DOLAR 6,6456
EURO 7,2951
ALTIN 341,38
BIST 88.720
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Sağanak

Zülküf Gezen’in annesi: Çocuğumdan başı dik bir mücadele kaldı

17.03.2020
A+
A-

DİYARBAKIR – PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto amacıyla cezaevinde yaşamına son veren Zülküf Gezen’in annesi Havva Gezen, çocuğundan başı dik bir mücadele kaldığını belirtirken, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ise eylemlerindeki başarının onlara ait olduğunu söyledi. 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in, İmralı’daki tecride karşı 8 Kasım 2018’de başlattığı ve daha sonra cezaevlerine yayılan açlık grevi eylemi sürerken, Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu Zülküf Gezen 16 Mart 2019’da yaşamına son verdi. Gezen’in cenazesi, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda polislerce alıkonularak, ailesinden habersiz Diyarbakır’a getirildi.  Gezen’in cenazesi, polis ablukası altında bazı aile bireylerinin katılımıyla Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. 
 
ANNE GEZEN: SANA MÜJDE VERMEYE GELDİM
 
Açlık grevlerinin sonlanmasıyla birlikte Gezen’in annesi Havva Gezen, çocuğunun mezarını ziyaret ederek “Leyla heval ve arkadaşlarının talebi yerine geldi. Sana müjde vermeye geldim” sözleriyle mücadelelerinin sonuç verdiğini dile getirdi. 
 
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Gezen’in Annesi Havva Gezen ve DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, açlık grevinde yaşamına son verenlerin anılarına bağlı kalacaklarını söyledi. 
 
‘MÜCADELE HER YERDE’
 
Oğlu Zülküf’ün yüzlerce yıl geçse de acısının ilk günkü gibi taze kalacağını kaydeden anne Gezen, her anne gibi barışın olmasını, ölümlerin sonlanmasını istediklerini belirtti. Oğlu Zülküf’ten miras olarak başı dik bir mücadele kaldığını dile getiren anne Gezen, duygularını “Ne diyebilirim ki, kalbimden bir çok şey söylemek geliyor. Fakat duygularımı dile getiremiyorum. Keşke oğlum sağ olsaydı da verdikleri mücadele sonucu Sayın Öcalan’la görüşme sağlandığını görebilseydi. Bu sevincine ortak olurduk. Bıraktığı mücadele mirası her yerde devam ediyor” şeklindeki sözlerle ifade etti. 
 
‘BİR OLURSAK TECRİT KALKAR’
 
Öcalan’ın üzerindeki tecridin hala devam ettiğini vurgulayan anne Gezen, “Devam eden tecridi lanetliyoruz. Eğer bir olursak barışı kendi ellerimizle kapımıza getiririz, Kürt halkı ve Sayın Öcalan üzerindeki tecridi de kaldırırız. Kendini bilmez Kürtler ellerini vicdanlarına koysunlar, yansınlar, zulmü görsünler. Cezaevindeki tutuklular serbest bırakılsın, zindanların kapıları sonuna kadar açılsın. Sayın Öcalan ile görüşmeler sağlandığında biz çok mutlu oluyoruz. Biliyoruz ki bu görüşmeler verilen bedellerin sonucudur” dedi. 
 
‘AÇLIK GREVLERİ TÜM DÜNYAYA YAYILDI’
 
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ise 2018 yılı koşullarında, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin tamamında OHAL ilan edildiğini hatırlatarak, KHK’lerle, yeni yasalar çıkarılarak toplumun tamamının derdest edilmek istendiğini belirtti. Güven, böyle bir ortamda 8 yıldan bu yana avukatlarıyla görüştürülmeyen ve ağır tecrit koşullarında yaşayan Öcalan’ın durumu söz konusu olduğunu, bundan dolayı 2018 yılı 8 Kasım’da bireysel olarak açlık grevi eylemine başladığını dile getiren Güven, “Eyleme başlarken kuşkusuz binlerce, milyonlarca insanın talebi olduğunu biliyordum. Buna rağmen bu defa ben yapayım, tek olayım, gençler ölmesin, gerçekten bu yükü ben omuzlayayım dedim. Fakat dediğim gibi olmadı. Kısa sürede birçok cezaevine, aslında bütün dünyaya yayılarak bu tecrit karşıtı eylemeler devam etti. 7 binden fazla insanın bir talep için açlık grevine başlaması dünyada bir ilkti. 200 gün süren açlık grevleri sürecinde cezaevleri en hassas olan yerlerdi” diye belirtti. 
 
‘HEPİMİZİN TALEBİDİR’
 
Zülküf Gezen’in şahsında bir çığlık yükseldiğini belirten Güven, “Diğer bütün tutuklular bir mesaj veriyorlardı.  ‘Bu işin şakası yok. Bu hepimizin talebidir, eğer bu konuda adım atmazsanız biz adeta dünyayı başınıza dar ederiz’ diyorlardı. Kendi yaşamlarını ortaya koyarken bu mesajı verdiler. Hem Zülküf arkadaş, hem Ayten, Zehra, Mahsum, Yonca ve diğer bütün arkadaşlar, bu mesajla eylemlerini gerçekleştirdiler. Tabii biz onların anısına saygıyla bağlı kalacağız. Aynı zamanda bu arkadaşların şahsında tecridin bir insanlık suçu olduğu bütün dünyaya kanıtlanmış oldu. Bu eylemin başarısı evet Sayın Öcalan 8 yıl sonra avukatlarıyla, ailesiyle görüştü” diye konuştu. 
 
‘BAŞARININ EN BÜYÜK PAYI ZÜLKÜF VE AYTENLERİNDİR’
 
Bu başarının en büyük payının Zülküflerin ve Aytenlerin olduğunu vurgulayan Güven, grevlerini sürdürdüklerini, kronik rahatsızlıkları olanlarda kalıcı hasarlar meydana geldiğini ifade etti. Güven, şunları söyledi: “Onlar yaşamını ortaya koyarak bu konuda adım atılmasını sağladılar. Biz onların anısına bağlı kalacağız. Tecridin insanlık suçu olduğunu söylemeye devam edeceğiz. En son Sayın Öcalan ile yapılan görüşmede çok net açığa çıktı ki barış, çözüm, müzakere konusunda tek adrestir. Güçlü bir perspektife sahiptir. Bu tekrar kanıtlandı. Biz Zülküf arkadaş şahsında tüm arkadaşlarımızı tekrar anıyoruz.”

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.