DOLAR 7,3338
EURO 8,8146
ALTIN 406,30
BIST 1.530
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağışlı
İstanbul
8°C
Yağışlı
Çar 11°C
Per 10°C
Cum 15°C
Cts 13°C

Yüksekova Belediyesi’ndeki ‘Yolsuzluk ve usulsüzlük’ araştırma önergesi reddedildi

28.06.2019
A+
A-

HAKKARİ- Kayyum tarafından 2 buçuk yılda 680 Milyon TL borçlandırılan Yüksekova Belediyesi’ndeki “Yolsuzluk ve usulsüzlüklere” ilişkin Meclis araştırma önergesi AKP’liler tarafından reddedildi. HDP Milletvekili Sait Dede, ipotek altına alınan belediyenin çalışmalarını halk desteğiyle sürdürdüğünü belirtti. 

Yüksekova Belediye’sini 2 buçuk yılda 680 Milyon TL borcun altına sokan kayyumun, “yolsuzluk ve usulsüzlüklerini” araştırma önergesi AKP milletvekilleri tarafından reddedildi. 301 işçinin maaşını ödeyemez hale gelen Belediye’nin elektriği VEDAŞ tarafından ara ara kesiliyor. Belediye’deki “yolsuzluk ve usulsüzlükler”in araştırılmasını isteyen Meclis’e araştırma önergesi veren kent milletvekili Sait Dede’nin, talebi AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. 
 
‘KAYYUM DÖNEMİNDE BORÇ KATLANDI’ 
 
Dede, tarafından verilen önergede, “19 Aralık 2016 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından atanan kayyum; açıkça amaç, şekil, kapsam ve konu bakımından hukuka ve belediye kanuna aykırı olarak aldığı belediye meclisi kararlarına dayanarak iller bankasıyla sözleşmeler imzalayarak Yüksekova Belediyesi’ni zarara uğratmış ve belediyenin tüm menkul ve gayrimenkullerini rehin ederek bir borç batağında bırakmıştır. Verilen ihaleler, ihale şartnameleri ve yapılan harcamalar ve bunlara dayanak sözleşmeler birçok  kanunsuzluk içermekte, çoğu sözleşmede ihaleye esas teşkil edecek noktaların boş bırakıldığı ve yine iller bankası tarafından çekilen kredilerin geri ödenmesi noktasında 5779 Sayılı kanunun 7’nci maddesinin 4’üncü bendine aykırı olarak gelen hissenin yüzde 40’nın değil yüzde 100’nün, yani tamamının çekilen kredi borcu için kesileceği yönünde işlem tesis edilmiş. Ancak bu kanun dışı taahhüt 2017 yılında alınmış olmasına rağmen kayyum görevde olduğu sürece uygulanmamış olup, 31 Mart 2019 tarihinde görevi seçilmiş belediye başkanının devralmasıyla uygulamaya konularak belediyenin genel bütçeden gelen bütün paylarına el konulmuştur. 31 Mart 2019 tarihi itibariyle bünyesinde 300 çalışanı bulunan Yüksekova Belediyesinde çalışanların maaş ve ücretleri ödenememektedir. 2016 ve öncesinde toplam borcu 54 milyon 604 bin 526,53 TL olan Yüksekova belediyesinin 31 Mart 2019 tarihi itibariyle güncel borcu 680 milyon 884 bin 955 TL’dir” diye belirtildi. 
 
Önergede kayyum döneminde alınan krediler de kalem kalem kaydedildi. 
 
