DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,54
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

Yolları Ankara’da kesişen iki kadın: Hayatımız değişti

21.11.2020
A+
A-

ANKARA – Yıllar önce Van’dan göç eden Salihe Sevdi ve Aygül Çiftçi yaşadıkları ekonomik sıkıntılara çözümü, tandırda pişirdikleri ekmekleri satmakta buldu. Ekonomik özgürlüklerini elde eden iki kadın, “Hayatımız değişti” diyor. 

Yıllar önce Van’dan göç eden Salihe Sevdi ve Aygül Çiftçi isimli iki kadının yolları Ankara’da keşişti. Pandemi süreciyle birlikte yaşadıkları ekonomik sıkıntılara çare bulmaya çalışan iki kadın, topraklarında öğrendikleri kültürü Ankara’ya taşıdı. Kadınlar, açtıkları tandır evinde birlikte yaptıkları ekmeklerle ekonomilerine katkı sağlamaya çalışıyor.
 
Ankara’nın Mamak ilçesinde aileleriyle birlikte yaşayan Sevdi ve Çiftçi, günde pişirdikleri ekmeğin tanesi 1,5 TL’den satıyor. Ankara’nın çeşitli ilçelerinden sipariş alan kadınların günde ortalama pişirdikleri ekmek sayısı 200-300 arası.
 
Salihe Sevdi ve Aygül Çiftçi ile kurdukları işin yaşamlarında nasıl değişiklikler yarattığını ve göç hikayelerini konuştuk.
 
Van’ın Çaldıran ilçesinden 9 yıl önce Ankara’ya göç etmek zorunda kaldığını belirten Aygül Çiftçi, “Eşim ve çocuklarım önce Ankara’ya geldiler. Burada inşaat işinde çalışıyorlar. Sonra mecburen ben de geldim. Köyde tarlamız, traktörümüz vardı, keyif ediyorduk. Ama bir zamandan sonra yetmedi ve iş için buraya geldik. Memleketimiz güzeldi ama burada öyle bir yaşam, komşuluk da yok” diye belirtti.
 
‘KADINLARIN ÇALIŞMASI İYİDİR’
 
Tandır ekmeği pişirip para kazandıktan sonra evin ve çocuklarının giderlerini rahatlıkla karşılayabildiğini dile getiren Çiftçi, “Kadının çalışması iyi bir şeydir. Artık gözümüz erkeğin cebine bakmıyor. Bazen para veriyorlardı bazen vermiyorlardı. Şehir yaşamı da zor. Erkekler de bazen çalıştıkları işten paralarını alamıyorlar” dedi. Arkadaşıyla birlikte çalışma koşullarını oluşturduklarını anlatan Çiftçi, şöyle devam etti: “Günler uzun olduğunda sabah 7-8 gibi gelip hamuru yoğuruyorduk. Sonra eve gidip kahvaltı yapıyor ardından gelip, akşam 17.00-18.00’e kadar ekmek pişiriyorduk. Şimdi günler kısaldığı için gece 12’de gelip hamuru yoğuruyoruz, sabah da saat 7-8 gibi gelip pişiriyoruz.”
 
‘SADECE BİR KİŞİ ÇALIŞINCA YETMİYOR’
 
Eşinin inşaatta çalıştığını belirten Salihe Sevdi de Ankara’ya 9 yıl önce zorunlu olarak geldiğini söyledi. Sevdi, “Eşim burada inşaatta çalışıyordu. Ankara’da 2-3 ay çalışıyor tekrar yanımıza geliyordu. Kazandığını yiyip bitiyorduk. Sonra tekrar Ankara’ya gidiyordu. Baktık olmuyor ben de geldim. Evimiz kira, hayat koşulları zor, geçim olmuyor. Her şey çok pahalı. Bir evde sadece bir kişi çalışınca yetmiyor” dedi.
 
‘HAYATIM DEĞİŞTİ’
 
Patronsuz kendi işlerini yapmanın önemine dikkat çeken Sevdi, “Kendi kendimizin patronuyuz. Bu işe başladıktan sonra hayatım çok değişti, güzelleşti. Daha önce erkeklerin cebine bakıyordum. ‘Acaba bu akşam para verecek mi vermeyecek mi’ diye. Şimdi öyle değil kendi paramı kazanıyorum. Paramız cebimizde. Ne istersek erkeğin eline bakmadan yapabiliyoruz” diye konuştu.
 
MA/ Zemo Ağgöz

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.