DOLAR 6,8663
EURO 7,7558
ALTIN 398,81
BIST 8,6638
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Yönetmen Ergül: Hasankeyf ve Dicle Vadisi kurtarılabilir

15.10.2018
A+
A-
Ilısu barajı nedeni ile sular altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya olan 12 yıllık tarihe sahip Hasankeyf’te tahribat gün geçtikçe büyüyor. Bugüne kadar Zeynelbey Türbesi, Artuklu Hamamı ve İmam Abdullah Zaviyesi’nin yerinden edilerek taşınmasının ardından tarihi Sultan Süleyman ve El-Rızk camii minarelerini de taşları tek tek sökülerek yeni yerine taşınıyor. Taşınma işlemleri sırasında yaşanan tahribatların ne boyutta olduğu bilinmez iken son olarak tarihi Hasankeyf kale duvarları beton ile kaplanmaya devam ediliyor. Hasankeyf’i yaşatma mücadelesini Suyun Ölüm Tarihi’ni anlatan yönetmen Ali Ergül, Mezopotamya Ajansı’ndan Metin Yoksu’ya konuştu.  Ergül, Hasankeyf için mücadelenin bitmediğini söyledi.
‘SORUMLULUĞU ALTINDA KALIRIZ’
Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin akıbeti hakkında baroların sessiz kaldığına dikkat çeken Ergül, taşınma işlemlerinde ise devletin görsel şovlarının çok ötesinde bir durum olduğunu söyledi. Hasankeyf önünde sloganlar atmanın ve fotoğraflar çektirmenin kimseye bir faydasının olmadığına vurgu yapan Ergül, “Gidip orada fotoğraf verip kurumsal hesaplardan paylaşılma dönemi geçti. Hasankeyf ve Dicle Vadisi kurtarılabilir, kurtarılmalıdır. Yoksa hepimiz bunun sorumluluğu altında kalırız” dedi.
‘AÇIKLAMASI YOK’
Taşınan eserlerin taşınma sırasında ciddi zararlar gördüğünü dile getiren Ergül, Ilısu Barajını tahribat projesi olarak tanımlayarak, “Taşınma meselesinin iki boyutu var. Bunlardan birincisi eserin olduğu alandan koparılması, çalınması. Bir diğeri de zarar verilerek taşınmaları. Bu iki durumun da hukuksal hiçbir açıklaması yok” diyerek, baroların sessizliğine dikkat çekti.
‘NEHİRLE BİRLİKTE ÇEVRESİNDEKİ YAŞAM DA YOK EDİLECEK’
Hasankeyf’te yaşanan tahribatta rağmen Dicle Vadisi ile birlikte hala kurtarılabilir olduğuna dikkat çeken Ergül, “Bu nehri çok uzun yıllardır yok edilmeye çalışıyorlar. Ilısu Barajı ve HES projesi bu tahribatın sondan ikinci halkası. Eğer bu proje hayata geçerse Cizre Barajı ile nehir, içinde barındırdığı ekolojik yaşam ve hayat verdiği çevresiyle yok edilecek” ifadesinde bulundu.
‘SÖZLEŞMELERİN HİÇBİRİNE UYULMUYOR’
Bugüne kadar Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni kurtarmak için binlerce insanın mücadele yürüttüğünü hatırlatan Ergül, yapılan her çalışmanın kıymetli olduğunu ve tarihsel olduğunu vurgulayarak, mücadelenin yeniden başlaması gerektiğini söyledi. Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin ancak mücadele ile kurtarabileceğini kaydeden Ergül şöyle devam etti: “Baroların ve meslek odalarının artık görevlerini yapmaları gerekiyor. Bizim kazanma gücümüz var. Çünkü Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler var. Bu projede, sözleşmelerin hiç birine uyulmuyor. Biz geri çekildikçe dinamitlerle tarihi alan yok ediliyor. Hasankeyf ve Dicle Vadisi kurtarılabilir, kurtarılmalıdır. Yoksa bunun sorumluluğu altında kalırız hepimiz. Yeni Hasankeyf denilen bölge tarihi bir alan. Buradan çıkan tarihi eserler hasıraltı edildi.”
‘ÖRNEK BELEDİYECELİK HASANKEYF’İ KURTARABİLİR’
Hasankeyf’te yaşatılacak örnek bir belediyeciliğin bölgeyi kurtarabileceğini belirten Ergül, “Türkiye’de devrimci demokrat belediyecilik örneği ne yazık ki çok az. Bu kadar tahribatın da merkezi iktidarlar tarafından yapılabiliniyor olmasının belki de en büyük nedeni bu. Eğer Ilısu Barajı ve HES projesi hayata geçirilir, tarih yok edilir, milyonlarca canlı öldürülürse bu merkez iktidarlar daha da saldırganlaşacak. Önümüzdeki dönem daha büyük felaketlerin dönemi olacak” diye konuştu.
Hasankeyf’in sular altında kalması durumunda binlerce insanın zorla evlerinden göç ettirileceğini, milyonlarca canlı öldürüleceği ve insanlık tarihinin kesişme noktalarından olan tarihi Hasankeyf’in sular altında bırakılacağına vurgu yapan Ergül, “Göçle birlikte ekonomik kriz ve beraberinde kültürel ve aile bağları yok olacak” dedi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.