilik grup katıldı. Ölüm orucunda olan tutuklulardan biri de Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Burhan Şık (31). 1 Mart tarihinde süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan Şık, açlık grevini 70’inci gününde ölüm orucuna çevirdi.
 
2012 YILINDA DA AYNI TALEPLE AÇLIK GREVİNDE YER ALDI
 
2006 yılında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf öğretmenliği okuyan Şık, 2008 yılının Şubat ayında “Örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklandı. 5 ay kaldığı cezaevinde sonra tahliye edilen Şık, sürekli gözaltına alınıp tutuklandığı için üniversiteyi bıraktı. 2012 yılında İstanbul’da Barış ve Demokratik Partisi’nde (BDP) yürüttüğü çalışmalar gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan Şık, 20 ay kaldığı cezaevinde aynı taleple 2012 yılında yapılan açlık grevi eylemine katıldı. 2016 yılında Van- Ağırı yolu üzerinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve 3 yıldır cezaevinde bulunan Şık’a, hakkında açılan davada “Örgüt üyesi olmak”, “Patlayıcı madde bulundurmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla toplam 20 yıl hapis cezası verildi.
 
‘HERŞEYİ GÖZE ALDIM’ 
 
8 Mayıs’ta görüşe giden ve 14 Mayıs’ta ise telefonda çocuğuyla görüşen anne Ferhan Şık, oğlunun 18 kilo kaybettiğini söyledi. Şık, çocuğunun moralinin çok yüksek olduğunu belirterek, çocuğunun direnişini kutlayıp mücadelesi yolunda başarılar dilediğini söyledi. Anne Şık, “Oğlum bana ‘Anne ben bu mücadele yolunda her şeyi göze aldım ve mücadeleme devam edeceğim. Biz yaşamak ve yaşatmak için varız. Bu hayatta yaşatmak için bu mücadelede yer aldım. İnşallah halk da bizim bu onurlu mücadelemize sahip çıkar ve biz de bu halkı özgürlük dolu yarınlarla yaşatırız. 2 Mayıs’ta Sayın Öcalan ile görüşmeler oldu ve bir daha görüşme olmadı. Ne oldu bu görüşmelerin devamı gelmedi? Kimse bizi kandırmasın. Ya aile ve avukatları düzenli bir şekilde görüşür ya da bu grevi bırakmayız’ dedi” diye konuştu. 
 
‘BASKILAR HAD SAFHADA’
 
Cezaevinde açlık grevinde bulunan tutuklulara yönelik baskıların had safhada olduğunu dile getiren anne Şık, tutuklulara ait radyoların toplatıldığını ve iletişim haklarının engellenmek istendiğini söyledi. Daha önce 3-4 koğuşun birlikte görüşe çıktığını dile getiren anne Şık, şimdi ise tutukluların koğuş koğuş görüşlere çıkarıldıklarını belirtti.
 
‘ÇOCUKLARIMIZIN ÖLMESİNİ İSTEMİYORUZ’
 
Anne Şık, oğlunun mücadelesini sonuna kadar destekleyeceğini vurgulayarak, “Halktan ricam, açlık grevinde yakını bulunan herkes bu onurlu mücadeleye sahip çıksın. Ben çocuklarımızın mücadelesi için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım. Biz istemiyoruz çocuklarımız ölsün. Ölüm kolay değil. Dileriz çocuklarımız yaşar. Biz istiyoruz ki bu mücadelede talepler karşılansın. Sayın Abdullah Öcalan ile görüşüldüğünde polis, asker ve gerilla ölmez. İsteğimiz yaşamdır. Ölüm değildir” şeklinde konuştu.
 
‘DEVLET YASALARINA UYSUN’
 
Tecridin kalkmadan, adımlar atılmadan yaşanacak ölümlerin tek sorumlusunun Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı olacağını vurgulayan anne Şık, şunları söyledi: “Bu mücadeleye sessiz kalanlar da sorumlu olur. Devlete kendi yasalarına uy diyoruz. Yani her mahkûm ve tutuklu gibi Öcalan da ailesi ve avukatlarıyla görüştürülsün. Madem ‘ben bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım’ diyorsun, bu insanların istek ve taleplerini de karşılamak zorundasın. Çocuklarımıza bir şey olursa bu devlet de çöker. Diyarbakır zindanlarında ölüm oruçları ile tarih yazıldı. O tarih hala konuşuluyorsa bu mücadele tarihi de dünya var oldukça konuşulur.”
 
MA / Ruken Demir – Ömer Akın
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.