‘İLÇENİN İMARI DEĞİŞTİRİLDİ’
 
Mevcut borçlara ilişkin meclise verilen önergenin AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesini değerlendiren Dede, 19 Aralık 2016 yılında Yüksekova Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra Belediye’nin halktan koparılarak izole edildiğini hatırlattı. Dede, “Belediye, çevresine kurulan barikat ve polis noktalarıyla adeta bir karakola dönüştürüldü. Kayyumun gasp ettiği belediyeden bu süreçte yapılan işler ve çalışmalarla ilgili bilgi almak imkânsız hale geldi. Kentimizin tüm sokakları kazıldı, şehrin abluka altına alınıp yıkılmasından sonra kapalı kapılar ardında alınan kararlarla imar durumunda değişiklik yapıldı, belli noktalara yeni karakollar kuruldu. Bunlara ilişkin belediye imkânlarıyla yollar açıldı. Yüksekova tam anlamıyla bir inşaat alanına çevrildi” dedi. 
 
‘GİZLİLİK İÇİNDE YAPILIYORDU’
 
Halkın bu yapılanları büyük bir kuşku ve tedirginlikle izlediğini sözlerine ekleyen Dede, özellikle Yüksekova ablukasından sonra psikolojik bir savaş yürütüldüğünü dile getirdi. Çarşıda, sokaklarda sivil kıyafetlerle ellerinde uzun namlulu silahlarla dolaşan grupların çoğaldığını belirten Dede, “Alabildiğine kötü muamele ve baskı yaşandı. Halkı sindirmek, değerlerinden koparmak için yoğun bir politika güdüldü. İçişleri Bakanı neredeyse her gün Yüksekova’daydı. Tüm bu baskı ve psikolojik savaş sırasında kaymakam tarafından gasp edilen Yüksekova Belediyesi kapalı kapılar ardında ihaleler veriyor, Yüksekova’nın geleceğine ilişkin kararlar alıyordu. Tabii yapılanlar büyük bir kozmik gizlilik içinde davranılarak yapılıyor, dolayısıyla bilgi almak da imkânsız hale geliyordu. Şüphesiz halkımız ve bizler belediyenin imkânlarının farklı amaçlarla kullanıldığını, bir enkaz yaratıldığını görüyorduk. Bunun önüne geçebilmek için kimi çalışmalar yürüttük, ancak başvurularımıza ve bilgi alma taleplerimize cevap vermek bir yana geri dönüşler bile sağlanmadı” diye belirtti. 
  
‘KASADA TEK KURUŞ BIRAKILMADI’
 
31 Mart 2019 tarihinde belediyeyi halkın tekrar kazanmasıyla beraber söz konusu korkunç tablonun akıl almaz boyutuyla karşılaştıklarını vurgulayan Dede, 1936 yılından beri ilçe olan ve o yıllardan itibaren hizmet veren Yüksekova Belediyesi’nin o yıllardan günümüze kadar olan 54 milyon 604 bin TL borcunun sadece iki buçuk yılda 680 milyon TL’ye çıktığına dikkat çekti. Bu borçla Yüksekova Belediyesi’nin ve halkının geleceğinin açık bir şekilde ipotek altına alındığını ifade eden Dede, şöyle devam etti: “Amaçları Yüksekova’yı talan etmek, halkı bir bardak sudan tutun da nefes alabilecekleri bir havadan bile mahrum bırakmaktı. Zaten seçim sürecinde açıkça dile getirmekte sakınca görmüyorlardı. Ya bize oy verirsiniz ya da bu inşaat alanında toz toprak içinde yaşamaya mecbur kalırsınız. Eğer seçilmedikleri takdirde henüz başlangıç noktasında olan çalışmaların yarıda kalacağını, belediyenin maaşları bile ödeyemeyeceğini apaçık bir şekilde dile getirdiler. Gelinen nokta itibariyle üç aydır çalışanlar maaş alamamakta, kasada kamu hizmeti için harcanabilecek tek kuruş dahi bulunmamaktadır” diye konuştu. 
 
