DOLAR 7,3034
EURO 8,6566
ALTIN 476,55
BIST 9,5636
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

YSK kararına takılan Yıldırım: Kazanılmış haklarımız gasp ediliyor

12.04.2019
A+
A-
 
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ihraç edilmiş ve 31 Mart yerel seçimlerinde seçilen belediye başkan adayları, il genel meclis üyeleri ve belediye meclis üyelerine mazbata verilmeyeceği yönündeki kararına tepkiler sürüyor. İstanbul Sancaktepe ilçesinden CHP Meclis Üyesi seçilen ve mazbatası verilmeyen edebiyat öğretmeni Hüda Yıldırım, 29 Ekim 2016 tarihinde çıkarılan 675 sayılı KHK’yle ihraç edilmişti. 
 
Seçilmesine rağmen mazbatası verilmeyen Yıldırım, YSK’nin KHK’lilerle ilgili aldığı kararın hak gaspı olduğunu söyledi. 
 
Aynı zamanda sosyolog olduğunu belirten Yıldırım, “Her iki alanda da çalışmayı, üretmeyi seviyorum. KESK ve Eğitim-Sen üyesiyim. 29 Ekim 2016 tarihinde çıkarılan 675 sayılı KHK ile mesleğimden ihraç edildim. Konfederasyonumuzun ve sendikamızın ilkelerini öğretmenlik yaparken savundum. Şimdi de savunmaya devam ediyorum. 15 Temmuz sonrası 150 bin kamu emekçisi ihraç oldu. Bu ihraçlar içerisinde barış akademisyenlerini de içeren 5 bine yakın kamu emekçisi KESK üyesidir. Devrimci, demokrat, muhalif kimselerdir. Darbe gerekçesiyle darbe yaptığı söylenenlere karşı da zamanında mücadele yürütmüş insanlardır bunlar” dedi.
 
‘HUKUKSUZCA İHRAÇLAR İADE EDİLMELİDİR’
 
İhraç edildikten birkaç ay sonra Eğitim-Sen üyesi 64 öğretmen hakkında çeşitli isnatlarla toplu bir dava açıldığını hatırlatan Yıldırım, “Ama sonrasında hepimiz bu davadan beraat ettik. Aslı astarı olmayan şeyler iddia edilmişti. Ama dediğim gibi beraat etmemiz bir şeyi değiştirmiş görünmüyor. Hala çoğumuz OHAL komisyonunun kararını bekliyoruz. Buradan devlet yetkililerine çağrımdır. OHAL komisyonu lağvedilmeli, hukuksuzca ihraç edilen her kamu emekçisi ivedilikle görevine iade edilmelidir” diye belirtti.  
 
‘BAŞTAN SONA HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİ’
 
YSK’nin almış olduğu kararın baştan sona kadar hukuksuzluk örneği olduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti: “Gerçi çok değil biraz geriye gidecek olursak aynı hukuksuzluğu KHK’lerin çıkarılmasında, yüzbinlerce kamu emekçisinin listelerle toplu olarak ihraç edilmelerinde de görebiliriz. Her ikisi de aynı çerçeveye sahip hukuki dayanaktan yoksun uygulamalardır. KHK’ler, OHAL ve sıkıyönetim uygulamaları iken OHAL’in kaldırılmasıyla birlikte apar topar yasa haline getirilmiştir. Çünkü OHAL haricinde böyle kapsamlı bir müdahale yetkisi yaratmaz KHK’ler. Bizi terör örgütleriyle iltisak ve irtibatlı diyerek güvenlik gerekçesiyle işten attılar. Ama bu iddianın herhangi bir dayanağı ne ihracımız öncesinde ne de sonrasında ortaya konabildi. Hatta dönemin Adalet Bakanı bir TV programında ‘ihraç edilenler suçlu olmayabilir, biz idari tasarrufumuzu kullandık’ demişti. İşte o günden bugüne zihniyette hiçbir gelişmenin yaşanmadığını aksine gerilemenin görüldüğünü YSK’nin bugünkü tavrında da görmüş bulunduk.  Adaylıklarımıza itiraz etmeyen YSK, seçim sonrasında belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ve muhtarlar olarak seçilmiş KHK’lilere mazbatalarını vermedi ve kazanılmış haklarını gasp etmiş oldu.” 
 
‘ÇOK ÇELİŞİK BİR DURUMDUR’
 
Adaylığı sırasında gerekli evrakları hazırlayıp başvuru yaptığını dile getiren Yıldırım, o süreçte herhangi bir sorun ya da uyarıyla karşılaşmadığının altını çizerek, “31 Mart yerel seçimlerinde Sancaktepe’de belediye meclis üyesi adayıydım. Adaylığım kabul edildi. YSK’nin adaylığımızı onaylayıp, seçilince adaylığımızı düşürmesi çok çelişik bir durumdur. Ya adaylığımızı kabul etmeyeceklerdi ya da kabul ettilerse seçilenlerin iradesini tanıyacaklardı. İtiraz merci olmayacak kadar yüksek bir kurumun böyle bir yaklaşım sergilemesi vahimdir ama genel siyasi tablo göz önünde bulundurulduğunda pek de şaşırtıcı değildir” diye konuştu.
 
1 buçuk ay boyunca yoğun bir şekilde seçim çalışması yürüttüklerini sözlerine ekleyen Yıldırım, “Zamansal ve fiziki sıkıntılarımız bir yana bırakılırsa ruhsal ve zihinsel anlamda doyurucu bir süreçti diyebilirim. Çünkü sadece fikir üretmek ya da beyan etmekle sınırlı bir çalışma içinde olmuyorsunuz. Ev ev, dernek dernek dolaşıyor ve insanlara temas ediyorsunuz. Halkımızın sıkıntılarını taleplerini yönetimlerden beklentilerini bire bir onlardan dinliyorsunuz. Anlıyorsunuz ki düşüncelerinizi oturttuğunuz kalıplar o toplumsal gerçeklik karşısında bazen esnetilmeye gereksinim duyuyor. Bu çalışmaları geliştirici ve zenginleştirici bir deneyim olarak kazanımımız olarak görebiliriz bu süreçte” diye belirtti.
 
‘MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
 
Hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Yıldırım, şunları söyledi: “Adaylığımızın kazandıktan sonra düşürülmesi çok yenidir. Bildiğim kadarıyla YSK’nin kararlarına karşı dava açma hakkımız yok, Anayasa Mahkemesi de dahil buna. En fazla olumlu bir netice almayacağımız aşikar olan itiraz hakkımız var sadece. Sanırım AİHM’e başvuru yapılabiliyor. Biz de gelişmeleri takip edip hukuki mücadelemizi buna göre vereceğiz.” 
Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm bu yaşanan baskıcı süreçler hükümetin ve ülkemizin uluslararası arenada itibarını zedeleyen bir hal alıyor. Bunun farkında olunması ülke yönetiminin tekrar hukuki ve demokratik bir zemine dönmesi bu gerekliliğe uygun hareket etmesi gerekiyor. Biz de bunun için çabalayan insanlarız. Bizim mücadelemiz barış, demokrasi, eşitlik, adalet mücadelesidir. Her insanın insan onuruna yakışır bir biçimde yaşaması talebimizdir. Özcesi toplumsal her alanda gücümüz yettiğince doğrularımız ve ilkelerimiz temelinde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” 

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.