‘YÜKSEKOVA’YI BİTİRMEK İSTEDİLER’
 
Verilen soru önergesinin reddedilmesine ilişkinde de konuşan Dede, şunları dile getirdi: “Tabii Yüksekova’da yapılan böylesine büyük çaplı bir hırsızlık; sadece bir ilçe kaymakamının halka duyduğu kin ve nefret duygularıyla hareket ederek gerçekleştirdiği münferit bir durum değildir. Bunun farklı ayakları da mevcuttur. Başta İller Bankası, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere farklı ayakları vardır.” “Her kurum kendi adına Yüksekova’yı bitirmek ve halkı cezalandırmak için yasal bir kılıf uydurma gereği dahi duymadan ganimet zihniyetlerini pervasızca uygulamaya koymuştur” diyen Dede, AKP-MHP bloğunun tüm yapılanları bildiğini ve Yüksekova’nın iradesini kırma noktasında ortak hareket ettiğini söyledi. 
 
‘HALKIN SAĞDUYUSU MOTİVE EDİYOR’
 
“Bizim burada en büyük şansımız halkımızın politik duruşundaki derinliği ve dolayısıyla yaşananları çok iyi tahlil edip karşı duruş manasında geliştirdikleri onurlu duruşlarıdır” diyen Dede, Yüksekova halkının yapılan haksızlığı, hukuksuzluğu bildiğini, bu konuda da seçilmiş belediye eşbaşkanlarının yanlarında durduğunu hatırlattı. Bu durumun başta belediye eşbaşkanları olmak üzere herkes için son derece motive edici bir durum olduğunu belirten Dede, “Halkın gücünü arkasına alan seçilmişlerimiz çözüm noktasında da halkımızla ortaklaşarak ilerlemektedir” dedi. 
 
‘SORUMLULAR HESAP VERECEKLER’
 
İller Bankası’nın tüm gelirlerin yüzde 100’ünü kesmesine ilişkin konuşan Dede, yapılanlara bir yasal kılıf dahi uydurma gereği duyulmadığını kaydetti. Dede, devamla şöyle dedi: “Bu noktada elimizi güçlendiriyor. Örneğin; elimizdeki sözleşmelerde de görüleceği üzere resmi devlet kurumları Yüksekova Belediyesi’ne ilişkin yaptıkları sözleşmelerde yasaların kısıtlayıcı hükümlerini tanımadıklarını beyan ediyorlar. İki devlet kurumu açıkça biz yasalara uymayacağız diyor ve bu minvalde ilerliyorlar. Bunların iptaline ilişkin başlattığımız hukuki süreçler var. Tamamını iptal edeceğiz ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.” 
 
‘BELEDİYECİLİK TARİHİNDE BİR İLK’
 
Bu imkânsızlıklarla üç aydır kasasında tek kuruş olmayan Yüksekova Belediyesi’nin hizmetlerine de değinen Dede, şunları söyledi: “Halkımızın öz kaynaklarıyla ilaçlama çalışmalarından tutun da çevre temizliğine kadar belediyemiz hizmet yürütmektedir. Belki de belediyecilik tarihi açısından bir ilktir. Bu hizmetler yapılırken öfkelenen sistem; kâh elektrikleri kesmekte kâh rögar kapaklarına saldırmaktadır. Şaşkınlık yaşıyorlar. Bu yaşadıkları hezimetle akıl ve mantıktan yoksun olarak çaresizce saldırılar, kuşatmalar yapmaktalar.” 
 
‘EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ HALKIMIZ’
 
Belediyesi’ne sahip çıkan Yüksekova halkına teşekkürler eden Dede, sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksekova halkı bu sürecin yaşanılacağını, sistemin tehditlerini bilerek partilerinin yanında durdular, çoğu zaman öncü oldular. En büyük şansımız ve güvencemiz halkımızdır. Bunun verdiği duygu ve kararlılıkla Geveri yaşanılabilir bir kent kılma çabalarımız ve mücadelelerimiz güç alarak devam etmektedir. Bizim için 7’sinden 70’ine tüm Gever halkı aynı değerdedir. Hepsine teşekkür ediyorum.”
 
MA / Müjdat Can 
 
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.